Eksiklere Rağmen Gelen Değerli Galibiyet

YAYINLAMA:

Büyük takımların kadrosu tam olduğunda ve oyuncular formdayken kazanması zaten beklenen bir durumdur. Asıl önemli olan, eksiklerin fazla olduğu dönemlerde de kazanabilmektir. Fenerbahçe, Samsunspor karşısında bunu başarmayı bildi.

Savunmanın lideri Milan Škriniar’ın olmadığı bir maçta, Mert Müldür ve Levent Mercan gibi oyuncularla savunmadan oyun kurmak oldukça zorlaştı. Nitekim yenilen iki golde de savunmadaki hataların payı büyüktü. Bu durum maç içerisinde tribünlerin de tepkisini çekti.

Hücum hattında ise Anderson Talisca’nın yokluğu fazlasıyla hissedildi. Maç sonrasında teknik direktör Domenico Tedesco’nun da ilk kez oyuncu eksikliklerinden açık şekilde bahsetmesi dikkat çekiciydi. Aslında bu durum son derece doğal. Bir takımın en iyi üç-dört oyuncusunu kadrodan çıkardığınızda sahaya yansıyan oyunun da değişmesi kaçınılmazdır.

Nitekim Galatasaray da Afrika Kupası döneminde Victor Osimhen’in yokluğunu ciddi şekilde hissetmiş ve takımın hücum gücü belirgin biçimde düşmüştü. Bu açıdan bakıldığında Tedesco’nun sözleri oldukça haklı bir tespitti.

Bu kadar eksikle her zaman ideal oyunu oynamak mümkün olmayabilir. Önemli olan bu süreçleri kayıpsız atlatabilmektir.
Sezon sonunda Domenico Tedesco’nun takımda kalması halinde, yapılacak doğru transferlerle kadro kalitesinin daha da yukarı taşınacağına inanıyorum. Devre arasında yapılan transferlerin sahaya yansıyan etkisi bile bunun sinyallerini veriyor.

Mattéo Guendouzi bu noktada ayrı bir parantezi fazlasıyla hak ediyor. Sahada inanılmaz bir mücadele ortaya koyuyor. Fenerbahçe taraftarının görmek istediği mücadele ruhunu en üst seviyede yansıtan isimlerden biri. İlk transfer edildiğinde “Bir orta saha oyuncusuna bu kadar para verilir mi?” eleştirileri yapılmıştı. Bugün gelinen noktada ise çoğu kişi onun aslında oldukça uygun bir bedelle transfer edildiğini düşünüyor.

Sidiki Chérif ise ilk bakışta yüksek görünen bonservisine rağmen sahada karşılığını veren bir oyuncu görüntüsü çiziyor. Neredeyse her maçta skor katkısı sağlıyor. Devre arasında takımdan ayrılan Yusuf En-Nesyri ve Jhon Durán ile kıyaslandığında daha istikrarlı bir katkı sunduğu bile söylenebilir. Belki dünya yıldızı seviyesinde bir oyuncu değil ancak sahip olduğu kaliteyi her maç sahaya yansıtması önemli bir artı.

N’Golo Kanté ve Anthony Musaba da zaman zaman etkili performanslar ortaya koyuyor. Takıma tam anlamıyla uyum sağladıklarında daha fazla katkı verecekleri oldukça açık.

Fenerbahçe’nin aslında birinci sınıf bir santrfora ihtiyacı olduğu da bir gerçek. Devre arasında böyle bir transfer yapılmadı. Muhtemelen teknik direktör Domenico Tedesco aradığı profilde bir oyuncu bulamadı. Yaz transfer döneminde bu eksikliğin giderilmesi daha olası görünüyor.

Tedesco’nun takımın eksiklerinin farkında olması önemli bir avantaj. Şu an elindeki kadroyla yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyor. Üstelik başka bir teknik direktörün kurduğu bir takımı devralıp kendi oyun anlayışını yerleştirmek kolay bir süreç değildir.

Hakemler konusunda da küçük bir parantez açmak gerekiyor. Türkiye’de futbolun daha hızlı oynanabilmesi için hakemlerin oyunun temposunu daha iyi yönetmesi gerekiyor. Pozisyonları görmemek insanlık hali olabilir ancak maç içerisinde kaybedilen zamanın doğru şekilde hesaplanması ve oyunun gereksiz yere yavaşlamasına izin verilmemesi gerekir.

Samsunspor kalecisi Okan Kocuk’un maç boyunca sık sık zaman geçirmesi Fenerbahçe tribünlerinin tepkisini çekti. Aslında bu kadar zaman harcamasa belki de rakibini bu kadar hırslandırmayacaktı. Üstelik Fenerbahçe savunmasının hataya oldukça açık olduğu bir maçta Samsunspor oyunu hızlandırarak daha fazla gol fırsatı bulabilirdi.

Maçın yıldızı ise yine Mattéo Guendouzi oldu. Sahadaki mücadelesi, oyunu yönlendirmesi ve takım arkadaşlarını motive etmesi galibiyetin en önemli faktörlerinden biriydi.

Eksik oyuncuların takıma dönmesiyle birlikte Fenerbahçe’nin oyun kalitesinin yeniden yükseleceğini düşünüyorum.
Ligin kalan bölümünde Galatasaray’ın en az bir maçta puan kaybedeceği ihtimali her zaman vardır. Burada belirleyici olacak olan Fenerbahçe’nin kendi maçlarını kazanmasıdır. Sarı-lacivertliler kalan tüm maçlarını kazanabilirse şampiyonluk şansı hâlâ ciddi şekilde devam eder.

Belki taraftar bu sezon da zor anlar yaşayacak. Ancak güzel günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Bunun için mücadele, istikrar ve inanç şart. Taraftarın da bu süreçte takımına sahip çıkması, oyuncularını demoralize etmek yerine desteklemesi gerekiyor. Çünkü bu takım güven gördüğünde çok daha iyi oynuyor.
 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...