Şampiyonluk yarışına devam ve veda gecesi

YAYINLAMA:

Zirve 2 takıma kaldı….

 

Papara Park’ta oynanan dev karşılaşma, tabelada Trabzonspor adına 3-2’lik bir yenilgi yazsa da, aslında çok daha fazlasını anlattı. Bordo-mavililer, maça müthiş bir başlangıç yapan Fenerbahçe’ye karşı henüz 6. dakikada Muçi’nin çok klas golüyle öne geçip, tribünleri ayağa kaldırdı. Ancak böylesi büyük maçlarda skor üstünlüğünü koruyabilmek için sadece coşku değil, yıldız kalitesi ve oyun istikrarı da gerekiyor.

 

Fenerbahçe, 15. dakikada Talisca, 34. dakikada ise Kerem Aktürkoğlu ile bulduğu gollerle skoru lehine çevirdi. Özellikle geçiş oyunlarında etkili olan sarı-lacivertliler, Trabzonspor’un sağ kanadını hedef aldı. Lovik ve Pina’nın savunma-hücum dengesini kurmakta zorlandığı o bölge, maçın kırılma noktası haline geldi. Nitekim Fenerbahçe’nin ikinci ve üçüncü golleri benzer organizasyonlarla aynı kanattan geldi.

 

Ancak Trabzonspor pes etmedi. 43. dakikada Onuachu’nun müthiş kafa golü, sadece skoru 2-2’ye getirmedi, aynı zamanda ilk yarının hakkaniyetli bir eşitlikle tamamlanmasını sağladı. İlk 45 dakika, iki takımın da kaliteli ayaklarının sahne aldığı, tempo ve heyecan seviyesi yüksek bir devreydi.

 

Ne var ki ikinci yarının hemen başında, 48. dakikada Asensio’nun golü Trabzonspor’u yeniden geriye düşürdü. Bu dakikadan sonra Fenerbahçe bilinçli bir şekilde geriye yaslandı, oyunu soğuttu ve zaman zaman tempoyu düşürerek skor avantajını korumayı tercih etti. Bu noktada Trabzonspor’un sahada “maçı çevirecek ekstra yıldız” eksikliği net biçimde hissedildi. 300 milyon Euro’luk kadro değeriyle kurulan Fenerbahçe, 96 milyon Euro değerindeki Trabzonspor karşısında kalite farkını özellikle bireysel becerilerle ortaya koydu.

 

Kaleci Onana iyi gününde değildi. Kritik anlarda güven vermeyen performansı, savunmanın kırılganlığını artırdı. Buna karşılık Fenerbahçe savunması, ikinci yarıda neredeyse topun arkasına geçerek skoru koruma refleksiyle oynadı.

 

Maçın hakem yönetimi açısından tartışmalı noktaları vardı. Birincisi Fenerbahçe’nin atılan ilk golde elle temas olduğu, diğeri de hakem Halil Umut Meler’in uzatma kararıydı. Oyunun sık sık durduğu, değişikliklerin ve zaman geçirmelerin yaşandığı bir karşılaşmada en az 10 dakika uzatma beklenirken yalnızca 5 dakikanın verilmesi tribünlerde ve kamuoyunda soru işaretleri yarattı. Maç İstanbul’da Şükrü Saraçoğlu Stadında oynansaydı aynı kararlar Fenerbahçe aleyhine verilir miydi?

 

Bu sonuçla Fenerbahçe şampiyonluk yolunda çok önemli bir engeli aşarken, Trabzonspor için zirve umutları matematiksel olmasa da fiilen sona ermiş görünüyor. Bordo-mavililer artık hedefini, Fatih Tekke’nin sıklıkla belirttiği gibi Avrupa yolu için üçüncülük ya da dördüncülük olarak revize etmek zorunda.

 

Öte yandan Süper Lig’de şampiyonluk yarışının tıpkı La Liga’daki gibi iki takıma kalması — Galatasaray ve Fenerbahçe — ligin genel heyecanını ve rekabet çeşitliliğini olumsuz etkileyecektir. Türk futbolu için asıl ihtiyaç, daha geniş tabanlı ve çok takımlı bir zirve mücadelesidir.

 

Trabzonspor ise bu mağlubiyetten ders çıkararak kadro yapılanmasını ve özellikle kanat organizasyonlarını yeniden gözden geçirmek zorundadır. Çünkü büyük maçlar, detaylarda ve yıldız kalitesinde kazanılır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...