Trump kapanı: İran’da imha, Batı Şeria’da ilhak
Donald Trump ve Netanyahu, İran ile halihazırda var olan diplomasi masasını yıkarak bölgeyi topyekûn bir savaşın içine itti.
Eş zamanlı olarak, Washington’da adeta dekor amacıyla kurulan "Gazze Barış Masası" da bizzat bu masayı kuran Trump tarafından devrildi.
Bir tarafta dünyaya barış vaatleri verilirken, diğer tarafta işgal ve soykırım operasyonları sürüyor. Dünya İran’daki patlamalara kilitlenmişken Batı Şeria'da işgal hız kesmeden devam ediyor.
28 Şubat - 9 Mart arası, diplomasi ve barış masalarının devrilip yerine mühimmat sevkiyatlarının konulduğu işte o 10 günlük bilanço:
28 ŞUBAT 2026: DİPLOMASİDEN SAVAŞA
İran Cephesi: İsrail ordusu, Hamaney’in İsrail Hava Kuvvetleri tarafından Tahran’ın merkezindeki konutuna düzenlenen hassas ve geniş çaplı bir operasyon sonucu öldürüldüğünü duyurdu.
Güney İran’daki Minab şehrinde bulunan Shajareh Tayyebeh Kız İlkokulu, Amerikan-İsrail hava saldırısının hedefi oldu. Sınıflarında ders işleyen tam 168 kız çocuğu (7-12 yaş arası) can verdi. Yıkılan diplomasi masasının yerini, bu çocukların toplu mezarları aldı.
Filistin Cephesi: Saldırıların başladığı o gün, Batı Şeria’da 167 yerleşim birimi tamamen kuşatıldı. Filistinliler kendi topraklarında birer rehineye dönüştürüldü.
1-3 MART: 3.000 TON PATLAYICI VE SİVİL FELÇ
İran Cephesi: İsrail, üç gün içinde İran’ın sivil ve askeri altyapısına toplam 3.000 ton patlayıcı bıraktı. Tahran karanlığa gömüldü.
Filistin Cephesi: Batı Şeria’da hayat tamamen durduruldu. Okullar kapatıldı, hastane yolları askerlerce kesildi.
Gazze’de ise gıda yardımları "güvenlik" gerekçesiyle durdurularak açlık bir savaş yöntemi olarak devreye sokuldu.
4-6 MART: EKONOMİK İMHA VE İBADET YASAĞI
İran Cephesi: İsrail hava kuvvetleri, Suriye-Irak hattındaki ikmal yollarını bombalayarak operasyonu genişletti. İsrail ordusu, 6 Mart günü 400’den fazla hedefi bombaladıklarını açıkladı.
Filistin Cephesi: İsrail, Filistin Yönetimi’ne ait tüm gümrük gelirlerine el koyarak idari bir soykırım başlattı.
Ramazan ayının ortasında Mescid-i Aksa’nın kapıları 55 yaş altı her Müslümana kapatıldı. Barış söylemi, Filistinli kimliğinin tasfiyesini gizleyen bir paravana dönüştü.
7 MART: ABD’NİN BOMBA DESTEĞİ VE ALGORİTMALARIN SİLDİĞİ ÖLÜMLER
İran Cephesi: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kongre’yi baypas ederek "acil durum" yetkisiyle İsrail'e 151,8 milyon dolarlık yeni mühimmat satışını onayladı. Paketin içinde tam 12.000 adet BLU-110A/B bombası vardı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da şimdiye kadar İran içinde 3000 hedefe saldırı düzenlediklerini açıkladı.
Filistin Cephesi: Batı Şeria’nın Karyut köyünde Fahim ve Muhammed Muammer kardeşler, yerleşimciler tarafından evlerinin önünde doğrudan ateş açılarak öldürüldü.
Bu infazlar küresel medya ağlarının algoritmalarına bile girmedi; çünkü tüm dünya o an İran’daki alevleri izliyordu.
8 MART: İŞGALİN RESMİLEŞMESİ VE İLHAK
İran Cephesi: İran’ın altyapısı büyük oranda imha edildi, petrol piyasaları iflasın eşiğine geldi. Siyonistler İran’da 3 bin 400 hedefi vurduğunu açıkladı.
Filistin Cephesi: İsrail kabinesi, Washington'daki "Barış Masası" hâlâ yerinde duruyormuş izlenimi verirken, Batı Şeria’da 1.300 yeni yerleşim (işgal) birimi inşasına resmi onay verdi. Bu hamle, dünya başka yere bakarken Filistin topraklarını haritadan silme operasyonunun devamı niteliğindeydi.
İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Ebu Falah köyüne silahlı İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda çok sayıda Filistinli öldürüldü. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin saldırıyı İsrail güçlerinin koruması altında gerçekleştirdiğini söyledi.
9 MART: OTORİTE İLANI VE GENİŞLEYEN TASFİYE
İran Cephesi: Trump bugün yaptığı açıklamada, "Saldırıları durdurma kararını bizzat ben vereceğim; yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik" diyerek operasyonun askeri ve siyasi kontrolünün tamamen kendisinde olduğunu ilan etti.
Bu diplomatik gövde gösterisiyle eş zamanlı olarak, İsrail ordusu İran’ın enerji altyapısına yönelik stratejik saldırılarını yoğunlaştırdı.
Filistin Cephesi: İsrail ordusu bugün Nablus’taki Asker Kadim Mülteci Kampı’na büyük bir baskın düzenleyerek evleri askeri karargaha dönüştürdü.
Saha raporlarına göre baskın sırasında açılan ateş sonucu bir çocuk hayatını kaybederken; Ebu Fellah köyünde yerleşimcilerin saldırısında 3 Filistinli katledildi.
Son 24 saatte aralarında 9 çocuğun da bulunduğu 44 Filistinli daha gözaltına alındı.
PLANLI BİR TASFİYE
Donald Trump’ın başkanlığında kurulan "Gazze Barış Masası", aslında İran’daki Diplomasi Masası devirilirken Filistin’in sessizce yutulmasını sağlayacak bir dekor niteliğindeydi.
Savaşın ilk günü İran’da vurulan 168 kız çocuğu da dahil olmak üzere; Gazze’de devam eden soykırım, Karyut’ta katledilen kardeşler, Batı Şeria ilhakı, işgali ve onlarca hukuksuz tutuklamalar bu planlı sürecin sadece küçük bir parçası.
Dünya İran’daki patlamaları izlerken, Filistin’in tüm yaşam alanları bizzat "barış" masasını devirenlerin onayıyla gasp ediliyor.
Tarih, bu süreci bir çözüm girişimi olarak değil, dikkatlerin başka yöne çekildiği sistematik bir işgal ve soykırım operasyonu olarak kaydediyor.
Trump, bir tarafta Gazze'deki soykırımı durdurmak ve bölgenin yeniden inşasını sağlamak vaadiyle 'Barış Masası' kurarken; diğer tarafta İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında elini güçlendirmek ve Gazze'deki işgalini de sürdürmesi için mühimmat sevkiyatını imzalıyor.
Trump yönetiminin kendi kongresini dahi hiçe sayarak onayladığı İsrail’e askeri desteği ve tam teslimiyeti, bir yanda inşa sözü verilirken öte yanda imha operasyonunun ABD tarafından bizzat üstlenildiğini tüm dünyaya gösteriyor.