İstanbul’a layık havalimanımız var

YAYINLAMA:

Ben uçağa ilk kez 1979’da Trabzon Ankara arasında bindim. Üniversiteye
ön kayıt yaptırmak için bindiğim uçak İstanbul Havayolları’nın Caravel’i idi ve tek yönde bilete 10 TL ödemiştim.
İkinci kez uçağa ne zaman bindim hiç hatırlamıyorum. Trabzon Havalimanı o sıralarda günde ancak 2-3 uçağın geldiği küçük bir meydandı. Ankara ve İstanbul Atatürk Havalimanı’nı görüp aradaki farkı biraz olsun anlamıştım.
İstanbul’a yerleştikten sonra Atatürk Havalimanı’ndan kapandığı 2019’a kadar 35 yılda onlarca uçuş yaptım.
Evime beş dakika mesafede olan ve uçak sesleriyle yatıp kalktığımız bu meydanın bendeki hatırası silinmez. Sonraları havacılık sektörüne girince ilişkimiz arttı, sevgimiz çok derinleşti.  
Silivri’ye yeni bir meydan yapılacak dendi, sonra bundan vaz geçildi. Yıllar sonra Arnavutköy Tayakadın Köyü’ne yeni havalimanı yapılacak denilince ilk sözüm ‘oraya nasıl gideriz’ olmuştu. Sonra kuş göç yolları, ormanlar veya tarım arazileri elden gidiyor diyerek karşı çıkılmıştı bu yeni havalimanına.
Ben, Atatürk Havalimanı’nın sonunu getireceği için Tayakadın’a yapılacak bu yeni havalimanına muhaliftim.
Boş araziyken bile geldiğim 30 bin işçinin çalıştığı bu yerde 42 ay gibi kısa bir zamanda devasa bir tesis yükseldiğini görünce çok şaşırmıştım. Aylar önce inşaat halindeyken baret takarak (O baret hala bende duruyor) gezdiğimiz salonlarda tam anlamıyla yepyeni bir dünya yaratılmıştı.
Gün geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yaptığı bu havalimanını o gün TRT HABER yayınında yorumlamak bana nasip oldu. Açılışta verilen tüm rakamları anlamakta güçlük çekiyor, tahayyül dahi edemiyordum. Sadece Atatürk Havalimanı arazisinin 1 milyon metrekare olduğunu bildiğim için yeni havalimanının 7.5 milyon m2 olmasını kafamda biraz olsun canlandırabildim.
Tek çatı altındaki 1 milyon 400 bin m2 terminal binasıyla da bir rekor kırdı.
Önce şu kadar uçak inip kalkacak, şu kadar uçak park edecek, şu kadar da yolcu misafir edilecek dendiğinde boş hayaller bunlar diye de düşünmüştüm.
Aradan bir yıl geçmeden her şey yerli yerine oturmuş, terminal salonlarında insan kaynar olmuştu. O apronlarda yüzlerce araçlık bir trafik oluşmuştu.
Geçen yıl, dünyada ikinci Avrupa’da ilk olan üçlü iniş kalkış gerçekleştirildi. 30 Ağustos’ta 1787 iniş kalkışla bir rekor kırıldı. 90 milyon hedefine 2025’te 84.4 milyon yolcu ağırlayarak yaklaştı ve en yoğun sekizinci havalimanı oldu.
Şu anda 340 noktaya ulaşım sağlayan İstanbul Havalimanı tam kapasitesine ulaştığı anda tam 200 milyon yolcu ağırlayacak ve 350’den fazla farklı destinasyona ulaşım sağlayacak. İstanbul Havalimanı’nın 2023 yılında Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkısı 24,2 milyar dolar olup milli gelir içindeki payı yüzde 2,2’dir. Halen 202 bin kişinin çalıştığı İstanbul Havalimanı dolaylı olarak 300 bin insanın ekmek kapısı olmuştur. İGA verilerine göre İstanbul Havalimanı istihdam rakamı 2030 yılında 472 bin kişiye ulaşacak. Nisan 2019’dan 30 Temmuz 2026 tarihine kadar geçen 88 ayda (7 yıl 3 ay) tam 475 milyon 275 bin 130 kişiye ulaşan yolcu sayısı yıl sonunda 500 milyonu geçecektir. Bu tarihler arasında 3 milyon 166 bin 914 uçuş trafiğiyle de rakiplerine fark atarak tüm zamanların rekorunu kırdı.
Sadece havacılık alanında İstanbul’a 604.4 milyar TL’lik yatırım yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yaptığı dördüncü pistle bir söz daha yerine getirildi. Dört ana ve iki yedek pistle, pist sayısı tam altı oldu. Doğu Batı eksenli bu pistle inişlerde daha az beklenecek, kalkış ve taksi süreleri daha kısa zamanda olacak. Haliyle daha az yakıt sarf edilecek. Zamandan ve de paradan da tasarruf yapılacak. 890 milyon Euro yatırımla gerçekleştirilen bu pist için harcanan para da kısa sürede amorti edilecek. Bu arada “Nasıl gideriz” dediğim bu dev meydana artık metro da gidiyor.
Şimdi, ilk açılışta verilen bir sözün de hayata geçmesini bekliyorum. Şu anda 115 şirketin gelip gittiği meydana hedeflenen 250 şirketin gelip gideceği günleri de sabırsızlıkla bekliyoruz. İstanbul Havalimanı her gün rekorlar kırıyor, rakipleriyle de arayı kapatıyor. Erdoğan konuşmasında “İstanbul Havalimanı Avrupa’da ikinci, dünyada da sekizinci sıraya yükseldi” diyerek kırılan rekorları tescil etmiş oldu.
Yani, sözün özü Türkiye’nin gururu İstanbul Grand (Büyük) Airport (İGA) adına uygun olarak dünyadaki tüm havalimanları arasında öne çıkarak dünya havacılık tarihine adını yazdırdı.
Başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu olmak üzere tüm  emek verip, ter dökenlere selam ola. 

