Kadıköy’de İstenen Tablo: Mücadele, Karakter ve Mesaj

YAYINLAMA:

Fenerbahçe SK taraftarı bugün sahada görmek istediğini gördü ve tribünden mutlu ayrıldı. Çünkü uzun zaman sonra bu takım sadece skorla değil, ortaya koyduğu mücadeleyle de “ben buradayım” dedi.
Gaziantep FK karşısında sahaya çıkan oyuncuların tamamı elinden geleni yaptı. Kimse kenara saklanmadı, kimse sorumluluktan kaçmadı. İşte taraftarın asıl görmek istediği şey tam olarak buydu: mücadele eden bir takım.

Maçın öne çıkan isimlerinden biri Mattéo Guendouzi oldu. Her zamanki gibi sahada basmadık yer bırakmadı, mücadeleden kaçmadı. Ancak bu kez yalnız değildi. Takım arkadaşları da onun temposuna ayak uydurdu. Özellikle N'Golo Kanté hem oyun içindeki direnci hem de attığı golle fark yarattı.

Bir parantez de Marco Asensio için açmak gerekiyor. Oyunu bir üst seviyede oynayan, son paslarda ince dokunuşlar yapan bir oyuncu. Orta sahadaki etkisi, uzun yıllar sonra Alex de Souza sonrası o kaliteyi hatırlattı. Ancak penaltı pozisyonundaki hatası, onun kalitesine yakışmadı. Böyle anlarda daha dikkatli olması gerekiyor. Hele ki Kadıköy’de hakemlerin Fenerbahçe’ye yaklaşımı tartışılırken…

Gecenin yıldızı ise attığı üç golle Dorgeles Nene oldu. Bitmeyen enerjisi ve yaptığı koşularla rakip savunmayı adeta boğdu.

Ama bu maçın bir diğer gizli kahramanı da tribündü. Az sayıda olmalarına rağmen bir an olsun susmayan taraftar, takımı sürekli ateşledi. Hatta öyle bir atmosfer oluşturdular ki, dolu tribünlerin bile zaman zaman veremediği enerjiyi sahaya yansıttılar. Bugün tribündeki o destek, sahadaki oyunculara adeta bir “Guendouzi etkisi.

Ancak burada önemli bir uyarı yapmak gerekiyor. Fenerbahçe taraftarı, sosyal medyada kendini “yorumcu” olarak tanıtıp takımı sürekli aşağı çeken isimlerin etkisinde kalmamalı. Kendi oyuncunu yerden yere vurarak başarı gelmez. Eleştiri olur ama yıkıcı değil, yapıcı olmalı.

Bu takımın en büyük ihtiyacı ise istikrar. Sürekli “o gitsin, bu gelsin” anlayışıyla hiçbir yere varılamaz. Domenico Tedesco bu takımı, ligi ve taraftarı artık tanıyor. Sezon başından bu yana oynattığı futbol, zaman zaman düşüşler yaşasa da genel anlamda umut verdi. Son bir aydaki düşüşte ise sakatlıklar ve cezalı oyuncuların etkisi büyüktü.

Şunu da net söylemek gerekiyor: Sezon başındaki kaotik ortamda, José Mourinho etkisiyle taraftarın şampiyonluk umudu erkenden kırılmıştı. Buna rağmen Fenerbahçe bir ay öncesine kadar hâlâ yarışın içindeyse, bu oynanan futbol sayesindedir.

Gelecek sezon için tablo aslında net. Bu kadroya:
2 üst düzey forvet
3-4 kaliteli ilk 11 takviyesi
yapıldığı takdirde sadece lig değil, Avrupa’da da ciddi hedefler konuşulabilir.

Sidiki Chérif gibi isimler ise doğru kullanıldığında değerli. Tıpkı bir dönem Semih Şentürk gibi, sonradan oyuna girip fark yaratabilecek bir profil. Ama bu oyuncudan tek başına yük taşımasını beklemek gerçekçi değil.

Ayrıca Anthony Musaba daha fazla süreyi hak ediyor. Sahada kaldığı sürede gösterdiği istek ve mücadele ortada. Anderson Talisca’nın dönüşü ise hem oyun kalitesini hem de tribün coşkusunu yukarı çekmiş durumda.

Bir diğer önemli konu da Ederson üzerinden yaşananlar. Performans eleştirilebilir, tepki gösterilebilir. Ama futbolcunun ailesine yönelik yapılan çirkin saldırılar kabul edilemez. Bu tarz davranışlar, yarın yapılacak büyük transferlerin önünü keser. Kimse böyle bir ortamın parçası olmak istemez.

Son söz şu:
Bu taraftar mucize istemiyor.
Sadece mücadele eden, formanın hakkını veren bir takım görmek istiyor.
Bugün sahada bu vardı.
Yarın da olması gerekiyor.

Çünkü bu işin özü basit:
Mücadele edersen kaybetsen bile alkışlanırsın… Ama etmezsen kazansan bile yetmez.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...