Kare ya da dikdörtgen, ikisi de dört köşe

YAYINLAMA:

Papara Park’ta oynanan Trabzonspor–Galatasaray derbisi, sadece bir maç değil; sezonun kaderine etki edebilecek bir kırılma anıydı. Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ederek yalnızca üç puan almadı, aynı zamanda şampiyonluk yarışında “ben de varım” dedi.

Maçın henüz 4. dakikasında gelen gol, gecenin nasıl geçeceğinin habercisiydi. Pina’nın ortasına yükselen Onuachu, muhteşem bir kafa vuruşuyla takımını öne geçirdi. Bu gol sadece skoru değiştirmedi, Trabzonspor’un maça ne kadar hazır ve istekli çıktığını da ortaya koydu. İlk yarı boyunca bordo-mavililer oyunu domine etti; baskı, tempo ve iştah üst seviyedeydi. Öyle ki devre arasına 3-0 gibi farklı bir skorla gidilse kimse itiraz etmezdi.

İkinci yarıya Okan Buruk’un yaptığı dokunuşla başlayan Galatasaray, oyuna biraz daha denge getirdi. Nwakaeme’nin kaptırdığı top sonrası gelişen atakta Barış Alper Yılmaz’ın pasını iyi değerlendiren Singo, 48. dakikada skoru eşitledi. Bu gol, kısa süreli bir denge getirse de Trabzonspor’un oyun inancını kırmadı.

Dakikalar 61’i gösterdiğinde sahneye yine Nwakaeme çıktı. Kullandığı serbest vuruşta yaptığı etkili ortayı iyi değerlendiren Nwaiwu, harika bir kafa golüyle takımını yeniden öne geçirdi. Bu gol, aslında maçın özetiydi: Doğru zamanlama, doğru organizasyon ve yüksek konsantrasyon.

Maçın tartışmalı anlarından biri ise hakem Cihan Aydın’ın verdiği karardı. Barış Alper’in Pina’ya çift ayakla yaptığı ve belki sakatlanma doğuracak aşırı sert faul, birçok kişi tarafından kırmızı kart olarak değerlendirilirken, hakemin VAR uyarısına rağmen sarı kartta kalması eleştirileri beraberinde getirdi.

Bu maçta dikkat çeken bir başka detay ise “ilkler” oldu. Galatasaray, Cihan Aydın’ın yönettiği bir maçta ilk kez mağlup olurken; Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde ilk derbi galibiyetini aldı. Ayrıca Trabzonspor’un şampiyon kaptanı ve efsane kalecisi Uğurcan Çakır, ilk kez Papara Park’a rakip kaleci olarak çıktı.

Trabzonspor’un bu galibiyeti daha da anlamlı kılan bir diğer unsur ise eksiklerdi. Oulai, Batagov ve Muçi’den yoksun sahaya çıkan bordo-mavililer, buna rağmen oyun disiplininden kopmadı. Galatasaray ise golcüsü Osimhen’in yokluğunu ciddi şekilde hissetti.

 

Tribünler ise, şampiyonluk sezonunda olduğu gibi muhteşemdi. Papara Park tıklım tıklım doluydu ve Trabzonspor taraftarı 90 dakika boyunca takımına centilmence ve Fair Play ölçülerinde büyük destek verdi. Hiçbir şekilde sahaya olumsuz yansıyacak hareketler olmadı. Bu atmosfer, sahadaki mücadeleye de doğrudan yansıdı. Tabiri caizse gerek statta gerek de TV başında maçı izleyen Trabzonsporlu taraftarlar oynanan oyun ve sonuçtan dolayı zevkten dört köşe oldular diyebiliriz.

Sonuç olarak Trabzonspor, sadece bir derbi kazanmadı; bu galibiyetle şampiyonluk bildirisi yayınlayarak yarışa yeniden dahil oldu. Puan farkının GS’nin maç eksiğiyle 1’e düşmesiyle birlikte ligde kartlar yeniden dağıtıldı. Artık sahada sadece futbol değil, inanç da konuşuyor. Ve Trabzonspor, bu inancı herkese gösterdi. Her şey kalan 6 maçta artık. Yoksa yeniden Şampiyonluk mu?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...