Türkiye modeli: İç cephede kenetlenmekten başka çaremiz yok
Siyasetin asli görevi, fırtınalı dönemlerde toplumu güvenli limana taşıyacak iradeyi sergilemektir.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız’ın değerlendirmeleri, tam da bu sorumluluk duygusunun bir tezahürü...
Yıldız, sadece bir raporun sonuçlarını değil, Türkiye’nin ikinci asrına giriş vizesi hükmündeki "Millî bütünleşme reçetesini" kamuoyunun dikkatine sundu:
"Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun gerekleri, daha fazla zaman kaybetmeden ivedilikle yerine getirilmelidir."
KÜRESEL KUŞATMAYI KIRACAK GÜÇ: MİLLÎ DAYANIŞMA
Bugün bu meseleyi "vakit kaybı lüksümüz yok" diyerek tartışmamızın temel sebebi, sınırlarımızın hemen ötesindeki jeopolitik yangın.
ABD, İran ve İsrail üçgeninde körüklenen bölgesel savaş riski, Türkiye’yi bir istikrar adası olarak kalmaya zorluyor.
Hiç şüphesiz terörle mücadelede Türkiye, bugüne kadar askeri ve operasyonel anlamda büyük tehditleri bertaraf ederek eşsiz bir başarı sağladı.
Ancak Fethi Yıldız’ın vurguladığı "Müşterek Kanaat" şu: Güvenlik tedbirleri, demokratik ve hukuki reformlarla tahkim edilmedikçe kalıcı huzur inşa edilemez.
Türkiye, dışarıdaki kuşatmayı ancak içerideki "Millî Dayanışma" duvarını yükselterek aşabilir.
RAPORUN ŞİFRELERİ: EŞİTLİK, ŞEFFAFLIK, DENETİM
Fethi Yıldız’ın altını çizdiği noktalar, klasik bir siyasi söylemin çok ötesinde, devlet aklının süzgecinden geçmiş maddeler:
Meclis Denetimi: Çözümün adresi ne sokak ne de kapalı kapılar ardı; adres, Millî iradenin tecelligâhı olan TBMM...
Vatandaşlık Bilinci: Etnik veya mezhepsel değil, "eşitlik temelli kardeşlik" üzerine kurulu bir aidiyet duygusu...
İdari ve Hukuki Reform: Siyasetin sadece söz üretmesi yetmez; bu sözlerin "yasa çalışmalarına esas alınması" ve kurumsal bir disipline kavuşması şart.
"TÜRKİYE MODELİ" VE MİLLİ VİCDAN
Yıldız’ın ifadelerinde geçen "Türkiye Modeli", aslında yüz yıl önce Cumhuriyet'in kurucu iradesi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu o büyük kardeşlik ruhunun modern bir güncellemesi...
Şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin iradesi üzerine yükselen bu model; hak ve hürriyetleri genişletirken, kamu düzeninden asla taviz vermeyen bir dengeyi esas alıyor.
Siyasetin çözüm üretme cesareti göstermesi gerektiği vurgusu, bugün her zamankinden daha hayati...
Çünkü geciken her reform, ertelenen her uyum adımı, ayrıştırıcı senaryoların zeminini besliyor.
SONUÇ: BEKLEMEYE VAKİT YOK
Fethi Yıldız’ın açıklaması çok net: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye'yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek..."
Yıldız’a göre; hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkâr edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati öneme sahip.
Bölge cayır cayır yanarken, küresel güçler haritaları yeniden kanla çizmeye çalışırken Türkiye’nin yapması gereken; Meclis çatısı altında, ortak akılla, bu çalışmayı yasalaştırmak ve iç huzuru sarsılmaz bir zemine oturtmak...
Bu süreç, sadece ülkemize değil, barışa susamış tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir "irfan" yürüyüşü...
Şimdi, Gazi Meclis’in bu sese kulak vererek, siyaseti çözümün merkezi haline getirme vakti...
Çünkü;
Kardeşlik zedelenemez!
Millî bütünlük bekletilemez!
Millî güvenlik ertelenemez!
Kenetlenmekten başka çaremiz yok!