Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kemoterapi tedavisi gören kanser hastalarının en çok merak ettiği soruların başında "Denize girebilir miyim?", "Güneşe çıkabilir miyim?" ve "Tatile gitmem tedavimi olumsuz etkiler mi?" geliyor. Liv Hospital Ulus Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meltem Topalgökçeli Selam, kemoterapi gören hastaların yaz aylarında sosyal yaşamdan tamamen uzak kalmasının gerekmediğini belirterek, "Kemoterapi almak tatil yapmaya engel değildir. Ancak yaz sıcakları, güneş ışınları ve enfeksiyon riski nedeniyle alınacak basit ama hayati önlemler tedavinin güvenliği açısından büyük önem taşır" dedi.
Yaz ayları bazı riskleri artırıyor
Kemoterapinin yalnızca kanser hücrelerini değil, sağlıklı hücreleri de etkileyebildiğini belirten Dr. Selam, özellikle bağışıklık sistemi, cilt ve sıvı dengesinin tedavi sürecinde daha hassas hale geldiğini söyledi. Dr. Selam, "Yüksek sıcaklık, yoğun güneş maruziyeti ve hijyen koşullarındaki değişiklikler yaz aylarında hastalarımız için bazı riskleri artırabiliyor. Ancak bu riskler doğru planlama ve doktor önerilerine uyulduğunda büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Tedavi gören hastalarımızın yaşamdan kopmasını değil, bilinçli hareket ederek yaşam kalitelerini korumalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Güneşten korunmak sadece konfor değil
Bazı kemoterapi ilaçlarının ciltte ciddi güneş hassasiyeti oluşturduğunu vurgulayan Dr. Selam, kısa süreli güneş maruziyetinin bile ağır yanıklara ve kalıcı cilt lekelerine neden olabileceğini belirtti. "Yaz aylarında dışarı çıkmadan yaklaşık yarım saat önce en az SPF 50 koruma faktörlü, UVA ve UVB koruması sağlayan güneş kremi kullanılmalı ve iki saatte bir yenilenmelidir" diyen Dr. Selam, şöyle devam etti: "Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarıda bulunulmamalıdır. Geniş kenarlı şapka, UV filtreli güneş gözlüğü ve ince dokulu pamuklu kıyafetler de etkili koruma sağlar."
Sıvı kaybı tedaviyi zorlaştırabilir
Yaz sıcaklarında vücudun normalden daha fazla su kaybettiğini belirten Selam, kemoterapi ilaçlarının da bu tabloyu ağırlaştırabileceğine dikkat çekti. Dr. Selam, "Yeterli sıvı alınmaması böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir, halsizlik ve tansiyon düşüklüğünü artırabilir. Doktorunuz farklı bir öneride bulunmadıysa günlük 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterin. İdrar renginin koyulaşması vücudun susuz kaldığının önemli göstergelerinden biridir" dedi.
Havuz yerine temiz deniz tercih edilmeli
Kemoterapi sürecinde enfeksiyonlardan korunmanın tedavinin en önemli basamaklarından biri olduğunu söyleyen Dr. Selam, özellikle kalabalık havuzlara karşı uyardı. Dr. Selam, şöyle devam etti: "Bağışıklık sistemi baskılandığı için havuzlar bakteri ve mantar açısından önemli bir risk oluşturabilir. Bu nedenle kemoterapi gören hastalarımıza havuza girmelerini önermiyoruz. Kan değerleri uygun olan hastalar ise mutlaka onkologlarının değerlendirmesi sonrasında temizliği güvenilir denizlerde yüzebilir. Deniz sonrası hemen duş alınmalı ve ıslak mayo ile uzun süre kalınmamalıdır. Port veya kateter bulunan hastalar ise mutlaka hekimlerine danışmalıdır."
Gıda zehirlenmelerine karşı dikkatli olunmalı
Yaz mevsiminde besinlerin çok daha hızlı bozulduğunu ifade eden Selam, kemoterapi gören hastalarda basit görünen bir gıda enfeksiyonunun bile ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Dr. Selam, "Açıkta satılan yiyecekler, uzun süre beklemiş açık büfe ürünleri, mayonezli gıdalar ve güvenilir olmayan süt ürünlerinden kaçınılmalıdır. Sebze ve meyveler bol suyla yıkanmalı, mümkünse kabukları soyularak tüketilmelidir. Pişirilen yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi de enfeksiyon riskini azaltacaktır" açıklamalarında bulundu.
Cilt bakımını ihmal etmeyin
Kemoterapi nedeniyle cildin kuruyup hassaslaşabileceğini belirten Dr. Selam, yaz aylarında doğru cilt bakımının önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: "Ilık suyla duş alınmalı, kese ve sert lif kullanımından kaçınılmalıdır. Duş sonrasında parfüm ve alkol içermeyen nemlendiriciler kullanılmalı, yoğun kimyasal içeren kozmetik ürünler yerine hassas ciltlere uygun ürünler tercih edilmelidir."
Bu belirtileri hafife almayın
Kemoterapi tedavisi gören hastaların bazı durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirten Dr. Selam şu uyarılarda bulundu: "38 derece ve üzeri ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi veya bilinç bulanıklığı, güneş çarpmasını düşündüren bulgular, kontrol altına alınamayan ishal ya da kusma, ciltte ani gelişen yaygın kızarıklık, döküntü veya şiddetli güneş yanığı."
Tedavi sürerken de yaşam devam ediyor
Kanser tedavisinin yalnızca ilaçlardan ibaret olmadığını vurgulayan Selam, sözlerini şöyle tamamladı: "Kanser tedavisi gören hastalarımızın hem fiziksel hem de ruhsal açıdan iyi hissetmeleri tedavinin başarısını destekleyen önemli faktörlerden biridir. Tatil yapmak, deniz havası almak veya sevdikleriyle zaman geçirmek mümkündür. Burada önemli olan, kişinin tedavi planına uygun hareket etmesi, onkoloğunun önerilerini dikkate alması ve kendisini gereksiz risklere maruz bırakmamasıdır. Doğru önlemlerle yaz mevsimi kanser hastaları için de güvenli ve keyifli geçirilebilir."

MELTEM TOPALGÖKÇELİ SELAM