Yeni Birlik Gazetesi Dünya İngiltere'de eleştiri okları: Meme kanseri taramalarında büyük yaş ve risk açığı

İngiltere'de eleştiri okları: Meme kanseri taramalarında büyük yaş ve risk açığı

Britanya'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, mevcut sağlık sistemi kriterlerinin 50 yaş altı meme kanseri vakalarının yüzde 95'ini gözden kaçırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, sadece genetik odaklı değerlendirmelerin yetersiz kaldığını belirterek tarama politikalarının acilen güncellenmesini talep ediyor.

İngiltere'de yürütülen son bilimsel araştırmalar, 50 yaş altındaki kadınlar için uygulanan meme kanseri tarama kriterlerinin ciddi boşluklar barındırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, Ulusal Sağlık Sistemi bünyesindeki mevcut kuralların çok dar kapsamlı olduğunu ve hastalığa yakalanma riski taşıyan genç kadınların yüzde 95'e varan bir kesiminin sistem tarafından gözden kaçırıldığını vurguluyor.

British Journal of Cancer dergisinde yayımlanan çalışma, Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (Nice) tarafından belirlenen kılavuzların yalnızca kalıtsal genlere odaklandığını, yaşam tarzı ve çevresel faktörleri tamamen dışarıda bıraktığını belirtti. Yaşlı kadınlara rutin mamografi taramaları sunulurken, 50 yaş altındaki bireylere güçlü bir aile geçmişi bulunmadığı sürece herhangi bir tarama yapılmaması dikkat çekiyor.

Sadece Genetik Değil, Yaşam Tarzı ve Çevresel Etkenler de Belirleyici

Birleşik Krallık’ta 50 yaş altı kadınlar arasında en sık görülen ölüm nedenlerinden biri olan meme kanseri, her yıl binlerce insanı etkiliyor. Kadınların yaklaşık üçte biri yaşamları boyunca bu hastalığa yakalanma riskiyle karşı karşıya kalırken, vakaların yalnızca yüzde 5 ila 10'luk kısmı doğrudan kalıtsal genlerle bağlantı gösteriyor.

Mevcut protokoller, doktorların aile geçmişini sorgulamasını ve belirli yaş ile hormon kullanımı gibi unsurları dikkate almasını öngörüyor. Ancak uzmanlar, alkol tüketimi ve obezite gibi daha büyük risk faktörlerinin yanı sıra üreme geçmişi ve aile öyküsü olmayan bireylerin bu kurallar nedeniyle tamamen sistemin dışında kaldığını ifade ediyor. Nitekim araştırmalar, bir on yıl içinde meme kanseri geliştiren 50 yaş altı kadınların yüzde 73'ünün geleneksel anlamda güçlü bir aile geçmişine sahip olmadığını kanıtlıyor.

Çok Faktörlü Risk Araçları Çözüm Olabilir mi?

Cambridge Üniversitesi ve Kanser Araştırma Enstitüsü'nden uzmanlar, genç kadınlardaki riski çok daha doğru öngörebilmek adına Boadicea adı verilen kapsamlı bir risk hesaplama aracı kullandı. Bu yenilikçi araç; aile geçmişi, yaşam tarzı, üreme geçmişi ve genetik verileri tek bir havuzda birleştirerek kişiye özel bir risk puanı sunuyor.

Eğer bu test 50 yaş altındaki tüm kadınlara uygulansaydı, yaklaşık yüzde 26,5'lik bir kesimin ortalamanın üzerinde risk kategorisinde değerlendirileceği ve ileri tetkikler için sevk edileceği hesaplandı. Bu oran, gelecekte kanser geliştirecek genç kadınların üçte birinden fazlasını kapsayacak bir potansiyel barındırıyor. Buna karşılık, mevcut Nice kriterleri aynı yaş grubundaki kadınların yalnızca yüzde 1,4'ünün sevk edilmesini sağlıyor.

Tarama İkilemi: Erken Teşhis mi, Gereksiz Kaygı mı?

Elde edilen çarpıcı bulguların ardından baş araştırmacı Dr. Juliet Usher-Smith, NHS'nin mevcut tarama kriterlerini acilen gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Ancak daha fazla kadının sevk edilmesinin sağlık sistemindeki iş yükünü artırabileceği ve bireyler üzerinde gereksiz bir kaygı dalgası yaratabileceği endişesi de dile getiriliyor.

Çalışmayı finanse eden Cancer Research UK'den Dr. Sowmiya Moorthie, yapılacak olası sistem değişikliklerinin adil, erişilebilir olması ve potansiyel kaygıları minimize edecek şekilde tasarlanması gerektiğinin altını çizdi. Nice ise çok faktörlü araçların sunduğu potansiyeli memnuniyetle karşıladıklarını, ancak mevcut tıbbi kanıtların henüz kılavuzlarda köklü bir değişikliği haklı kılacak düzeyde olmadığını savunuyor.

Uzmanlar, tartışmalar sürerken tüm kadınların kendi bedenlerini yakından tanıması, olağan dışı herhangi bir değişiklik fark etmeleri durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini hatırlatıyor.