Dünya senin çocuğun etrafında dönmüyor!
Önce Şanlıurfa.
Sonra Kahramanmaraş.
Gazeteler yazmaya, televizyonlar geceler boyu konuyu konuşmaya başladılar.
Valla ben ne katliamı yapan katilin anatomisini ne de psikolojisini bilmek istemiyorum.
Bildiğim, annesinin edebiyat öğretmeni babasının polis baş müfettiş ve emniyet müdürü olduğudur.
Perde arkasında silahlı yasak oyunlar, anne ve babanın çocuğun psikolojik sorunları olduğunu kabul etmemeleri, okulda öğretmenlerin ne yapsa faydasız olduğu, çocuğun travmaları gibi.
Ben bunları bilmek istemiyorum.
Bildiğim, 5 silah 7 şarjör ile bir çocuğun okula gitmesidir.
Bildiğim, psikoloğun takip edilmesi gerek tedaviye ihtiyacı var dediği çocuğu babası, bir gün önce poligona görüyor ve isabetli atış talimi yaptırıyor.
Ve tüm televizyonlarda, uzmanlar geceler boyu uzun uzun bir katilin psikolojik sorunlarını anlatıyorlar.
Ben, sadece evlatlarını morg önüne bekleyen ana babanın acı, elem ve keder çaresizliğine bakıyorum.
Ben, sadece öğrencilerini kurtarmak için siper olan öğretmenin ne diyeceğini bilemeyen eşi ve ağlayan çocuklarına bakıyorum.
Ağlayanların gözyaşlarını toplamaya çalışıyorum.
Küçücük tertemiz çocuklar, sabah koşa koşa gittikleri okuldan tabuta taşınıyor.
Bakın.
Ben ve biliyorum ki birçok insan şöyle düşünüyor.
Kusura bakmayın ama, artık ruh sağlığı üzerinden kurulan mazeret dili kimseyi tatmin etmiyor.
O şunu yapıyor, ama travmaları var, şu etrafına zarar veriyor travmaları var, yok ailesi onu hiç sevmiyor, çocukluk falan.
Travmanız batsın.
Tam bir bahane çuvalı.
Bu psikolojisi bozuk, sorunlu ve travmalı insanlar, hiçbiri gidip bir mafyaya ya da bir suç örgütüne zarar vermiyor, değil mi?
Kendilerinden daha karanlık, ailelerin çocuklarına zorbalık yapmıyor ve zarar vermiyor, değil mi?
Gidip onları silahla tarayıp öldürmüyor.
Neden dertleri kendi sınıf arkadaşları, eli yüzü düzgün çocuklar, temiz, eğitimli tertemiz mazbut ailelerin çocukları oluyor.
Böyle düşününce kabul edilemez, değil mi?
Ayrıca, çok önemli bir başka konu daha var.
Ailelerde öyle bir yozlaşma var ki.
Anne ve babaların, ben yaşamadım çocuğum yaşasın arsız ve tuhaf anlayışı ile, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan çocukları var.
Çocuklar para kazanacağı her yolu mübah gören, narsist, hedonist ve bencil nesil yetişiyor.
Ve kendini dünyanın en güzeli, en özeli, en akıllısı sanıyor.
Eh değil valla.
Kendi kadar sanması yetmez mi.
Herkes, aslında kendi kadarıdır ya.
Anne ve babalar kendinize gelme zamanı çoktan geldi.
Çocuklarınız tehlike için de büyüyor, gözünüzü açın.
Sosyal medyaya, hayata ve etrafınıza bakın merhamet duygusu kayboldu gitti.
Dizi oyuncularına ağlayacağınıza çocuklarınıza ağlayın.