Katilin suçu, mağdurun dostlarına ödetilemez!
Gazze’de silahların susması ve enkazın kaldırılması için hazırlanan planın "İkinci Aşaması" resmen başladı. Sahada diplomatik trafik hızlanırken, Gazze’nin yönetimini devralacak isim de netleşti: Ali Şaath. Ancak bu yeni dönem, devasa bir ahlaki ve mali soruyu da beraberinde getiriyor.
Ateşkes sürecinin en kritik virajında, arabulucu ülkeler Türkiye, Mısır ve Katar’ın da onayıyla "Teknokrat Yönetim" formülü hayata geçiyor.
Filistin Yönetimi’nin tecrübeli ismi ve mühendis kökenli bürokratı Ali Şaath, Gazze’nin idari ve teknik sorumluluğunu üstlenecek isim olarak masada kabul gördü.
Şaath liderliğindeki bu uzmanlar heyetinin temel görevi, harabeye dönmüş şehre nefes aldırmak ve kamu hizmetlerini yeniden tesis etmek olsa da, önlerindeki en büyük engel küresel raporlarda gizli.
FATURA NETLEŞTİ: 50 MİLYAR DOLARLIK YIKIM
Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan resmi ortak raporlarda (IRDNA), Gazze’nin yeniden inşası için gereken tutarın en az 53,2 milyar dolar olduğu ilan edildi.
Hatta BM Kalkınma Programı (UNDP), yıkımın derinliği ve 55 milyon tonu aşan enkaz dağı göz önüne alındığında bu rakamın 70 milyar dolara kadar çıkabileceğini belirtiyor.
Bütçenin yarısından fazlası sadece yerle bir edilen konutların ve çöken temel altyapının onarımı için ayrılmış durumda.
PEKİ PARAYI KİM ÖDEYECEK?
En kritik nokta burası. Mevcut planlara göre bu devasa faturanın İsrail terör devleti tarafından değil, şu aktörler tarafından karşılanması öngörülüyor:
Körfez Ülkeleri: Katar, Suudi Arabistan ve BAE'nin ana finansörler olması bekleniyor.
Batılı Donörler: ABD ve AB’nin "insani yardım" adı altında sürece dahil olması planlanıyor.
Uluslararası Kurumlar: Dünya Bankası ve İslami Kalkınma Bankası’nın kredi programları devrede.
70 bin masumu katleden, şehri sistematik bir vahşetle dümdüz eden İsrail terör devleti yan gelip yatarken; bu faturanın bölge ülkelerine ve mağdurun dostlarına kesilmesi asla kabul edilemez!
BAE, fona milyarlarca dolar aktarmayı kabul ediyor ancak bunu bir "açık çek" olarak vermiyor. BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed’in daha önce açıkça belirttiği gibi; BAE, ancak Gazze’de kendilerinin de içinde olduğu bir yönetim modeli (Ali Şaath ve teknokrat heyeti gibi) kabul edilirse ve İsrail ile ABD’nin onayladığı bir güvenlik yapısı kurulursa parayı ödeyeceğini söylüyor.
Batı’nın "yardım" ambalajıyla sunduğu desteğe de kimse paye vermemeli. Bu yardımlar, yarın bölgeden misliyle geri çıkartılacak bir sömürü projesinin ön ödemesi olabilir. Batı, bu yolla hem suç ortağı İsrail’i aklamakta hem de bölgeyi kendine muhtaç bırakabilir.
Gazze’nin yeniden inşası, Batı'nın tuzak dolu bağışlarıyla değil; İsrail terör devletinin 1948’den beri Filistinlilerden çaldığı toprak, gasp ettiği enerji kaynakları ve yasa dışı el koyduğu varlıklarla ödenmelidir!
Bu bir "bağış" değil, bir "tarihi tazminat" meselesidir. Adaletin tecellisi için şu adımlar atılmalıdır:
Uluslararası Tazminat Kararı: UAD, İsrail terör devletini doğrudan "tazminat ve onarım" bedeli ödemeye mahkum eden bir kararı acilen çıkartmalıdır.
Varlıkların Dondurulması: İsrail'in yurt dışındaki varlıkları derhal dondurulmalı ve bu kaynaklar Gazze halkı için bir tazminat fonuna dönüştürülmelidir.
Toplu Tazminat Davaları: Hukukçular, on yıllardır süregelen gasp ve mevcut soykırım için İsrail terör devletine karşı devasa "toplu tazminat davaları" açmalıdır.
Dünya artık "katilin suçunu, mağdurun dostlarına ödetme" tiyatrosuna son vermelidir. Gazze'nin imarı, soykırımcıya kesilecek ağır fatura ile onarılmalıdır! Batı’nın misliyle geri alacağı borçlarla değil!