Kim bu çocuklar?
Bu Cumartesi Galatasaray Lisesi’nde yapılacak seçimle birlikte Dursun Özbek ve yönetimi 2 yıl süre için yeniden iş başına gelecekler. Her ne kadar tek adaylı olsa da bu seçim aslında bir ‘demokrasi şöleni’.. Çünkü bir aday çıkmaması bile Galatasaraylıların bu yönetimden asgari düzeyde memnun olduğunu ve devamını istediklerini bir anlamda tercihlerini peşin yaptıklarını gösterir. Bundan sebep katılım azdı-çoktu gibi yapılacak değerlendirmelerin gerçekte bir karşılığı olmaz. Rekabet olmayan, bayram tatili öncesine denk gelen bir seçime zaten sonucu belli diye düşünen birçok insanın geleceğini düşünmüyorum. Buna mukabil; Galatasaray’da her seçim hem demokrasi hem de aynı zamanda ‘Demokles’in şöleni’dir.. Anlayana tabii..
DURMAK DÜŞMEK DEMEKTİR
Hal böyle iken ve seçim sonucu baştan belli olduğuna göre Galatasaray yönetiminin vakit kaybetmeden önümüzdeki Pazartesi günü mazbatayı alıp görev dağılımını yapması ve hemen işe koyulması lazım. Zira bu yıl dünya kupası sebebiyle transfer zaman bakımından sıkışacak. Bu arada Galatasaray bu sezon şampiyon oldu diye yanılmamak ve bu takıma 3-4 tane ciddi takviye yapmak gerek. 350 milyon Euro yatırım yaptıktan sonra görünen eksikler tamamlanmaz, aksayan oyuncular yerine transfer yapılmazsa bu sezon zor geçer. Galatasaray geldiği seviye itibarı ile küçülerek veya aynı seviyede durarak yoluna devam edemez, etmemeli. Durmak, geri düşmek demektir. Bu sezon var olan takıma yaklaşık 150 milyon Euro civarında yeni yatırım yapmak, bu arada eldeki bazı oyuncuları üç aşağı beş yukarı 70-80 milyona satmak ve neticede 400-500 milyon Euro bandında değere sahip güçlü ve yenilenmiş bir kadro ile yola devam etmek en doğru tercih olur. Yoksa son 4 yılda yapılan Osimhen dahil tüm oyuncu yatırımları arzulanan sonucu vermez ve Galatasaray tökezler. Gelecek sezon forma satmak, UEFA’dan gelir elde etmek ancak yeni yatırımla, yeni başarılarla mümkün olur. Ha bu arada bekleyip de yine geç kalınırsa, panikle şu anda 30 milyon ederi olan oyuncuyu son anda 50’ye alır Galatasaray. Geçen yıl olduğu gibi bu duruma düşmemek için oldukça hızlı olmak şart. Peki bu konuda umutlu muyum?.. Maalesef ki değilim..
BİZ KARDEŞİZ BİRBİRİMİZİ BİLİRİZ
Tek adaylı bir seçim yapılacak 23 Mayıs’ta ama ben yine de uzun süredir rahatsız olduğum bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. Son yıllarda bazı ‘sinyalci tipler’ Galatasaray Liseli Genel Kurul üyelerini kendi arka bahçeleri olarak görmeye, yedirebildikleri muhataplarına ‘bizim çocuklar’ diye adlandırdıkları bir gurubu yönlendirdiklerini iddia edip adeta oy pazarlamaya heves ettiler. Bunu yapanlar, bu çocukların oylarını seçimlerde masaya pey olarak sürmeye yeltenenler Galatasaray Liseli olsa hadi bir nebze hatır-gönül-devredaşlık-abilik falan diye inanabilirim. Ama bu arkadaşların ne lise ile bir alakaları var ne de liselileri doğru dürüst tanıyorlar. Ülkenin en zeki çocuklarının aklı ile alay eden bu sinyalcileri uyardık olmadı, onlara inananları ikaz ettik yine olmadı. Şimdi son çare kendilerini kullandırmayacağını iyi bildiğimiz mektepli kardeşlerime sesleniyorum. Bu gibi kendini bilmezlere kim olduğunuzu hatırlatın.. Biz, ‘bizim çocuklar’ın kim olduğunu gayet iyi biliyoruz, onlar da bizi biliyor. Malum bizler kardeşiz, birbirimizi bilir, tanırız.. Ama demem o ki; bu her seçim öncesi ortaya çıkan ‘kimin çocuğu’ olduğunu bilmediklerimize lütfen Galatasaray usulünce hadlerini bir de siz bildirin ki onlar da ‘bizim çocuklar’ın kim olduğunu öğrensin, anlasın..