Irak’ta nadas ve ihya operasyonları
Irak’ta çok ama çok geç kalınan yolsuzluk, rüşvet, kamuya zarar, çeteleşme operasyonları nihayet yapıldı. Devamı mı? Çok daha hızlı ve kapsamlı şekilde gelecektir çünkü “fetih yapılmak isteniyorsa öncelikle adalet, liyakat, bürokrasi ve siyasete neşter vurulmalı” ve halkın yaşam koşulları İHYA edilmeli. 9 Haziran tarihli “SURİYE VE IRAK’TA İHYA VAKTİDİR” başlıklı yazım ile aslında şu an Irak’ta yapılan temizlik operasyonlarının ilk sinyalini vermiş ve geliyor demiştim.(Okumanızı tavsiye ediyorum). Irak’ta başlayan İHYA OPERASYONLARI Suriye de de olur mu? Olur. Bekleyip göreceğiz…
TRUMP ÇOK RAHATSIZDI
ABD Başkanı Trump son aylarda başta Irak olmak üzere Arap ülkelerinin yöneticilerine yönelik kinayeli bir şekilde şu cümleleri sıkça zikrediyordu; “bunlarda o kadar çok para var ki ne yapacaklarını bilmiyorlar”! Aslında o cümledeki “ne yapacaklarını bilmiyorlar” kısmının altında yatan meal ise şuydu; “paraları nereye kaçırıp saklayacaklarını bilmiyorlar!” Özetle gelinen Ortadoğu tablosu şunu anlatıyor: İran savaşıyla birlikte ABD, bölgenin revize edilmesi için tüm planlarını alenen ortaya sürmeye başladı. Tüm planların merkez üssü de elbette ki Irak. Irak’ı ben de çok önemsemiyorum ve yaklaşık on yıldır yakından çalışıyorum çünkü Asya, Afrika, Avrupa, ABD başta olmak üzere tüm dünyanın sinir sistemi Irak’ta kesişiyor…
IRAK PASTASI DİLİMLENMİŞ VE SAHİPLERİNE TEKELLENMİŞTİ
Irak’ın yeni Başbakanı Ali Zeydi, ABD’nin de desteğiyle göreve güçlü ve hızlı başladı. Bu desteğin karşılığı olarak da ABD ziyareti öncesinde elinde somut temizlik operasyonlarının olması gerekiyordu. Bu durum şimdiye kadar gemilerini dolar ve altınla doldurup uçurmaya alışkın olanları fazlasıyla rahatsız etti. Çünkü eski düzende Irak pastası bazı kesimler tarafından dilimlenmiş ve pay edilmişti. Kimlerin nereden ne kadar alacağı belliydi ve bu durum siyaset-bürokrasi-diplomasi-iş dünyası-basın-medya-sivil toplum kuruluşları tarafından da kabul ediliyordu çünkü “hepsinin de payı vardı” o pastanın kırıntılarında. Peki ya Iraklılar? Iraklıların payına ne düşüyordu? Iraklıların payına düşen kaos, yoksulluk, kavga, göç etmek ve Şii-Sünni-Arap-Kürt-Türkmen-Hristiyan olarak ayrışmak oldu.
SADR HAREKETİ İLK TEPKİYİ KOYMUŞTU
Birkaç yıl önce “Irak’taki bu yanlış düzeni kabul etmiyoruz, Irak siyaseti sadece menfaat üzerine işliyor” diyen Sadr Hareketi aktif siyasetten çekilme kararı almış ve tüm milletvekilleri istifa ederek evine çekilmişti. Aradan geçen bunca zamana rağmen Sadr Hareketi siyaset orucunu bozmadı ve sessiz sakin beklemeyi tercih etti. Bu sessizlik Sadr’a oy veren insanları başka partilere yönlendirmedi tam tersine daha da güçlendirdi çünkü Irak’taki siyasi ve bürokratik çürüme hızla devam etti. Yarın Irak’ta seçim olsa ve Sadr Hareketi seçime katılsa büyük bir başarı elde edecektir buna eminim. Belki de Sadr’ın önümüzdeki seçimde (belki de bir iki yıl içinde) siyasete girdiğini göreceğiz.
