Baykar, hem üretip hem de taşıyacak!
Türkiye’de havayolu sektöründe kaç şirket faaliyet göstermektedir dersem sektörde görev yapan birçok kişi bu sorumun cevabını hemen verebilir.
Kuruluş yıllarına bakarak hangisinin ne kadar eski, hangisinin mazisinin kaç yıl olduğunu da söyleyebilirler. Şöyle bir gözden geçirirsek 1933 yılı Türk Hava Yolları’nın Devlet Hava Yolları adıyla kurulduğu tarihtir. Bu yıldan sonra kurulan birçok şirket vardır, ama kapandıkları için onları buraya yazmanın bir anlamı yok. Sun Express, Lufthansa -THY ortaklığıyla 1989 yılında faaliyete geçti. 1990’lı yıllara girdiğimizde ilk kurulan şirket Pegasus oldu. Ardından 1996’da MNG kuruldu. Sektörde halen faal olan Free Bird ise 2000’de kuruldu.
ACT Cargo, ULS Cargo ve Corendon 2004 yolunda faaliyete geçen şirketler. Tailwind 2006’da açıldı. Mavi Gök, Air Anka, BBN Airlines ve Southwind adlı şirketler ise 2022’de kuruldu. THY’nin alt markası olarak 2008’de kurulan Anadolu Jet 2023 yılında bağımsız bir şirket oldu.
2000’lı yılları baz alırsak Free Bird var, ACT ve Corendon2004’te faaliyete geçmiş. Tailwind ise 2006’de kuruldu.
Bu tarihten sonra Türkiye’de uzun yıllar herhangi bir havayolu şirketi kurulmadı, daha doğrusu kurulamadı. Neden derseniz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu konuda geçmişte fazla şirket kurulduğunu ve bunların kısa zamanda battığını ileri sürerek, fazla şirket baş ağrıtır felsefesiyle yeniden şirket kurulmasının önünü kapattı.
Bu konuda, Atatürk Havalimanı’nın yetersizliği, slot sıkıntısı ve iç hatlarda olumsuz rekabet yaptıkları için bu işe karşı çıktı görüşüne pek katılmıyorum. Öyle olsaydı İstanbul Havayolları, Fly, Onur, Atlas Jet, Turkuaz ve Sky gibi şirketlere iç hat izni de verdirmezlerdi.
Devrin değişmez bakanı Binali Yıldırım bu konuda SHGM gibi düşündüğü için 2006’dan 2022’ye gelinceye kadar tam 16 yıl boyunca hiçbir havayolu şirketine kuruluş izni verilmedi. Sonra Covid19 salgını işleri biraz değiştirdi.
Yabancı ülkelerde, özellikle de Rusya Federasyonu’nda faaliyet gösteren Türkiye kökenli firmalar çok ihtiyaç var yeni şirketler kurulması gerektiğini ileri sürerek, hatta havacılıktan sorumlu bakanları da aşarak, turizm darbe alır, çok ihtiyaç var diyerek ilgili makamları ikna ederek şirket kurma izni aldılar. MGA, Anka Air, BBN ve Southwind adlı şirketler 2022 yılında aşağı yukarı aynı tarihlerde faaliyete geçtiler.
Bu şirketlerin hepsi tam anlamıyla birer turistik taşımacılık şirketi olmasa da charter- wet lease (ekiple kiralama) şeklinde faaliyetlerini sürdürüyorlar. 2022 yılından bu yana geçen dört yılda da herhangi bir yeni havayolu şirketi kurmak için girişimde bulunan olmadı, biz de hiç duymadık.
Veya nabız yoklayıp geri adım attılar.
Şimdi 16 yıllık ilk yasaktan ve dört yıllık bu son durumdan sonra yeni bir havayolu şirketi kurulacağı basına yansıdı. Kurucu şirket Baykar olunca habere herkes yer verdi ve şirketin kargo taşımacılığı yapacağını yazdı.
Ürettiklerini yıllardan beri başka kargo şirketlerine taşıtan Baykar’ın taşımayı da yaparak artı kazanç elde etmeye yönelmesi, haklı, akılcı ve doğru bir iş.
Türkiye’de en büyük kargo taşıyıcısı 25 uçakla THY Cargo dersek yanlış olmaz. En eskilerden olan MNG ve daha sonra kurulan ULS, talihsiz kaza geçiren ACT her şeye rağmen kargo taşımacılığından para kazanıyorlar.
