Ege'nin karşı kıyısında Batı Nil virüsü kaynaklı sağlık krizi derinleşiyor. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından yayımlanan son veriler, ülkede sivrisinekler aracılığıyla bulaşan virüsün yayılım hızının kritik bir aşamaya ulaştığını ortaya koydu. Ağustos ayının son haftasını kapsayan raporda, salgının etkisini giderek artırdığı vurgulandı.
Bir Haftalık Bilanço: 75 Yeni Vaka ve 19 Toplam Ölüm
EODY'nin 19-26 Ağustos tarihleri arasındaki saha verilerine göre, ülke genelinde 75 kişide daha Batı Nil virüsü tespit edildi. Salgının başından bu yana virüse bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise son bir haftadaki 6 yeni can kaybıyla birlikte toplamda 19'a yükseldi. Yetkililer, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan ve ileri yaştaki bireyler için riskin yüksek seyrettiğine dikkat çekiyor.
Avrupa'da İkinci Sırada: Tehlikenin Boyutu Büyüyor
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından paylaşılan bölgesel veriler, Yunanistan'daki tabloyu daha belirgin hale getiriyor. Açıklanan rakamlara göre Yunanistan, kıta genelinde İtalya'nın ardından en fazla Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiği ikinci ülke konumunda yer alıyor.
Salgının Arkasındaki 3 Temel Etken
Yunan basınından Kathimerini gazetesinde yer alan analizlerde, virüsün ülke genelinde bu denli hızlı yayılmasının arkasında yatan ana faktörler değerlendirildi. Uzmanlara göre tablonun ağırlaşmasında üç temel unsur öne çıkıyor:
Coğrafi Konum: Ülkenin sulak alanlara ve göçmen kuş rotalarına yakınlığı yayılımı kolaylaştırıyor.
Elverişli İklim: Sıcaklık değerlerinin sivrisineklerin yıl boyunca canlı kalmasına imkan tanıması üreme döngüsünü hızlandırıyor.
Yerel Mücadele Yetersizliği: Bazı belediye sınırları içerisinde sivrisinek larva ve uçkun mücadelesinin planlanan düzeyde yürütülememesi vektör nüfusunu artırıyor.
Sağlık yetkilileri, vatandaşları sivrisinek ısırıklarına karşı bireysel korunma tedbirlerini artırmaları ve durgun su birikintilerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarmaya devam ediyor.