Çin’in C-919 uçağı ve havadaki hakimiyet

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dünya seyahat endüstrisi pazarında havayolunun önemi artık tartışılmaz bir gerçek. Geniş gövdeli ticari uçaklar olmasa havayolu taşımacılığı diye bir kavramın da eksik kalacağı ortada.


Dünya üzerinde uçak üretiminde adı geçen şirketlere baktığımızda 500 milyar dolara yaklaşan bu pazarda Airbus, Boeing, Bombardier, Embrarer Sukhoi, COMAC (Çin Ticari Uçak Şirketi) ve Mitsui gibi üretici firmaları görebiliriz. Pazarda Boeing ve Airbus üretim kabiliyeti ve gücüyle açık ara önde giden iki büyük şirket.


Bu iki şirket şimdilik ticari uçak tedarik pazarının neredeyse tamamını elde tutuyor diyebiliriz. Boeing ile Airbus’ın muhtemel rakibi olacak Çinli Comac’ın karşısındaki en büyük engelin uçak sertifikasyonu yani uçabilirlik yetkisi olduğu da kesin bir gerçek. Bir uçağın Amerika’da uçabilmesi için Federal Havacılık İdaresi (Federal Aviation Administration- FAA), aynı şekilde Avrupa’da uçabilmesi için de Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (European Union Aviation Safety Agency- EASA) söz sahibi ve yetkili sivil havacılık otoriteleridir.


Bu otoriteler tarafından yürütülen titiz ve ayrıntılı süreçte uçağın tasarımının, yapısının ve performansının kapsamlı test edilmesini ve değerlendirilmesi gerekir. Uçağın uçuş emniyet kriter ve standartlarını karşıladığından emin olunur. Gövde, motorlar, sistemler ve uçuş performansının analizi ile uçağın değişik koşullarda nasıl performans gösterdiği de ayrıca değerlendirilir.


Son gelen haberler dünyanın en büyük uçak filosuna, dolayısıyla dev pazara sahip Çin’in ürettiği Comak uçakları için EASA yeşil ışık yaktı diyebiliriz.


Çinli uçak üreticisi COMAC tarafından geliştirilen C919 tipi yolcu uçağının Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılması için başlatılan sertifikasyon sürecini; hangi nedenle bilinmez hızlandırdı.


EASA bu amaçla, test ve uçuş değerlendirmeleri yapmak üzere teknik uzmanlardan ve pilotlardan oluşan bir heyetini Çin’e gönderdi. EASA heyeti, Şanghay’da saha testlerine katılarak, bu uçağın uçuş güvenliğini değerlendirdiği bildiriliyor.


Avrupa sertifikasyon sisteminin dört aşamasından üçüncüsünü oluşturan bu süreç ek uçuş testleri ile teknik doğrulamalar üzerinden uçağın güvenlik standartlarını ölçmeyi amaçlıyor. Sürece havayollarını ve Çinli pilotları da dahil eden Çin’in sivil havacılık otoritesi Civil Aviation Administration of China (CAAC), C919 tipi uçakla Boeing 737 ve Airbus A320 tipi uçaklara rakip olmayı hedefliyor. Uçağın EASA sertifikası alması durumunda Avrupa Birliği ülkelerinde ticari uçuşlar yapmasının da önü açılacak. Böylece Airbus ve Boeing şirketlerinin tartışılmaz pazar lideri olma durumu gündeme gelecektir.

C919 NASIL BİR UÇAK?


158-192 yolcu kapasitesine sahip dar gövdeli C919, 4 bin 075-5 Bin 555 kilometrelik bir menzile sahip. Uçakta CFM LEAP-1C motorları ve modern aviyonik sistemler kullanılıyor. Çin Hükümeti C919 sürecini 2008’de başlattı ve ilk uçuşu da 2017 yılında gerçekleştirildi. Çin havacılık otoritesi uçağa 2022’de sertifika verdikten sonra, 2023’ten China Eastern Airlines, Air China ve China Southern Airlines ile ticari uçuşlara başladı.


Şimdiye kadar 4 milyon yolcu taşıdığı belirtilen C919, özellikle Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarında alıcı bulup büyüme potansiyeli taşıyan bir uçak.


Havacılık uzmanlarına göre C919’un EASA tarafından sertifiye edilmesinin Çin’in Batılı uçak üreticilerine bağımlı olmasını azaltma stratejisinin önemli bir adımı olarak nitelendiriliyor. Aynı uzmanlar, başta motor olmak üzere kullanılan bazı önemli parçaların Batılı üreticilere bağlı olmasının, siyasi yapı ve faktörlerin izin sürecinin gidişatını ve hızını etkileyebileceğimi söylüyor.


Çin’in iddialı olduğu C919 tipi uçağın Avrupa pazarına girişi gerçekleşirse, küresel tek koridorlu uçak pazarında Airbus ve Boeing arasındaki bu yarışa COMAK’ın da katılmasıyla rekabetin daha da artması bekleniyor.


Şu anda 815 uçak siparişi veren 28 müşterisi bulunan C919’un sertifika almasıyla Amerika’ya değilse bile Avrupa’ya açılmasıyla Çin’in dünya ticaretindeki başarısı havacılık alanında da kendini gösterecektir.


Başta THY olmak üzere, diğer Türk tescilli diğer havayollarımız da C919 tipi uçakları filolarına katabilecektir.
Mutlu yarınlar Türkiye’m.
[email protected]
———————————————————

2023’te şirket kuruluşu açıklamıştı
Alarko’nun uçağı üç yıl rötar yaptı!

