İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı soruşturma, uluslararası çapta devasa bir dolandırıcılık ağını gün yüzüne çıkardı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği operasyonda, Türkiye’yi üs olarak kullanarak dünya genelindeki yatırımcıları hedef alan İsrail bağlantılı bir şebeke deşifre edildi. Toplam 248 şüpheliye yönelik yürütülen çalışmalarda, İstanbul ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı baskınlarla 201 kişi gözaltına alındı.
H2: Paravan Şirketler Üzerinden Küresel Yatırım Tuzağı
Soruşturma detaylarına göre şebeke, Türkiye’de "çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm" adı altında kurduğu 29 farklı paravan firma üzerinden faaliyet gösteriyordu. Sosyal medya platformları ve arama motorları üzerinden verilen yüksek kazanç garantili Forex ile kripto yatırım reklamları, tuzağın ilk adımını oluşturdu. Reklamlara tıklayarak kişisel bilgilerini paylaşan mağdurlar, şebekenin müşteri takip sistemine (CRM) kaydedildi.
İletişim bilgileri alınan mağdurlar, uyruklarına ve konuştukları dile uygun olarak eğitilmiş çağrı merkezi elemanları tarafından arandı. Denetimin yetersiz olduğu ülkelerden alınan sözde lisanslı finansal platform isimleriyle güven kazanan şüpheliler, mağdurlardan önce düşük tutarlarda "kayıt ücreti" tahsil etti. Ardından ikna kabiliyeti yüksek kıdemli çalışanlar devreye girerek kişileri büyük miktarlarda para yatırmaya yönlendirdi.
H2: Yalan Makinesi ve Kod Adıyla Sıkı Örgüt Yapısı
İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından yönetildiği belirlenen organizasyonun iç işleyişindeki katı kurallar dikkat çekti. İşe alım sürecinde adaylar, herhangi bir güvenlik gücüyle bağlantısı olup olmadığının tespiti amacıyla yalan makinesine (poligraf) sokuldu. Testi geçebilen çalışanlara birer "kod ad" ve mağdurları etkileyecek hayali bir geçmiş (Oxford mezuniyeti gibi) verildi.
Sözde çağrı merkezlerinde güvenlik gerekçesiyle çalışma alanlarına cep telefonu sokulması ve office içerisinde İbranice konuşulması kesin olarak yasaklandı. Hedef ülkelerin saat dilimlerine göre vardiyalı çalışan personelin, sisteme giren kişilerin yatırımlarını kâr etmiş gibi göstererek daha fazla para yatırmalarını sağladığı, parasını çekmek isteyenlerden ise "vergi" veya "bloke kaldırma ücreti" adı altında ek ödemeler talep ettiği belirlendi.
H2: İsrail'deki Yasaktan Sonra Türkiye'yi Üs Yapmaya Çalıştılar
MİT'in yaptığı analizler, örgütün arka planındaki stratejiyi de ortaya koydu. İsrail Meclisi'nin 2017 yılında bu tür dolandırıcılık faaliyetlerini ülke sınırları içinde yasaklamasının ardından şebekenin operasyon merkezlerini başka ülkelere kaydırdığı anlaşıldı. Yasa gereği İsrail ve ABD vatandaşlarını hedef alması yasaklanan örgütün; İngiltere, Rusya, Çin, Kanada, İsviçre, Avustralya, BAE ve Güney Kore başta olmak üzere onlarca ülkedeki yatırımcıları ağma düşürdüğü tespit edildi.
H2: 3 Milyar Doları Aşan Haksız Kazanç ve El Koyma Kararı
MASAK ve Emniyet'in mali analiz raporları, vurgunun boyutunu gözler önüne serdi. Şebekenin Türkiye’deki paravan şirketler üzerinden yalnızca ofis gideri ve personel maaşı olarak 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, küresel çapta elde ettiği haksız kazancın ise 3 milyar doları aştığı belirlendi. Interpol-Europol üzerinden gelen yüzlerce mağdur şikayeti de soruşturma dosyasına eklendi.
Operasyon kapsamında 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ve şüphelilerin ikamet ettiği 286 adrese baskın yapıldı. Şüphelilerin ve şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşlarındaki ve kripto borsalarındaki varlıklarına, ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mallarına el konuldu. Firari durumda bulunan diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.