Sabır taştı: Bu futbol şampiyon yapmaz!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bu akşam Kadıköy’de sadece iki puan kaybedilmedi…

Aynı zamanda bir sezonun umutları da ağır yara aldı.
 
Fenerbahçe taraftarı belki de bu sezon ilk kez bu kadar inanmıştı şampiyonluğa. Hafta içi olmasına rağmen stat çevresi saatler öncesinden doldu, tribünler tek yürek oldu. Maçın ilk düdüğünden son saniyesine kadar destek kesilmedi.
 
Ama sahadaki karşılık?
Koca bir hayal kırıklığı.
 
İlk yarıda oynanan futbol, büyük takım refleksinden tamamen uzaktı. Tempo yok, baskı yok, istek yok… Sadece anlamsız bir top çevirme oyunu. Fenerbahçe, sanki skor avantajını almış gibi rahat, hatta umursamaz bir görüntü çizdi. Oysa ortada kazanılması gereken bir maç, alınması gereken bir sorumluluk vardı.
 
Bu takımın artık şu gerçeği anlaması gerekiyor:
Defansta yan pas yaparak maç kazanılmaz!
 
Taraftarın sabrı taştı. Tribünler artık reaksiyon veriyor çünkü insanlar sahada mücadele görmek istiyor. Rakibi boğan, hataya zorlayan, kazanmak isteyen bir takım görmek istiyor. Ama Fenerbahçe ısrarla oyunu yavaşlatıyor, kendini de rakibini de uyutuyor.
 
Sonra ne oluyor?
Tek bir hata… Ve bütün plan çöküyor.
 
Yenilen golle birlikte panik başlıyor. O özgüvenli(!) paslaşmalar bir anda telaşa dönüşüyor. Bu kırılganlık, şampiyonluk yolundaki bir takım için kabul edilebilir değil.
 
Daha da düşündürücü olan şu:
Kadrosu bu kadar kaliteli olan bir takımın, bu kadar basit goller yemesi nasıl açıklanır?
 
Savunma hattı kağıt üzerinde ligin en iyilerinden biri. Orta saha desen öyle. Ama sahaya bakıyorsun; koordinasyon yok, direnç yok, liderlik yok. Özellikle son dakikalarda yaşanan düşüş artık tesadüf değil, kronik bir sorun.
 
Ve en acısı…
Sadece bir dakika dayanamadı bu takım.
 
O bir dakika dayanılabilseydi, bugün bambaşka şeyler konuşuyor olacaktık. Belki de Galatasaray derbisi öncesi psikolojik üstünlük ele geçirilmiş olacaktı. Ama Fenerbahçe yine kritik anda tökezledi.
 
Bu artık bir alışkanlık hâline geldi.
 
Çaykur Rizespor gibi bütçe ve kalite olarak geride olan bir takıma karşı, şampiyonluğun en kritik haftalarında puan kaybediyorsan; burada sadece şanssızlık değil, ciddi bir zihniyet problemi vardır.
 
Teknik direktör Domenico Tedesco için de artık bahane kalmamıştır. Evet, eksik kadro, yapılmayan transferler… Bunlar doğru. Ama sahadaki ruhsuzluk, temposuzluk ve plansızlık açıklanamaz. Bu oyun anlayışıyla ne şampiyonluk gelir ne de gelecek sezon umut verir.
 
Fenerbahçe taraftarı çok şey istemiyor:
Mücadele eden, savaşan, kazanmak için risk alan bir takım istiyor.
 
Ama sahada gördüğü şey:
“Bal yapmayan arı” misali, etkisiz bir kalabalık.
 
Büyük oyuncu, büyük maçta ortaya çıkar.
Büyük takım, kritik anlarda farkını koyar.
 
Fenerbahçe ise yine o anı kaçırdı.
 
Ve artık şu cümle daha yüksek sesle söyleniyor:
Bu oyunla şampiyonluk sadece hayal.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...