Hayaller gerçek olsa
Durduk yerde, Geleceğin Galatasaray’ı mı, Galatasaray’ın geleceği mi? diye yeni bir tartışma açmak istemiyorum. 26.kez şampiyon olmuş beş yıldızlı bir takım ve Şampiyonlar Ligi’nde şimdilik kabul edilebilir derecede başarı varken keyifleri kaçırmanın alemi yok. Amma velakin geçmişe takılmadan gelecek için yapılası hususları da konuşmamak olmaz. En tehlikeli zamanlar başarı yüzünden duygusallaşıp, yapılacakları ötelemek, gerçeklikten uzaklaşmakla başlar. Zafer sarhoşluğundan süratle ayılmak şart... Galatasaray büyük bir atılımın arifesinde… Burada en küçük hata büyük sıkıntılar doğurur. Malum bundan önce benzeri başarıdan sonra yapılmayanlar yüzünden Galatasaray hisse satmak zorunda kalmıştı…
MEDENİ BİR ŞEKİLDE VEDALAŞMAK
Yapılması gereken ilk icraat, Galatasaray’da, saha içinde ve dışında çok büyük işler yapan ve bir ikon olarak kulüp tarihine damga vuran Icardi ile medeni bir şekilde vedalaşmak olmalı. Bu Türk usulü bir türlü ilişki sonlandıramama hastalığından çıkalım. Icardi, 4 yıllık kontratının ilk 2 yılında Galatasaray’a gerçek manada sahada ciddi katkılar sağladı ama son 2 yılda da Galatasaray’ın Icardi’yi karşılık görmeden taşıdığını söyleyebiliriz. Yan ödemeleri ile yılda 15 milyon euro’ya yaklaşan bir ücret alan Icardi’nin bugünkünden de geriye düşecek performansı sadece maddi değil, manevi olarak da takımda sorunlar yaratır. Icardi, yedek kalmak istemeyen bir karakter ama hayatın gerçekleri isteklerin önüne geçiyor maalesef. Şu anda takımda sırf bundan sebep bazı sıkıntılar olduğunu tahmin etmek zor değil. Onun için 3 de alsa 5 de alsa Icardi’ye vedanın zamanı geldi geçiyor. Galatasaray Hagi’ye, Drogba’ya ve daha nice büyük futbol ustasına usulünce veda etmiş vefalı bir kulüp. Hem Icardi için, hem Galatasaray için doğrusu bu... Mahalle baskısı yaratıp ayağımıza sıkmayalım… Kaldı ki yeni yabancı kuralını da düşünürsek, bu ayrılık zaten mecburi... Aksi durumda yaşanacakları tahmin etmek zor değil...
YARIŞAN EKİPLER
İkinci konu, Sportif AŞ’ye Dursun Özbek dahil toplam 4 kulüp yöneticisi atadıktan sonra 11 tane nakdini ve vaktini Galatasaray’ın yeni dönem rüya projesi olarak lanse edilen tesisleri 2 yıllık sürede tamamlayacak Galatasaraylı babayiğitleri tespit edip onları işe koymakla devam edelim. Sanırım stadın yanına 4 adet yeni idari ve sportif tesis binası yapılacak. Bu nedenle 3’er kişilik guruplar kurup bu tesislerin finansman ve imalatını bu Galatasaraylılara emanet etmek gerek. Bu yapımı planlanan tesisler göz önünde, her daim ilerleme, imalat yapılıp yapılmadığı izlenecek bir yerde... Mecidiyeköy gibi, inşaatın yılan hikayesine dönmesi camiada ciddi moral bozukluğu yaratır. Proje güzel, icraat kolay değil. Bu tesisleşme işini yarışma haline getirmek en doğrusu... ABD’de 19. yüzyılda demiryolları bu tarz yarışan ekiplerin çekişmesi sebebiyle az zamanda büyük işler yapılması ile sonuçlandı. Bu modeli Galatasaray’a öneriyorum... İsimler söyleyebilirim ama haksızlık etmek istemem, Dursun Abi bu işi çoğumuzdan çok daha iyi yapar…
HOLDİNG YAPILANMASI
Üçüncü olarak, milyon forma satan mağazacılık AŞ’nin hızla halka açılması işlemlerine başlayıp, oradan gelecek finansman ile Sportif AŞ’nin, Gayrimenkul AŞ’nin, Dijital AŞ’nin de dahil olduğu bir çatı şirket-Holding yapılanmasına geçilerek bu yolla yeni finansman ve halka arz gibi enstrümanların daha da genişletilmesini tavsiye ediyorum... Büyümek için yeniden yapılanmak, bu modele uygun yeni profesyonellerle yola koyulmak şart...
ÖNCÜLÜK YAPMAK
Diğer yandan kulüp bünyesinde amatör olarak adlandırılan spor branşlarının yeni bir idari ve mali yapılanma ile, belki Real Madrid, belki Panathinakos modeli gibi çağdaş ve gerçekçi bir yapı haline getirilmesi için start verip planlama ve hazırlık yapılması gerekiyor. Bugünkü düzenin sürdürülebilmesi orta-uzun vadede mümkün görünmüyor. Bu işin öncülüğünü yaparsa yine Galatasaray yapar.
Nihayetinde tüm bu mali ve idari işlerin ana kaynağı olan Galatasaray futbol ekosisteminin de sadece transferle yıldızlar karması kurarak değil, birtakım olarak süreklilik arz eden sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Öncelikle iyi bir takım olmak, belli bir sistemle ve sürekli bir tempoda oynamak, yorulmamak, mental düşüş yaşamamak, birbirini tanıyan, birbirini kollayan, önce arkadaş sonra takımdaş olan bir ekip yaratmak şart… Maç önü, maç içi teknik kadroya destek verecek proaktif scout ekipleri, ekipmanları, idari yapılanma, bilimsel iletişim teknikleri gibi konular zaten Okan hocanın malumu... Galatasaray, niyet, irade, ehliyet üçgenini iyi kurarsa sonrası malum… 26 yıl daha yeni bir Avrupa kupası beklemeye gerek kalmaz… Galatasaray’ın geleceğine bir katkı olması ve Geleceğin Galatasaray’ını bir an önce gerçek kılması temennisiyle..