Yüzyıllardır süregelen konargöçer yaşam tarzı, hayvanları için daha verimli otlaklar bulabilme arayışında olan ailelerin hayatına yön veriyor. Her yıl yüzlerce kilometre yol kat eden bu aileler, uzun süreli konaklamaları için yüksek rakımlı yaylalara göç ediyor.
Gelenekleri koruma mücadelesi:
Atalarından miras kalan bu asırlık geleneği yaşatmaya kararlı olan göçer aileler, özellikle Şavak aşiretine mensup bireyler, Erzincan’ın 2500 rakımlı dağlarındaki yaylalara çıkarak küçükbaş hayvanlarını beslemeyi sürdürüyor. Yaklaşık 5 ay boyunca büyüleyici manzaralar eşliğinde hayatlarını sürdüren aileler, geniş otlaklardan ve su kaynaklarından faydalanarak doğal bir yaşam tarzı ile üretim yapıyorlar.
Günlük hayatta karşılaşılan zorluklar:
Zorlu ulaşım şartları ve değişken hava koşullarının yanı sıra sınırlı barınma imkanları ile mücadele eden konargöçer aileler, elde ettikleri et ve süt ürünleriyle de hem kendi geçimlerini sağlıyor hem de bölge ekonomisine katkıda bulunuyorlar.
Yayladaki günlük yaşam, sabahın erken saatlerinde başlıyor. Kadınlar, hayvanları sağmakta ve elde edilen sütten peynir yapmakla meşgulken, erkekler ve çobanlar ise sürülerin bakımını üstleniyor. Yüksek rakımlı yaylalarda yaşayan bu aileler, başta kurt, ayı ve yılan gibi yaban hayvanlarının oluşturduğu tehlikelerle de karşı karşıya kalıyorlar. Bölgede yetiştirilen çoban köpekleri, sürülerin korunmasında büyük bir rol üstleniyor.
Konargöçer aileler, zorlu şartlara rağmen bu geleneksel yaşam biçimini gelecek nesillere aktarabilmek için azimle mücadele ediyorlar.

HAYVANLARI İÇİN DAHA VERİMLİ OTLAKLAR BULABİLMEK AMACIYLA KONARGÖÇER YAŞAM TARZINI SÜRDÜREN AİLELER, HER YIL YÜZLERCE KİLOMETRELİK ZORLU YOLLARI AŞARAK AYLARCA YAYLALARDA KONAKLIYOR