Türkiye’yi çevreleyen denizlerde 15 Nisan’da yürürlüğe giren genel av yasağının sonuna gelindi. Yaklaşık 4,5 aydır limanlarda sessiz bir mesai yürüten balıkçılar; teknelerin motor bakımlarından gövde boyalarına, yıpranan ağların onarımından elektronik aksamların kontrolüne kadar tüm hazırlıklarını tamamladı. Karadeniz, Marmara ve Ege’de 1 Eylül itibarıyla kalkacak olan yasak, Akdeniz’deki avcılar için 15 Eylül’de sona erecek. Yeni sezonda gırgır ve trol yöntemiyle avcılık yapan yaklaşık 1500 büyük teknenin yanı sıra küçük ölçekli balıkçıların da denizlere açılmasıyla sektör genelinde büyük bir hareketlilik yaşanacak.
Karadeniz’de Palamut Ege’de Sardalya Rüzgarı Esecek
Sektör temsilcilerinin yeni sezona dair beklentileri oldukça yüksek. Özellikle Karadeniz’de geçen yıl yaşanan hamsi bolluğunun ardından, bu sezon ana aktörün palamut olacağı öngörülüyor. Denize açılan keşif teknelerinden gelen ilk veriler, Karadeniz sularında güçlü bir palamut akınının başladığına işaret ediyor. Marmara’da lüfer, hamsi ve istavrit avı öne çıkarken; Ege balıkçıları ise suların ısınması ve iklimsel değişimler nedeniyle geçen yıllarda kuzeye kayan sardalyanın bu yıl Ege kıyılarına geri döndüğü müjdesini veriyor. Akdeniz’de ise değişen balık göç yollarına rağmen sardalya, barbun ve karides avcılığından verim alınması hedefleniyor.
Tüketiciye Çağrı: Ağ ile Tezgah Arasındaki Fark Kapanmalı
Sezon açılışı öncesinde balıkçıların en çok durduğu konulardan biri de ekonomik beklentiler ve fiyatlandırma dengesi oldu. Eylül ve ekim aylarının avcılık açısından en verimli dönem olduğuna dikkat çeken denizciler, ilerleyen aylarda sertleşen hava koşullarının üretimi zorlaştırdığını vurguluyor. Sektör yetkilileri, avlanan ürünün tekneden çıkış fiyatı ile semt pazarlarındaki satış etiketi arasında oluşan yüksek fiyat farkının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini belirterek, yeni sezonda bu makasın daraltılması gerektiğinin altını çiziyor.