Futbol fanatizmi nereye koşuyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türk futbolunda yaşanan gariplikler artık sıradan bir haber olmaktan çıktı.. Her geçen gün yeni skandallar, yeni şoklar ve yeni tehlikeler gündeme geliyor..

Son dönemde futbolda bahis soruşturmaları nedeniyle birçok futbolcu ve hakem ceza aldı, hatta bazıları hapse girdi.. Ancak bu soruşturmalar, Türk futbolunu temizleyeceğine, maalesef daha da vahim sonuçlara doğru yol alıyor..

Futboldaki bu kirliliği ortaya çıkaran gazeteciler, yaptıkları iş nedeniyle her gün tehditlerle karşı karşıya kalıyor.. Gazeteci Murat Ağırel, en son olarak kızı üzerinden iğrenç bir tehdide maruz kaldı..

Bu, sadece bir kişiye yönelik bir saldırı değil; gazeteciliğin ve ifade özgürlüğünün hedef alındığının göstergesidir..

Renklerden gözü dönmüş holigan taraftarlar, bu konuyu gündeme getiren diğer gazeteci ve yorumcuları da hedef alıyor..

Sosyal medyada hakaret ve tehdit yağmuruna tutulan muhabirler, ömürlerinde adliye yüzü görmemiş olsalar bile her gün savcılığın yolunu tutmak zorunda kalıyor..

Bu tablo karşısında ne Türkiye Futbol Federasyonu, ne de Spor Bakanlığı gereken adımları atıyor.. Oysa sorumluluk çok net.. Bu tehditler görmezden gelinemez ve tedbirler derhal uygulanmalıdır..

Şayet yaşananlar başka bir ülkede olsaydı, savcılıklar ve yetkili kurumlar duruma anında el koyardı.. Spor bakanı veya federasyon “Siz ne yapıyorsunuz?” der, tehditlerin devam etmesi durumunda hem sorumluları cezalandırır hem de şiddete yol açan takımı gerekirse küme düşürürdü..

Türkiye’de ise henüz bu tür caydırıcı adımlar atılmadı..

Bilmiyorum, yetkililer ne zaman harekete geçecek.. Bu tehditleri yapanlar eylemlerini gerçekleştirdikten sonra mı önlem alacaksınız?.. İlla ki bir gazeteci veya yorumcu şiddete uğraması mı gerekiyor?..

Ya renklerden gözleri kör olmuş yorumculara ne demeli?.. Bir meslektaşınız hayatını kaybettiğinde mi gazeteci olduğunuzu ve objektif davranmanız gerektiğini hatırlayacaksınız?.. 

Ya da yetkililer, “Önlem alırsak camiayı kırarız” diye mi elinizi ağırdan alıyorsunuz?..

Futbol fanatizmi, elimize geçmeden, elim sonuçlara varmadan düzeltilmeli.. 6222 sayılı kanun istisnasız herkes için eşit uygulanmalı.. Kimse, hangi renk veya hangi taraftar grubuna mensup olursa olsun şiddet tehdidiyle korunamaz..

Unutulmamalıdır ki, futbol sadece bir oyun değildir.. Aynı zamanda bir kültürdür, bir tutku ve bir toplumun aynasıdır..

Eğer bu tutkuyu kontrol edemezsek, oyun sadece sahada değil, sokaklarda ve ekranlarda tehlikeli hâle gelir..

Gazeteciler susturulursa, haklı eleştiriler dile getirilemezse, spor kamuoyunda adalet ve güven duygusu kaybolur..

Ve o zaman futbol, ne eğlenceli bir oyun ne de birleştirici bir güç olur.. Sadece kaos ve korku üretir..

Türkiye’de futbolun geleceği, bu fanatizmin nasıl yönetileceğine bağlıdır.. Taraftarın tutkusu, şiddete dönüşmeden dizginlenmelidir.. Yetkililer artık geç kalmadan harekete geçmeli, hem futboldaki adaleti hem de gazetecilerin güvenliğini garanti altına almalıdır..

Futbolun güzelliği, sadece kupalarda veya gollerle değil, güvenli, saygılı ve özgür bir ortamda yaşandığında ortaya çıkar.. Aksi hâlde, kazanan kim olursa olsun kaybeden hep toplum olur..

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...