Hukukun nisbîliği ve bilişim hukukuna merhaba
Hukuk, doğası gereği toplumu geriden takip etmektedir. Bir konunun hukuk tarafından düzenlenmesi için öncelikle ilgili konunun toplumda ortaya çıkması ve toplum düzeni için önemli hale gelmesi gerekmektedir. Hukukla toplum arasındaki bu bağlantı, hukukun nisbîliği ya da göreceliği olarak adlandırılır.
Hukukun nisbîlik özelliği, hukuk kurallarının zamana ve topluma göre değişmesi olarak da ifade edilebilir. Örneğin; ABD’de geçerli olan hukuk kuralları ile Türkiye’deki hukuk kuralları birbirinden farklıdır. Ülkemizde 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında Anayasa değişmiş, 1982 Anayasamız da defalarca revize edilmiştir. Bunun gibi birçok yasal metin zaman içerisinde değişikliğe uğramış, yürürlükten kaldırılmış ve yerlerine yenileri konulmuştur.
Onsekizinci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan sanayi devrimi ile birlikte toplum, fabrikalar, buharlı makineler, denizaşırı ticaret, sendikalar, toplu sözleşme, işçi hakları gibi birçok yeni kavramla karşı karşıya kalmıştır. Ortaya çıkan bu yeni kavramlar, ticaret kanunlarından iş kanunlarına, medeni kanunlardan ceza kanunlarına kadar birçok yasal metinde değişiklikler yapılmasına, yeni yasal metinlerin yürürlüğe konulmasına sebep olmuştur.
Bilişim devrimi ya da bilişim çağının başlangıcı olarak da adlandırılan, insanlık tarihinin son devrimi ise bilgisayar ve internet ile doğmuştur. 1945 yılında ilk bilgisayar olarak kabul edilen ENIAC’ın (Electronic Numerical Integrator and Computer) icadından sonra bilgisayarlar hızla gelişmiş, kişisel bilgisayarlar icat edilerek evlere kadar girmiştir. 1969 yılına gelindiğinde önce internetin atası olarak kabul edilen ARPANET, 1983 yılında TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol) protokolleri, 1989 yılında World Wide Web (www) ya da bugünkü bilinen adıyla “internet” kullanılmaya başlanmıştır. Web 1.0 olarak adlandırılan bu dönemden sonra, 2004 yılı itibariyle “etkileşimli internet” olarak da tarif edilen web 2.0 döneminin başlamasıyla birlikte 2004 yılında Facebook, 2005 yılında YouTube, 2006 yılında X (Twitter) ve 2010 yılında Instagram kurularak, günlük hayatımızın birer parçası haline gelmiştir. 2020-2021 yıllarından itibaren yapay zekânın da işin içine girmesi ile birlikte web 3.0 dönemini yaşamaya başladık. Hem ülkemizde hem de dünya çapında yapılan güncel bilimsel araştırmalar, 16-65 yaş arası bireylerin yüzde 90’ına yakın bir kısmının internet ve sosyal medya kullanıcısı olduğunu göstermektedir. Bilişim devrimi ile birlikte sadece günlük alışkanlıklar değil, aynı zamanda kamu kesimi de önemli bir şekilde değişmiştir. Ülkemizde 18 Aralık 2008 tarihinde www.turkiye.gov.tr adresinin (e-Devlet Kapısı) açılmasıyla birlikte devlet de dijitalleşmeye başlamış, kurumlar birbiri ardına sisteme entegre olarak birçok hizmeti e-devlet üzerinden vererek daha erişilebilir bir hale gelmiştir.
Yaşanan bilişim devriminin doğal sonucu olarak hukuki metinler de değişmeye ve yeni kanunlar, yönetmelikler, tebliğler ortaya çıkmaya başlamıştır. 2004 yılında yeni TCK’ya eklenen bilişim suçları, 2004 yılında Elektronik İmza Kanunu, 2007 yılında 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Kanunu, 2008 yılında 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 2014 yılında 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2016 yılında 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), 2024 yılında Kripto Varlıklar ile İlgili SerPK'ya Eklenen 35/B ve 35/C Maddeleri başta olmak üzere, birçok kanun, yönetmelik ve tebliğ birbiri ardına kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Böylece bilişim çağının gereklerine hukuki olarak da uyum sağlanmaya çalışılmıştır. Böylece “bilişim hukuku” adında yeni bir hukuk alanı ortaya çıkmış ve kapsamını hızla genişletmiştir. Bundan sonraki süreçte de başta yapay zekâ olmak üzere birçok konuda yeni yasal düzenlemelerin yapılması beklenmektedir.
Bu yazımızla birlikte sizlere merhaba dediğimiz köşemizde, bilişim devrimiyle birlikte ortaya çıkan bu yeni hukuk dalı kapsamında hukukî konuları ele alacak, sosyal medya, internet yayıncılığı, bilişim suçları ve bilişim vasıtalı suçlar, yapay zekâ, kripto varlıklar, KVKK gibi temel konularda ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler çerçevesinde değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Siz değerli okuyucularımızın sabrı için şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.