İkinci başkanlık döneminde göç politikalarını sertleştiren Donald Trump, Anayasa’nın 14. Değişikliği ile korunan doğumla vatandaşlık hakkını kısıtlama kararlılığını sürdürüyor. Yüksek Mahkeme’nin belgesiz göçmenlerin ve geçici vize sahiplerinin çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini engelleyen ilk kararnameyi iptal etmesinden haftalar sonra, Beyaz Saray’dan iki yeni düzenleme daha geldi. Trump, Yüksek Mahkeme’nin veto kararını "çok talihsiz" olarak niteleyerek, mevcut uygulamanın adaletsiz olduğunu ve bu nedenle yeni adımlar attıklarını savundu.
Vatandaşlık Hakkı Dışında Bırakılacak Yeni Gruplar
İmzalanan ilk kararname, doğumla vatandaşlık hakkından yararlanamayacak kişilerin listesini genişletmeyi amaçlıyor. ABD hukukunda diplomatların, işgalci askeri güçlerin ve yabancı gemilerde doğanların çocukları bu haktan muaf tutuluyordu. Yeni düzenleme ise "yabancı terör örgütü üyelerinin", "yabancı hükümetler adına lobi faaliyeti yürütenlerin", bazı ek devlet görevlilerinin ve "aileleri vatandaşlık sürecinde usulsüzlük yapan" çocukların da bu kapsama alınmasını öngörüyor. Ayrıca, sadece Amerikan Samoası'nı kapsayan belirli toprak ve kara suları sınırlandırmasının da genişletilmesi hedefleniyor.
Doğum Turizmine Karşı Sert Önlemler
İkinci kararname ise doğrudan "doğum turizmi" olarak bilinen ve sadece ABD vatandaşlığı elde etmek amacıyla ülkeye seyahat edilmesini içeren uygulamayı hedef alıyor. Sistemin suiistimal edildiğini ve para karşılığı vatandaşlık satıldığını öne süren Trump, federal kurumlara bu organizasyonları düzenleyen yapılara karşı mücadeleyi artırma talimatı verdi. Ancak uzmanlar, turist vizesiyle gelip doğum yapmanın zaten vize ihlali ve dolandırıcılık sayıldığını, bu nedenle kararnamenin pratikte ne kadar fark yaratacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Yargı Süreci Yeniden Başlıyor
Yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte hukuki savaşın da yeniden başlaması bekleniyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) başta olmak üzere birçok hak örgütü, Anayasa’nın açık metninin başkanlık kararnameleriyle değiştirilemeyeceğini belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu. Yüksek Mahkeme'nin Haziran ayındaki emsal kararı hatırlatılırken, Trump’ın bu son girişiminin de öncekilerle aynı hukuki kaderi paylaşacağı öngörülüyor.