Bundan üç yıl kadar önce Türkiye’nin en büyük şirketlerinden olan Alarko Holding’ın havacılık sektörüne girme kararı aldığını duyurması üzerine bir yazı yazarak “Alarko, havacılıktaki dengeleri değiştirecek” diye başlık atmıştım ve şöyle devam etmişim:


“Alarko Holding çatısı altında yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren 41 şirkete 42’nci olarak havacılık alanında boy gösterecek olan bir şirketin daha katılacağı duyuruldu. Alarko Holding 18 Eylül 2023 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yaparak havacılık sektörüne yatırım yapacaklarını resmen duyurdu. KAP açıklamasında “Havacılık sektöründe faaliyet göstermek üzere 30.000.000 TL (Otuz milyon Türk Lirası) sermayeli anonim (Alarko Havacılık Endüstri Yatırımları Anonim Şirketi) şirketin kurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu yeni şirketin amacının özellikle büyük gövdeli yolcu uçaklarında dönüşüm ve modifikasyon yapılması ve bununla ilgili prototiplerin geliştirilmesi, ilgili uluslararası lisansların alınması, buna yönelik parçaların üretilmesi ve bu parçalar ile söz konusu dönüşüm ve modifikasyonların uluslararası standart ve yetkilere sahip hangarlarda yolcu uçaklarına uygulanması ve ilgili uçakların alım satım işlerini kapsaması planlanmaktadır. Proje kapsamında uluslararası yabancı mühendislik ve üretim firmaları ile yoğun iş birliği öngörülmektedir. Kamuoyuna duyurulur.”
 

Bu açıklamaya bakarak anlıyoruz ki, bugüne kadar havacılık sektörüne sıcak bakmayan büyük holdinglerin aksine, Alarko havacılık gibi farklı bir alana girmeye karar vermiş. Kısaca, MRO (maintenance - repair - overhaul) bakım, onarım ve tadilat diye bilinen işlerin yanı sıra uçak alarak, kargodan yolcuya dönüştürüp satacak olan yeni şirketin bu işe iddialı giriş yapacağından hiç kuşkum yok. Alarko markasının bugüne kadar yaptığı bütün işlerde başarılı olduğu gerçeğini görmek beni böyle bir düşünceye sevk ediyor. THY Teknik, ACT Teknik, MNG Jet, MC Havacılık gibi aktif şirketler karşısında Alarko’nun kuracağı bu şirketin nasıl bir performans göstereceğini, nereden, hangi yetkileri alacağından ve de işin başında kimlerin olacağını öğrenince daha iyi anlayabileceğiz. Bundan daha da önemlisi yıllar sonra böyle güçlü bir holdingin havacılık sektörüne girmesi ve yeni iş kapısı açması havacılık sektörü için bir dönüm noktası olup, dengelerin hızla değişmesine de sebep olacaktır.”
Bu yazıyı Eylül 2023’te yazmış ve ne yazı ki eskilerin fikr-i takip dedikleri işi yapmamış ve Alarko ne yaptı diye hiç merak etmemişim. Bu ayıp bana yeter.


Bir yıl sonra şöyle bir haber okuduk:
“Alarko Holding A.Ş.(ALARK) havacılık sektöründe faaliyet göstermek üzere yeni bir şirket kuracağını duyurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan duyuruda, Alarko Holding’in bağlı ortaklığı Alfor Aviation and Technical Services Limited’in, 18 milyon TL sermayeli bir anonim şirket kurma kararı aldığı belirtildi.”


Bu haberden sonra gelişme olmamış ve şirket de faaliyete geçememiş.
Aradan yine aylar geçmiş ve 31 Ekim 2025 tarihinde Alfor Aviation’un sekiz uçağı yolcudan kargoya dönüştürmek için yabancı şirketle anlaşma yaptığı haberlerini görüyoruz medyada.


Son olarak, Alarko’nun CEO’su Ümit Nuri Yıldız Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde pandemi sürecinde kargo uçaklarına ihtiyaç duyulduğunu ve bunun hala devam ettiğini belirterek “Sektördeki bu açığı kapatmak için, farklı bir teknoloji ve düşük maliyetle yolcu uçaklarını kargoya dönüştürme projesi başlattık. İlk adım olarak A330 tipi bir uçağı önümüzdeki aylarda kargoya dönüştürerek uçurmayı umut ediyoruz.” diye konuşmuş.


Yani ortada henüz bir dönüşüm eseri uçak yok. Aylar sonra olacakmış.


Üzeyir Garih ve İshak Alarko gibi çok değerli iki iş insanının kurduğu ve her alanda başarısını kanıtlamış Alarko gibi dev bir şirketin havacılık alanında yapacağı bir yatırımın bu kadar geç kalmasında, bazı nedenler olabilir.
Bu yatırımın asıl yapılma sebebi olan pandemi vardı demek de doğru olmaz.
Alarko, doğru alan seçmiş ama doğru insanları acaba seçmiş mi diyorum.


Havacılıkta zaman çok önemliyse, bu yatırımda da aynı kurallar geçerlidir.
Üç yıl rötarın mazereti ne olabilir?
Alarko’nun adına, geçmişine güvenip bu yatırımla sektörde dengeler değişir demiştim. Galiba bu konuda yanıldım.
Henüz biten iş ve değişen denge yok. İlk uçak ne zaman uçacak bekliyoruz.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...