Türk hakemliğinin Dünya Kupası utancı!
Türkiye A Milli Futbol Takımımız, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası sahnesine dönüyor.. Bu başlı başına bir gurur vesilesi.. Amaaaa aynı turnuvada tek bir Türk hakemin bile yer almaması, bu gururun içine düşen koskoca bir gölge..
FIFA tarafından düzenlenen ve 49 ülkeden hakemlerin davet edildiği bir organizasyonda Türkiye’nin tamamen dışarıda kalması tesadüf değil.. Bu, yılların birikmiş hatasının, göz göre göre gelen çöküşün ilanıdır..
Bir zamanlar Dünya Kupası yarı finali yöneten, Şampiyonlar Ligi finalinde düdük çalan Türk hakemliği.. Bugün bırakın finali, turnuvanın kapısından içeri bile alınmıyor..
2026 Dünya Kupası’nda 49 ülkeden 170 hakem görev alacak.. Ama içlerinde tek bir Türk hakemin bile olmaması, Türk hakemliğinin uluslararası alanda artık bir karşılığı olmadığını açıkça gösteriyor..
Peki neden?.. Çünkü siz kendi hakeminize güvenmiyorsunuz..
Süper Lig’de oynanan son 8 derbinin 6’sını FIFA kokartı olmayan hakemlere yönettiriyorsunuz.. Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu kendi hakemine güvenmezken, FIFA neden güvensin?..
Bir tarafta Fenerbahçe “yabancı hakem istiyoruz” diyor.. Diğer tarafta Okan Buruk “Türk hakemlerine güveniyoruz” diyor.. Ama sahadaki gerçekler bu sözleri boşa düşürüyor..
Aynı sezon içinde Beşiktaş - Galatasaray maçlarının ilkinde rakibinin boğazını sıkan, ikincisinde düdükten sonra topa vuran Victor Osimhen sahada kalabiliyorsa.. Derbilerde kırmızı kartların “9 kişi kalmasınlar” diye cebinde tutulduğu algısı oluşuyorsa.. Bu ligde adalet değil, tartışma üretilir..
Son kupa çeyrek finalinde daha oyuna girmeden hakemi baskı altına almaya çalışan, oyuna girdikten sonra da faul bile olmayan bir pozisyonda hakeme saldırı sınırına gelen Victor Osimhen oyunda tutuluyorsa.. O hakemin Dünya Kupası’nda düdük çalmasını beklemek hayal olur..
Türk hakemlerinin adeta dokunulmazlık zırhı altına aldığı Lucas Torreira ile Victor Osimhen Avrupa maçlarında nasıl cezalı duruma düştüğünü herkes gördü.. Demek ki sorun oyuncularda değil, standartlarda..
Meşale atılan sahada maçı durdurmayan.. Rezaletin zirve yaptığı ortamda oyunu kontrol edemeyen.. Kulüp başkanından yumruk yiyen hakemi mi çağıracaklar Dünya Kupası’na?..
Koşu testini geçemeyen, İngilizce bilmeyen hakemlerinizi mi davet edecekler World Cup 2026’ya?..
Böyle bir ortamda tarafsızlık da, güven de, itibar da kalmaz.. Ve kimse böyle bir hakemi Dünya Kupası’na çağırmaz..
Merkez Hakem Kurulu ve Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yıllardır inşa edilen bir sonucun fotoğrafıdır..
Ve evet.. Yıllardır “Fenerbahçe’yi bitireceğiz” diyerek Türk futbolunun dengesini bozan zihniyetin de bu çöküşte payı vardır..
Bugün kimse kusura bakmasın.. Bu utanç ortaktır..
İsteyen bu tabloyla övünsün.. Ama gerçek değişmez..
Türk hakemliği tarihinin en itibarsız dönemini yaşıyor.. Ve bunun sorumluları hâlâ koltuklarında oturuyor, kalkmaya da hiç niyetleri yok!..