Bağımsız ödüllü!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bağımsız film festivallerinden çıkan işleri hep merak etmişimdir. Çünkü o festivallerde jüriyi ikna etmek için büyük bütçeden çok, sağlam bir hikâye gerekiyor. Erkan Kolçak Köstendil'in yazıp yönettiği "Resmin Aklımda Kaldı Izdırap" da bu yüzden dikkatimi çekti. 

Film için 19 uluslararası ödül aldığı söyleniyor. Ancak bunun altını doğru doldurmak lazım. Bu ödüller Cannes, Berlin ya da Toronto gibi A sınıfı festivallerden değil, yıllara yayılan bağımsız uluslararası festivallerden geliyor. Örneğin projenin parçalarından "Suma", 2018'de Moscow Indie Film Festival'den yedi ödülle dönmüştü. Bence bu da küçümsenecek bir başarı değil.

Asıl ilgimi çeken taraf ise projenin yapısı… "Resmin Aklımda Kaldı Izdırap", Erkan Kolçak Köstendil'in yıllardır üzerinde çalıştığı "R.A.K.I." adlı projenin bir parçası. "Suma", "Su", "Şeker" ve "Anason" isimli dört hikâyeden oluşuyor. Başrollerde Görkem Sevindik ile Öznur Serçeler yer alırken, Meral Çetinkaya, Can Gören ve Ercan Reşat Demir de kadroda bulunuyor.

Bir oyuncunun kamera önünde başarılı olması başka, kamera arkasında kendi dünyasını kurması bambaşka bir iş... Erkan Kolçak Köstendil'in oyunculuğunu zaten beğeniyorum. Bu kez merak ettiğim şey, yönetmen olarak bana hikâyesini nasıl anlatacağı.

Ödülsüz gelmez!

Hazır festivallerden söz açılmışken, bu kez "Cinlerin Düğünü"nden söz edelim. Son günlerde filmle ilgili peş peşe haberler okuyorum. Bana kalırsa bunun en önemli nedeni, yönetmenin uluslararası sinemadaki yükselişini sürdürmesi. 

Ferit Karahan'ın yazıp yönettiği "Cinlerin Düğünü", Toronto Film Festivali'nin Ana Yarışma bölümüne seçildi. Son günlerde çıkan bazı haberler filmi ödülle dönmüş gibi gösterse de henüz festival gerçekleşmedi. Film dünya prömiyerini Toronto'da yapacak. Ama Toronto gibi bir festivalin Ana Yarışma seçkisine girmek bile başlı başına önemli bir başarı.

Film, yıllar sonra kız kardeşlerinin düğünü için Anadolu'daki köylerine dönen dört kardeşin geçmişle yüzleşmesini anlatıyor. Aile sırları, kuşaklar boyunca taşınan kırgınlıklar ve Anadolu'nun sert gerçekliği, Ferit Karahan'ın anlatımıyla bir araya geliyor. Oyuncu kadrosunda Baki Davrak, Kaan Yıldırım, İlhan Şen, Evliya Aykan, Helin Kandemir, Demet Özdemir, Deniz Barut ve Tuba Ünsal gibi birbirinden farklı kuşaklardan isimler yer alıyor.

Ferit Karahan, "Okul Tıraşı" ile benim radarıma girmiş, o filmle uluslararası festivallerden de eli boş dönmemişti. Şimdi "Cinlerin Düğünü"nün de Toronto'dan ödülsüz dönmeyeceğine eminim.

Basın bülteni yorumlar…

Ben "The Odyssey"i henüz izlemedim. Ama günlerdir yapılan yorumları okuyor, videoları izliyorum. İşin Aslı astarı; uzun zamandır bu kadar tek ağızdan yapılan bir övgü görmedim. Kim ne anlatsa aynı cümleler... "Şaheser", "başyapıt", "Christopher Nolan'ın en iyi filmi"... 

Bir de herkes IMAX 70 mm'den, kullanılan kameralardan, görüntü kalitesinden bahsediyor. Bilinmesi zor teknik detaylar havada uçuşuyor. İyi de sorarlar adama; Nolan o kalitede çekti de, sen o kalitede izledin mi? Şehrinde bunu gerçekten gösterebilecek bir sinema var mı? Hadi biriniz izledi, hepiniz mi o kalitede izlediniz? Sanki hepiniz Christopher Nolan'ın kafasındaki görüntüyü birebir görmüş gibi konuşuyorsunuz.

Herkesin aynı kelimelerle, aynı coşkuyla bir filmi övmesi bana samimi gelmiyor. Hiç mi farklı hisseden yok? Hiç mi başka bir ayrıntı gören yok? Bir filmi bu kadar tek sesli anlatınca ben o filmden soğuyorum. Çünkü beklentiyi gökyüzüne çıkarıyorsunuz. Umarım salona girmeden önce bütün bu yorumları unutur, "The Odyssey"i kendi gözümle izleyebilirim.

 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...