Şimdi ben daha önemli bir düşüncemi sizlerle paylaşmak isterim. SHGM’nin havayolu kurma yönetmeliği olarak bilinen SHT-6A yeni bir şirket kurmak isteyen girişimcilere postun kıllarını saydırsa da bir konuda biraz esnek davranmış.
Yolcu şirketi veya kargo şirketi diye bir ayrım yapmadan, şartları sağlayan tıpkı THY ve BBN Airlines’ta olduğu gibi her iki işi de yapma imkanı tanıyor.
Şimdi, herkes Baykar kargo şirketi kuruyor derken, yarın yolcu da taşıma faaliyetine girerse sürpriz olmayacak.
İhtiyaç var mı derseniz, yok denebilir ama yarın ne olur hiç de belli olmaz.
SHGM ön izni vermiş olacak ki, eleman alımını duyurdular. Bakanlık da AOC’yi verince gökyüzü Baykar için kargoya da yolcuya da açılacak demektir. Sektör bir şirket kazanır, onlarca kişiye de iş kapısı açılmış olur.
Ne diyordu Çin Devrimi’nin lideri Mao Tse Tung: “Bin çiçek açsın, bin fikir yarışsın.” Hayırlı olsun, başarılı olsun.
Mutlu yarınlar Türkiyem.
————————————————————
Gambiya’daki Su Airlines’tan kiralandı
İran uçağındaki Atatürk imzasının sırrı!
Mısırlı dünyaca ünlü futbolcu Muhammed Salah’ın Trabzonspor tarafından transfer edilmesi dünya ve Türk futbol tarihine geçerken, Salah’ın Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğanı’ın şirketi Doğan Yatırım Holding’e ait TC-TSS tecilli Global Ekspres XRS tipi jetle Trabzon’a gelişi, imza töreni ve Araklı’nın Marzuba Köyü’nde çekilen klip tüm dünyada milyonlarca kez büyük ilgiyle izlendi.
67.9 milyon takipçisiyle sosyal medya da önemli bir yeri olan Salah, bir yandan Trabzonspor’u tanıtırken öte yandan da Trabzon kenti bu anlamlı paylaşımdan nasibini aldı. Arap ülkelerinde sevilen ve tercih edilen bir destinasyon olan Trabzon’u bu kez de İranlılar görme yarışına girdi.
Yapılan anlaşmayla, İran İslam Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren Taban Airlines’in A320-211 tipi uçağı TBN 7279 sayılı seferle 140 kişilik turist gurubunu Tahran’dan Trabzon’a getirdi. Trabzon Havalimanı’nda su takıyla karşılanan uçaktan inenlere İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç çicek vererek ‘hoş geldiniz’ dedi.
İran’dan gelen ve Taban Airlines tarafından kiralanan uçağının burnundaki Atatürk imzası törene katılan herkesi çok şaşırttı. Kısa bir araştırmadan sonra Atatürk imzasının uçağın burnunda bulunma sebebini biraz araştırma yaparak öğrendim.
Tahran’dan gelen C5 SUA tescilinin hangi ülkeye ait olduğuna baktım. C5 Afrika ülkesi Gambiya’nın uluslararası koduydu. SUA hangi şirketin uçağının üçlü tescil kodu diye baktığımda Su Airlines adlı şirketle karşılaştım. Bu şirket kimindi ve Atatürk’ün imzası bu uçağın gövdesinde ne arıyordu? İran gibi bir ülkede kiralık olarak bulunan bu uçaktaki Atatürk imzasına nasıl müsaade ediliyordu?
11 bin 295 kilometrekarelik yüz ölçümü ile Afrika’nın en küçük ülkesi olan Gambiya’nın nüfusu 2 milyon 895 bin ve ülkenin başkenti Banjul kenti.
Su Airlines’in Gambiya vatandaşı da olan tanıdığım ve adının açıklanmasını istemeyen şirket sahibi, Atatürk’ü çok sevdiğini bu nedenle uçağın burnuna Atatürk’ün imzasını koyduğunu, şirkete de “SU” adını verdiğini anlattı. İran’da Taban Airlines’a kiralık verilen ve burnunda Atatürk imzası olan uçağa İran makamlarının herhangi bir itirazı olup olmadığını sorduğumuzda “Şimdiye kadar resmi ya da gayri resmi herhangi bir ikaz veya itirazla karşılaşmadım” dedi.
Bu durum bana Pegasus’un TC-RDP tescil işaretli uçağının kuyruğundaki silüeti hatırlattı. Teşekkürler.