Senin Penceren Hangisi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dışarıya baktığımızda gördüğümüz şeylerin tamamının gerçek olduğunu düşünmeye meyilliyiz. Bir insanı, bir olayı ya da herhangi bir durumu ilk izlenimimizle değerlendiriyor; çoğu zaman farkında bile olmadan zihnimizde bir sonuca varıyoruz. Oysa gözlerimizin gördüğü her şey, gerçeğin yalnızca bize yansıyan kısmıdır. Çünkü hepimiz hayata kendi penceremizden bakıyor, gördüklerimizi yaşadıklarımızla, ön yargılarımızla ve beklentilerimizle anlamlandırıyoruz.

 

Bu yüzden aynı manzaraya bakan iki insan, birbirinden tamamen farklı sonuçlara ulaşabiliyor. Kimi yalnızca görüneni fark ederken, kimi görünmeyenin izini sürüyor. Asıl mesele ise ne gördüğümüzden çok, gördüklerimizin ardındaki hikâyeyi anlayabilmekte yatıyor.

 

Örneğin yaşlı bir ağaca baktığımızda çoğu zaman heybetini, yıllara meydan okuyan görüntüsünü ve sağlam duruşunu görürüz. Ancak o ağacın içten içe çürümeye başlamış olabileceğini, geçmişte kırılan dallarını, dökülen yapraklarını ve geçirdiği fırtınaları düşünmeyiz. Gördüğümüz güçlü görüntü, yaşadığı zorlukları her zaman anlatmaz.

 

Başarılı insanlara baktığımızda da benzer bir yanılgıya düşeriz. Ulaştıkları noktayı görür, fakat o başarıya ulaşmak için verdikleri emeği, vazgeçtikleri şeyleri, yaşadıkları hayal kırıklıklarını ve sayısız denemelerini çoğu zaman bilmeyiz. Sonuç kısmını görür, süreci ise göz ardı ederiz. Böyle olunca da onları ya küçümser ya da başarılarını sıradanlaştırırız.

 

Neşeli insanları gördüğümüzde de çoğu zaman kahkahalarının ardında saklı olan acıları fark etmeyiz. Gülümseyen bir yüzün içinde kaç kırgınlık, kaç mücadele ve kaç sessiz gözyaşı olduğunu bilemeyiz. Çünkü insanlar her zaman yaşadıkları yükleri dışarıya yansıtmazlar.

 

Aynı şekilde bir insan hakkında hüküm vermek de çoğu zaman en kolay seçenektir. Anlamaya çalışmak, empati kurmak, dinlemek ve yardımcı olmak ise daha fazla emek ister. Bu nedenle çoğu zaman kolay olanı seçer, anlamak yerine yargılamayı tercih ederiz.

 

Oysa hayat, ilk bakışta gördüklerimizden ibaret değildir. Bazen gerçeği daha net görebilmek için sadece baktığımız yeri değil, baktığımız pencereyi de değiştirmemiz gerekir.

 

Çünkü bazı şeyler aynı kalmaz; değişmesi gereken, çoğu zaman karşımızdaki değil, bizim bakış açımızdır. Peki senin penceren hangisi?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...