İran’sa “Termeh Devrimi” ve büyük değişim yakındır

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İRAN İYİCE YORULDU VE ZAYIFLADI

ABD/İsrail-İran Savaşı 50 yıllık travmaların iyice gün yüzüne çıkmasına ve İranlıların yan yana gelip sesini yükseltmesine sebep oldu. Yükselen sesler şu doğrultuda duyuldu; “ABD ve İsrail’e boyun eğmiyoruz ve iç işlerimize dahil olmalarını kabul etmiyoruz fakat tüm bunlarla birlikte mevcut sistemimizin artık gitmediğini de biliyoruz! Demokrasi ve insan hakları doğrultusunda yaşamak ve yeni cümleler eşliğinde yeni bir yönetim anlayışını elbirliğiyle inşa etmek istiyoruz!”

İranlılar ABD ve İsrail’e boyun eğmemekle birlikte kendi içlerinde yaşanan çürümüşlüğü de kabul etmiyor ve “yeni bir anlayış” talebinde bulunuyordu artık. Bu talep hep vardı aslında fakat seslerini duyurmalarını sağlayacak ortam mevcut değildi. Şimdi hem içeride hem de dışarıda oluşan zamanın ruhu “değişimden” yana. Çünkü mevcut İran rejiminin; eşitlik, demokrasi, insan hakları, kurumsal devlet anlayışı, diplomasi, bürokrasi, eğitim, istihdam, üretim, kalkınma adına elle tutulur hiçbir durumu kalmadı.

Ki 50 yıllık bunca olumsuzluğa rağmen “vatan ve mezhep aidiyeti” ile İranlılar yine de iyi idare etti durumu. İran’ın şu an elinde kalan son kalesi “Hark Adası”! ABD de kıyısından köşesinden Hark Adası’nı vurarak İran’ı masaya oturtmaya çalışıyor. ABD bu konuda başarılı olur mu? Büyük ihtimalle olacaktır çünkü İran’ın içindeki “ılımlı İslam” taraftarlarının da sesinin yükselmesi yakındır!

Ilımlı/demokratik İslam diyorum çünkü İranlılardan yükselen talep bu yönde. Savaşın ilk günlerinde Şah Pehlevi’nin oğlu her fırsatta “ben ben ben” diyerek kendisini ortaya atsa da karşılık bulmadı çünkü İranlıların talebi Şah dönemini geri getirmekten yana değil. İranlıların talebi İran kodlarını kaybetmeden ve güncel dünya şartlarını göz önünde bulundurarak; gücü, huzuru, kardeşliği, yasaları ihya etmekten ve geleceğe güvenle bakmaktan yana.

ÇIKIŞ UMUDU “PEZEŞKİYAN EKOLÜ”

ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ilk gününden bu yana mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a sıklıkla dikkat çektim ve “Yeni İran’ın Pezeşkiyan Ekolü” ile şekilleneceğini savundum. Çünkü mollalar/Devrim Muhafızları rejimine karşı çıkan İranlılar Pezeşkiyan etrafında toplanıyordu. Bu durumdan rahatsız olan devrim muhafızları Pezeşkiyan’ı geriye çekse de halkın Pezeşkiyan sevgisini engelleyemedi. Öyle görünüyor ki “Yeni İran” demokratik İslam ve Pezeşkiyan çerçevesinde şekillenecek.

TERMEH DEVRİMİ İLE YENİ İRAN; NASIL VE NE ZAMAN MI? 

İran’da “Termeh Devrim”in ayak seslerini duymamız yakındır! “Termeh Devrimi” diyorum çünkü  Termeh kumaşı İran’a özgü değerli bir kumaştır. “Genellikle ipek ve yüksek kaliteli yün karışımından üretilir. Üzerinde zarif çiçek motifler veya geleneksel desenler yer alır. Tıpkı el halılarında olduğu gibi zahmetli ve özenli bir el sanatıyla dokunur. Geleneksel kıyafetler, örtüler, seccadeler ve dekoratif ev eşyası yapımında kullanılır…”

Ve bu kumaşın vatanı Yazd Şehri/bölgesidir. “İran’ın çöl ortasındaki kadim kenti Yezd (Yazd), 3.000 ila 5.000 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski kesintisiz yerleşim yerlerinden biridir.

Sasaniler döneminde Kral I. Yezdgerd’in anısına şehre Yezdan Gerd (Yezdgerd'in şehri) adı verilmiş. Yazd Şehri’nin en önemli özelliği ise; dünyanın en eski tek tanrılı inançlarından biri olan Zerdüştlük dininin ana merkezlerinden biri olmasıdır.”

İran’da gerçekleşmesini beklediğim değişime “Termeh Devrimi” diyorum çünkü gerçekleşmesini öngördüğüm devrim, dışarıdan değil içeriden gerçekleşmeyle birlikte mevcut düzenin tam tersi bir anlayışı değil “mevcut düzenin demokrasi-adalet- kanunlar ile ihya edilmesini” öngörecektir. Yani geçmişin ruhu ve geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniyi barış içerisinde inşa etmek bunun adı. 

İran, savaştan ve Irak’taki tüm maddi-manevi beslenme kanallarının kesilmesinden dolayı iyice dibi gördü. Bu nedenle Termeh Devriminin gerçekleşmesi de yakındır diyorum. Bu devrim gerçekleştiği takdirde de diplomasiye dair yeni, ılımlı, diyalogdan yana bir tavra bürünecektir İran. ABD ve İsrail ile barış masasına oturmasına da bir engel kalmayacaktır.

PEKİ YA PJAK LAĞVEDİLECEK Mİ?

Terörsüz Türkiye ile birlikte sıklıkla sorulan sorulardan biri de PJAK oldu. SDG’nin Suriye Yönetimi’ne dahil olması ve kendisini lağvetmesiyle PJAK’ın durumu daha fazla merak edildi. Tüm bu meraklara PJAK kanadı şu cevabı verdi; “İran’da idamlar devam ettiği sürece lağvetme kararı almayacağız”. 

İran’da çok yakında gerçekleşmesini öngördüğüm Termeh Devrimi ile ılımlı-hukuki- demokratik bir yönetim anlayışına kavuşmasını beklediğim “Yeni İran” karşısında PJAK’ta “PKK’nın İran kolu olarak PJAK’ı lağvediyoruz” diyecektir büyük ihtimalle.

İRAN’A TÜRKİYE DESTEĞİ LAZIM

Suriye’deki huzur ikliminin sağlanması ve Irak’a sirayet eden arınma süreci elbette ki Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’nin eseridir. Suriye ve Irak’tan sonra önümüzdeki günlerde İran’ın da Türkiye desteğine ihtiyacı olacaktır. Çünkü İran bu zorlu süreçten tek başına çıkamaz. İran’ın Türkiye varlığına ihtiyacı var bu nedenle Türkiye ve İran arasında da beyaz ve soft bir sayfa açılacaktır. İranlılar şu an devam eden savaşla şunu bir kez daha anladı; “Türkiye İran’ın tek ve samimi dostu! Yaşanan tüm kışkırtmalara rağmen Türkiye İran’a karşı bir cephe açmamakla birlikte gerginliği ortadan kaldırmak için tüm kademeleriyle mücadele etti…” Zaman çabuk geçiyor kim bilir belki de yeni dünya düzeninde Türkiye ve İran iş birliği bölgeye damgasını vuracak!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...