Rüyalar gerçek oldu!
Ve 24 yıllık hasret sona erdi. Türkiye, Dünya Kupası’na katılmayı garantiledi...
Kardeş ülke Kosova’yı (deplasman demek içimden gelmiyor) mağlup ederek adımızı finallere yazdırmayı başardık…
Öyle oynadık, şurada zorlandık gibi toplara girmeye hiç niyetim yok…
Bu maçların tekniği olmaz. Ya kazanırsın ya da kaybedersin. Biz kazandık ve Amerika’ya gidiyoruz…
Şimdi önümüzde güzel günler var…
Zor olan turnuvaya katılmaktı, orada çok daha büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum…
Bu yazıyı kaleme alırken A Milli Futbol Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’dan söz etmeden noktayı koymayacağım…
Alacaksan böyle hoca alacaksın…
Saha içi ve dışındaki beyefendiliği, futbolculara yaklaşımı, duruşu, teknik bilgisi…
Listeyi uzatmaya gerek yok. Mızmızlanmadan görevini layıkıyla yerine getiriyor…
Ne markalar bu ülkeye geldi. Hiçbir başarı elde edemedi ve ağlayıp-zırlayıp evinin yolunu tuttu. Giderken de milyonlarca dövizi yanında tazminat olarak götürdü…
Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final, UEFA Uluslar Ligi’nde en üst kategori ve son olarak da Dünya Kupası…
Montella ile turnuva takımı olduk…
Emeği büyük, hakkını teslim etmeliyiz…
İnanıyorum ki, ABD’de tarih yazacağız. Ülke ve medya olarak bu takıma sahip çıkıp, kulüp kafasından kurtulursak, elimizdeki jenerasyon göğsümüzü her geçen gün daha da kabartacaktır…
Teşekkürler Bizim Çocuklar!