Görüntü Kırıkları

YAYINLAMA:

Benim güzel dostum Ömer’in (Denizer) kariyer notları.

Ya da hayatından kesitler…

Biraz da unutmak istemedikleri, paylaşmaya değer buldukları…

Elbette yaşadıkları…

Anılarını şiirsel dille anlatmış Ömer.

‘Bundan haberimiz yoktu’ diyenler, dil yeteneğinden dem vuruyor.

Oysa, öyle olduğu için içindeydi yaşamların, hepimizin…

Mesleğimiz, şiddetli biçimde tanıklık içeriyor.

Kimilerinin TV’de, kitaplarda dahi rastlamadıkları, sıradanlaşabiliyor.

‘İş’ başlığı, insandan uzaklaştırmıyor ama, tam tersine sürekli insanla zenginleştiriyor.

Doğrusu, her meslekdaş Ömer gibi göremeyebiliyor, onun gibi anlatamıyor, onun gibi biriktirmiyor.

Bir taraftan, aynı yemekten faklı tat almak gibi.

Bir taraftan da hiç bilmediğin lezzetleri, sana kendi kelimeleriyle anlatan bir şefi dinler gibi.

Okuyunca bitecek bir kitap yazmamış Ömer.

Defalarca, tekrar tekrar okunacak bir şiir kitabına dönüştürmüş anılarını.

Hadi şımarayım, yer yer benim de anılarımı…

Adımın geçmediği sayfalarda zihnimi, anılarımı tazeliyor.

Bodrum’da, önce anıları tazeledik, kitapta yer alan – almayanları andık, hüzünlendik, güldük, bugüne geldik. Arada dostluğa da imza attı yazarım.

Kapak fotoğrafı ile ayrı şiir yazan Levent Oğuz da bu nefis kitabı bütünlemiş.

Galiba, emeği geçen, yer alan, destek veren, okuyan, oluşturan herkese biz de teşekkür borçluyuz.

Bir hayatta çok hayat yaşıyoruz, her birimiz.

Her biri, birbirinden bağımsız dönemlere ait görünse de bütünün parçaları aslında.

Sayısız hayat, aslında tek bir hayatın parçaları mı, bunu da Ömer sorduruyor insana.

***

 

DAVOS ÖNCESİ AYDER MESAJLARI

Davos’ta Dünya Ekonomi Forumu başlamadan birkaç gün önce, Rize’nin ünlü Ayder Yaylası, çok değerli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Uluslararası Ayder Forumu, "Enerji, Küresel Güvenlik ve Diplomasi" temalı etkinliklerde

enerji sektöründeki küresel gelişmeleri ve diplomatik iş birliklerini masaya yatırdı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Türkiye Delegasyonu Başkanı Fatih Dönmez, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanı ve Ayder Forumu Başkanı Hakan Gültekin, KEİPA Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, Çamlıhemşin Kaymakamı Serkan Böyük, Çamlıhemşin Belediye Başkanı Ömer Altun, araştırmacı-yazar Mahmut Ekşi, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı İsmail Safi, enerji, güvenlik ve diplomasi planlamalarını konuştu.

Forumda, önemli başlıklar grupları oluşturmuştu: Enerji ve Yapay Zeka, Enerji Sektöründeki Yenilikler ve Etkileri, Karadeniz-Avrasya Bölgesindeki Enerji Rekabeti ve Enerji Stratejilerinin Geleceği.

Ayrıca Düşük/Sıfır Karbon Binalara Doğru; Akıllı, Maliyet-Etkin ve Çevre Dostu Enerji Çözümleri; Enerjide Özel Sektör, Türkiye’nin Nükleer Geleceği, Stratejiler, Teknolojiler ve Sürdürülebilirlik başlıkları, birbirinden değerli konuklar ile güçlü bir birikim sundu.

Enerji dünyasındaki her adım, istisnasız her sektörde dikkatle takip ediliyor.

Doğal olarak dünyadaki siyasi gelişmeler, enerjinin bugünü ve geleceğini doğrudan şekillendiriyor.

Her yorum paragrafında en az bir kez Trump adı geçiyor.

ABD’nin istikrarsız ve ani kararları dünyayı doğrudan etkiliyor.

Oysa, enerjide hegamon güçlerin değişimi, Ayder oturumlarında da dile getirildi.

