Antalya ve Alanya genelinde sanayi ile hizmet sektöründe yaşanan usta, kalfa ve çırak yetersizliği üreticileri zor durumda bırakıyor. Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, ekonomik büyümenin ve sürdürülebilir üretimin temel taşının nitelikli insan kaynağı olduğunu belirterek mesleki eğitimin stratejik önemine dikkat çekti.
"Teknoloji Ne Kadar Gelişirse Gelişsin Temel Unsur İnsandır"
Değişen küresel ticaret dinamiklerine uyum sağlamanın yolunun yetişmiş insan gücünden geçtiğini ifade eden AESOB Başkanı Adlıhan Dere, esnaflığın sadece sermaye veya modern ekipmanlarla ayakta kalamayacağını dile getirdi.
Makineleşmenin üretimi kolaylaştırdığını ancak insan dokunuşunun yerini tutamayacağını belirten Dere, şu ifadeleri kullandı:
"Esnafın en büyük gücü ve sermayesi yetişmiş insan kaynağıdır. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, fabrikalara en modern makineler kurulursa kurulsun; o makineye yön veren, üretimi kaliteyle buluşturan ustadır. Bu yüzden bir usta, bin makineden çok daha değerlidir."
"Türkiye'nin Sadece Doktor ve Mühendise Değil, Ustalara da İhtiyacı Var"
Gençlerin eğitim hayatındaki tercihlerine değinen Dere, üniversite diploması kadar mesleki yetkinlik kazanmanın da son derece kıymetli olduğunu altını çizdi. Ülke ekonomisinin dengeli bir yapıda büyümesi için her alanda yetişmiş elemana ihtiyaç duyulduğunu belirten AESOB Başkanı; Türkiye'nin mühendis, doktor ve öğretmenler kadar alanında uzmanlaşmış ustalara, kalfalara ve yetenekli gençlere de ihtiyaç duyduğunu aktardı.
Ahilik Geleneği İle Geleceğe Yatırım
Oto tamirinden mobilyaya, metal işlerinden tesisata, kuaförlükten gıda üretimine kadar birçok sektörde ciddi bir eleman açığı yaşandığını hatırlatan Dere, çözümün köklü Ahilik kültüründe yattığını söyledi. Usta-çırak ilişkisinin yalnızca bir iş öğretme süreci değil, aynı zamanda iş ahlakı ve tecrübe aktarımı olduğunu vurgulayan Dere, esnafın gençleri eğitip geleceğe hazırlamaya hazır olduğunu belirtti.
Eğitim ve Sanayi El Ele Vermeli
Mesleki eğitim merkezleri ile reel sektör arasındaki bağların daha da sıkılaştırılması gerektiğini savunan Adlıhan Dere, okullarda verilen teorik bilginin sahadaki pratikle birleşmesinin şart olduğunu ifade etti. Uygulamalı eğitim olanaklarının artırılması ve mezuniyet sonrası istihdama geçişi kolaylaştıracak projelerin hayata geçirilmesinin Antalya ekonomisine ivme kazandıracağını kaydeden Dere, üretmeyi ve çalışmayı teşvik eden her adımın güçlü Türkiye’nin inşasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.