TOPRAĞIN ALTINA MİLYARLARCA DOLAR GÖMMÜŞLER
Trump “bunlarda o kadar çok dolar var ki ne yapacaklarını bilmiyorlar” lafını boşuna demedi. Trump söylemleriyle “paraları nereden-nasıl çaldığınızı ve nerelere sakladığınızı biliyorum, az kaldı hepsini elinizden alacağım” diyordu aslında. Geçtiğimiz hafta Irak’ta yapılan başka bir operasyonda da toprağın altına gömülen milyarlarca dolar ve dinar, kilolarca altın ele geçirildi. Bu tablo çoğu insanda akıl tutulması yaratsa da ben şaşırmadım. Çünkü Irak’ta her hükümet kuruluşu aşamasında, milletvekili listeleri hazırlanırken, bürokratik görev dağılımları yapılırken çok normalmiş gibi yapılan “ne kadar verirsin” konuşmalarına ve havada uçuşan milyonlarca dolarlık pazarlıklara aşinayım. Özetle Irak’ta “para; liyakati, adaleti, vatanseverliği, kurumsallığı elinin tersiyle tokatlıyordu” dersek yeridir.
ARTIK GİTMİYOR BU DÜZEN
Gelinen noktada Irak’ta ve komple Ortadoğu’da bu çarpık düzenin gitmediği net bir şekilde anlaşıldı. Iraklıların gözü açıldı. Kimseler bakanları, milletvekillerini, yöneticileri, kralları, başkanları takmıyor; hayatlarını ihya edecek dokunuşlara vesile olmuyorlarsa!
TRUMP İÇİN ŞİMDİ İHYA VAKTİDİR
Trump Ortadoğu’da işlerin krallar, başbakanlar, cumhurbaşkanları ve terör örgütleri ile gitmeyeceğinin ve kaos-çatışmalardan elde edilecek “hasat devrine” ara verilmesi gerektiğinin farkına vardı. Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da bu yönde hızlı ve olumlu kulis görüşmeleri yapıyor. O halde Irak’ta ne olmalı diye sorarsanız, şimdi NADAS ve İHYA vaktidir derim!
NADAS VE İHYA YOKSA IRAK’IN EX OLMASI KAÇINILMAZ
Sosyal, kültürel, kurumsal, siyasi, bürokratik, vicdani, adalet, ekonomi, moral, motivasyon ve nice tüm verilerin dibi gördüğü Ortadoğu nadasa bırakılmazsa şayet EX olması kaçınılmaz. Ex bir Ortadoğu da ABD’nin asla istemeyeceği bir durum. Bu nedenle şimdi Irak’ta başlatılan ve bakanlara, bakan yardımcılarına, eski yeni milletvekillerine, başkanlara, danışmanlara kadar ulaşan temizlik operasyonları Iraklıları fazlasıyla mutlu ediyor. Devamında ise, çok daha üst düzey isimlere ve hatta bu isimlerin yurt dışı bağlantılarına kadar ulaşıp uluslararası bir boyuta taşınabilir yolsuzluk-hırsızlık operasyonları. Böylelikle Trump Ortadoğu insanının takdirini de kazanmış olacaktır. Ve nadas-a bırakılan Irak biraz nefes alıp güçlenerek “yeni dengelerinin belirmesine” sebep olacaktır. Sonrasında da yeni dengeler eşliğinde taşlar oturtulmaya devam edecektir.
KÜRTLER YENİDEN SEÇİME GİDEBİLİR AMAAAAA…
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi seçimin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hükümeti kuramadı. Bu durum bölgenin refah simgesi olarak gösterilen Erbil Yönetimi’nin güven ve itibar kaybına sebep oldu. ABD’nin sıkça dile getirdiği “hükümeti kurun artık” tepkisi de bir sonuç vermedi. O halde şu an eldeki tek seçenek; yeniden seçime gidilmesidir. Fakat yeniden seçime gidilmesi ciddi sorunlara neden olabilir. Çünkü yenileyecek seçimle kemikleşmiş dengelerin değişme ihtimali çok yüksek. Dilerseniz bu konuyu diğer yazıya bırakalım…