İki kutuplu ABD/Rusya ekseninden dört kutuplu bir güç savaşına çekilmiş durumdayız. Dört kutup; ABD, Rusya, Çin ve AB olarak ekonomide baskın olmaya çabalıyor.

Türkiye’nin enerji jeopolitiği, sunduğu avantajlar, güçlü potansiyel kadar ekonomik güç de barındırıyor. Gelecek için umut, ülkenin kendi kaynaklarından doğuyor.

 

***

 

TÜRKİYE’NİN YENİLENEBİLİR JEOPOLİTİĞİ

Türkiye, Brezilya’da COP30 Belem kapanırken, bir sonraki oturumun ev sahibi olarak açıklanmıştır.

Bu, sadece bir diplomatik başarı değildir. Aynı zamanda, Türkiye’nin orta doğu ve AB sınırında, enerji jeopolitiğindeki kritik konumunun da bir sonucudur.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, RePower EU, SKDM (CBAM), COP28’den bu yana kararlar, bir dolu ikili ve çok taraflı anlaşma, protokoller, yeşil dönüşümü, seçenekten zorunluluğa getirmiştir. Bu aynı zamanda resmi olarak geliştirilen bir süreçtir. Çok paydaşlı, iş birliği içinde yürütülen süreçlerde, yeşil dönüşüm, enerji arz güvenliği kadar enerji güvenliği ile de bütünleşmektedir.

Elektrifikasyonun hızla geliştiği, ihtiyacın katlanarak arttığı bir dönemdeyiz.

Yapay zeka, dolayısı ile veri merkezleri, klimalar ve elektrikli otomobiller, bu ihtiyacın ana sebepleridir.

Çin’in, kritik minerallerdeki baskın yapısı, aslında enerji ile ilgili her alanda karımıza çıkmaktadır.

Trump ABD’si doğal gaz ve petrol ile yanıt vermeye çalıştığı ilk adımda başarılı görünse de çare nükleer+temiz enerji olarak görülmektedir.

İklim krizi, yeşil dönüşüm ve temiz enerji yatırımlarını dürtülemektedir.

Türkiye’nin rüzgar ve güneş potansiyeli, üç tarafının denizlerle çevrili olması, hem temiz enerjiyi hem de bu alanın katma değerli ürünü yeşil hidrojeni öne çıkarmaktadır.

COP31 Antalya öncesi, tüm resmi doğru okumak ve AB’nin iştahlı yaklaşımını gözetmek önemli olacaktır.

 

***

 

ANTALYA ÖNCESİ MESAJLAR

COP31 Antalya, pek çok çalışmanın taçlandırılacağı, Türkiye’nin vizyon ve becerisinin dünyaya duyurulacağı muazzam bir fırsattır.

Temiz enerjinin kutup yıldızı yeşil hidrojen, bu süreç için fırsatlar sunuyor.

‘Türkiye Yüzyılı’ kavramı, yeni bir öyküyü, yeşil hidrojenle yazabilir.

Hidrojen ve derivatifleri, AB için öncelikli enerji ithalat kalemleri arasında.

Özellikle yeşil amonyak, gübre sektörünün büyük ihtiyacına dönüşüyor.

Aslında, üretilecek her bir kilogramın alıcısı hazır neredeyse.

Dahası, çimento, demir-çelik, alüminyum, enerji gibi yüksek enerji tüketen öncelikli alanlar zaten yeşil hidrojen bekliyor.

Hep vurguladığımız gibi, hidrojene özel bir otorite belirlenmesi, yeşil hidrojen özel üretim bölgeleri ilan edilmesi, mevzuatın tamamlanması gibi öncelikli başlıklar, zaten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı çalışmaları arasında. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı gibi birkaç güçlü paydaş daha Türkiye’nin bu alandaki gelişiminde katkı verebilecektir.

COP31’de gerçekleştirilecek etkinlikler öncesi, uluslararası iş birliği çalışmalarının tamamlanması, oluşturulması, Antalya’dan verilecek mesajları güçlendirecektir.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, COP31 Başkanı Murat Kurum’un yanı sıra İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Prof.Dr. Halil Hasar, yeşil kalkınmaya yönelik plan, politika ve stratejilerin belirlenmesine yönelik ulusal ve uluslararası çalışmalar yürütmektedirler.

Yeşil hidrojen, COP31 Antalya’nın güçlü gündem başlıkları arasına girmelidir.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...