Tecrübeli yönetim, bu sefer tecrübesiz davrandı

YAYINLAMA:

Fenerbahçe, Beşiktaş karşısına hafta içinde alınan Şampiyonlar Ligi biletinin verdiği büyük moral ve özgüvenle çıktı. Tribünlerde umut vardı. Çünkü hafta içinde Lyon karşısında oynanan futbol, sadece Fenerbahçe taraftarını değil, taraflı tarafsız futbolseverleri de mutlu etmişti.

Beklenti açıktı: Lyon karşısındaki Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında da sahada olacaktı.

Ama olmadı.

Bu kez sahada başka bir Fenerbahçe vardı.

Aslında maçın en önemli problemlerinden birini daha önce de defalarca dile getirmiştik: Marco Asensio olmadığında Fenerbahçe'nin oyunu adeta karanlığa bürünüyor.

Asensio takımın güneşi.

O olmadığı zaman takımın hücum organizasyonunda bir ışık eksiliyor. Bazen o karanlığın içerisinde bir oyuncu çıkıyor, bir anda ışığı yakıyor ve Fenerbahçe maçı kazanmayı başarıyor.

Bu işi en fazla yapan isimlerden biri de Anderson Talisca'ydı.

Tam da bu nedenle Talisca'nın gönderilmek istenmesi bugün çok daha fazla sorgulanmalı.

Yönetim, geçtiğimiz hafta sonu Asensio'nun lig maçında sakatlanmasını görmedi herhalde. Görmedi diyorum çünkü hafta içerisinde, takımdan ayrılmak istemeyen Anderson Talisca'nın yoksa zorla gönderilmezdi.

Oysa Asensio'nun sahada olduğu dönemlerde Talisca'ya belki çok fazla ihtiyaç duyulmuyor.

Çünkü Asensio oyunun aklını ve yaratıcılığını taşıyabiliyor.

Ama Asensio olmadığında?

İşte o zaman Talisca gibi bir oyuncuya çok daha fazla ihtiyaç duyuyorsunuz.

Nitekim bugün de bunun örneğini gördük.

Asensio'nun olmadığı, takımın üretmekte zorlandığı ve oyunun sıkıştığı anlarda Fenerbahçe'nin Talisca gibi bir oyuncuya ne kadar ihtiyacı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Açık konuşalım:

Lukaku'dan da, Semedo'dan da, Archie Brown'dan da daha fazla Talisca'ya ihtiyaç vardı bugün.

Taraftarın Talisca'nın gönderilmesine neden bu kadar tepki gösterdiğini anlamak için sadece bu maça bakmak bile yeterli.

Eğer kulüp içerisinde Talisca ile ilgili sportif ya da başka bir problem varsa, bunun açık bir şekilde kamuoyuna anlatılması gerekir.

Yok eğer mesele sadece yabancı kontenjanıysa, o zaman bu kararın mantığını anlamak gerçekten çok zor.

Çünkü bugün sahada gördüğümüz Fenerbahçe, Talisca gibi oyunun kaderini tek bir hareketle değiştirebilecek bir futbolcuya ihtiyaç duydu.

İsmail Kartal'ın Geç Kalan Müdahaleleri

İsmail Kartal maça ideal sayılabilecek bir kadroyla başladı.

Fakat futbol sadece ilk 11'i doğru kurmakla kazanılmıyor.

Maç içerisinde bazı oyuncuların istenilen performansı veremediğini gördüğünüz anda müdahale etmek de teknik direktörün görevi.

Bugün bu müdahaleler hem geç geldi hem de bana göre doğru zamanda ve doğru şekilde yapılmadı.

Özellikle ikinci yarının başında İrfan Can Kahveci oyundan çıkarıldığında, onun yerine İsmail Yüksek tercih edilebilirdi.

Kerem ve Nene de daha erken oyuna alınarak kanatların dinamizmi artırılabilirdi.

Lukaku ise Vedat Muriqi'nin yerine doğrudan bir değişiklik olarak düşünülmek yerine, çift santrforlu bir sistem içerisinde kullanılabilirdi.

Çünkü Fenerbahçe'nin bugün ihtiyacı olan şey daha fazla hücum tehdidiydi.

Fakat sanki önde olan taraf Fenerbahçe'ymiş, sanki skoru koruması gereken takım Fenerbahçe'ymiş gibi bir görüntü ortaya çıktı.

Oysa saldıran, isteyen, daha cesur oynayan taraf Beşiktaş'tı.

Fenerbahçe'nin En Büyük Sorunu: Köprü Eksikliği

Bugün Fenerbahçe'de birkaç oyuncu dışında genel anlamda kötü bir performans olduğunu söylemek haksızlık olur.

Savunmada ve orta sahada mücadele vardı.

Fakat takımın bölümleri arasında bağlantı kuracak bir köprü eksikti.

Top savunmadan orta sahaya, orta sahadan hücuma geçmekte zorlandı.

Beşiktaş bu nedenle Fenerbahçe ceza sahasında çok daha fazla topla buluştu.

Vedat Muriqi'nin ayağına top geldiğinde Kosovalı forvet topu saklamaya, takımını öne çıkarmaya çalıştı. Fakat bu kez de geriden yeterli destek gelmedi.

Böyle olunca Fenerbahçe'nin hücumları birbirinden kopuk hale geldi.

Forvet topu aldı ama yalnız kaldı.

Orta saha mücadele etti ama ileriye bağlantı kurulamadı.

Savunma görevini yaptı ama takımın hücum gücü yeterince ortaya çıkmadı.

İşte tam burada Asensio'nun ve Talisca gibi yaratıcı oyuncuların değeri ortaya çıkıyor.

Beşiktaş Daha Cesurdu

Maçın futbol tarafına baktığımızda Beşiktaş'ın daha cesur oynadığını kabul etmek gerekiyor.

Daha fazla istedi.

Daha fazla hücum etti.

Fenerbahçe ceza sahasında daha fazla göründü.

Hatta biraz daha dikkatli olsalardı, Fenerbahçe kalesinde daha fazla gol tehlikesi de yaşayabilirdi.

Fenerbahçe ise mücadele etti ama oyunu kontrol etmekle oyunu yönetmek arasındaki farkı bugün gösteremedi.

Hafta içinde Lyon karşısında izlediğimiz takımın özgüveni ve oyun cesareti bugün sahada yeterince yoktu

Ve bu durum, taraftarın hafta başındaki büyük beklentisini büyük bir hayal kırıklığına çevirdi.

Hakem Hataları Yine Sahnenin İçinde

Maçın bir başka tartışmalı tarafı da hakem kararlarıydı.

Halil Umut Meler, maçın sonucuna etki edebilecek bazı hatalar yaptı.

Asıl anlaşılması güç olan ise VAR gibi önemli bir teknolojinin bulunduğu bir ortamda hâlâ bu kadar tartışmalı kararların çıkabilmesi.

VAR, hakemin göremediğini görmesi için var.

Hataları azaltmak için var.

Fakat bugün yine hakem kararları maçın önüne geçti.

Bu durum Türk futbolu adına gerçekten üzücü.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...