Mutlu yarınlar Türkiyem.
[email protected]

————————————————————

En itibarlı ve en kazançlı meslek mi?
Pilotluk hiç de göründüğü gibi değil

Medyada pilotlukla ilgili olarak çıkan haberlere baktığımızda, bu mesleğin itibar, iş garantisi ve gelir açısından en çok tercih edilenler arasında yer aldığı gibi bir manzarayla karşılaşmaktayız.
İsterseniz önce pilotluğun itibarının ne durumda olduğunu gösteren bilimsel bir araştırmaya bakarak ilerleyelim.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü. 26 ilde 2 bin 711 kişiyle baş başa görüşülerek yapılan Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Meslekler Araştırması’na göre mesleki itibar açısından başı tıp doktorluğu, hakimlik ve profesörlük çekmiş. Mesleki itibarın karşılığı toplumun bir mesleğe biçtiği saygınlık ve sosyal konum derecesidir diye de not düşülen bilimsel araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de Tıp Doktorluğu, Hakimlik, Üniversite Profesörlüğü, Pilotluk ve Büyükelçilik en itibarlı mesleklerin başında geliyormuş. İtibarı belirleyici olarak da eğitim düzeyi ve uzmanlık, gelir ve kazanç durumu, topluma sağlanan fayda ve güven, işin güvencesi ve çalışma koşulları gibi nitelikler ön plana çıkıyormuş. Acaba gerçekten durum böyle mi tartışılır.
Türkiye'de en yüksek maaşlı ve en çok kazandıran mesleklerin hangileri olduğunu ve ne kadar maaş aldıklarını araştıranlar da şu sonucu bulmuşlar.
Noter: 456.000 TL, Pilot: 350.000 TL - 480.000 TL, Yazılım Mühendisi: 267.000 TL - 348.000 TL, Sigorta Uzmanı: 270.000 TL, Avukat: 190.000 TL - 264.000 TL,
Eczacı: 242.000 TL, Uzman doktor: 190.000 TL - 228.000 TL, Mali Müşavir: 216.000 - 220.000 TL Petrol Mühendisi: 204.000 TL - 282.000 TL, Yönetim Danışmanı: 192.000 TL.
Gelir açısından her zaman ilk sıralarda gösterilen pilotlar aylık 350 bin ila 480 bin TL. kazançla bu kez ikinciliğe düşmüş. Bu araştırmanın hangi şart ve kriterlere göre yapıldığını bilmiyoruz. Bu nedenle sıralamanın doğruluğuna ve maaş olarak gösterilen rakamlara herkes inanıp inanmamakta serbest.
Bu araştırmaların sonuçlarına bakan bugünün gençleri “Ben büyüyünce pilot olmak istiyorum” diyebilirler.
Fakat, bir de işin araştırmalara doğru dürüst yansıtılmayan arka plandaki gerçekleri var, bir de onlara bakalım. Hani ‘içi seni, dışı beni yakar’ misali.
Binlerce lira verip, geçimini tehlikeye düşüren aileler çocuklarının pilotluk hayalini gerçekleştirirler, fakat lisans aldıktan sonra iş ararlar bulamazlar.
O an pilot olduklarına lanet ederler.
Bir başka olumsuzluk da iş bulurlar fakat hiç ummadıkları bir zamanda beklenmedik bir sağlık probleminin lisans kaybına sebep olması gibi bir durumla karşılaşırlar. Bu günlerde meslek kuruluşları yöneticilerinin iş verenlerle görüştüğü konulardan biri de sağlıkta aranan zorlu şartlardır.
Bir de her seferde onlarca yolcunun ve mesleğin ağır yükünü taşıyan adeta ateşten gömlek giyen pilotların hiç de öyle heves edilecek bir durumda olmadığını söylemek kısmen doğru bir söz olur. Toplumun kendini hissettiren baskısı da mesleğin zor taraflarından.
Herkes hata yapsın da eleştirelim diye pusuda beklerken pilotların bu halden psikolojik olarak etkilenmemesi acaba ne kadar mümkün hiç düşündük mü?
Kural koyucunun insaf ölçülerini ve insanı boyutu aşan adeta ‘Demoklesin  Kılıcı’ gibi pilotların tepesinde sallanan kuralları gece rüyalarına girmektedir.
Diğer mesleklerde olmayan basit suça meslekten men cezası onlar da vardır.
En küçük hatada “Linç kültürü”nün en kötü örneklerini toplum olarak pilotlar için hayata geçirenler de ayrı bir dert.  
Arenada silahsız ve korumasız olarak arslanların önüne atılan gladyatörler nasılsa pilotlar da aynı durumdadır.
Para ve mesleğin havası her şey değil.
Unutulmasın ki her şeyin başı sağlık.
İşte bu şartlarda anneler ve babalar “Benim oğlum veya kızım büyüyünce pilot olacak” diyebilir mi? Geleceğini pilotlu mesleğine endeksleyen gençler “Ben pilot olacağım” der mi? Anneler, babalar pilotluk mesleğini çocuklara abartarak anlatmaktansa doğruları ve gerçekleri söyleyerek onlara çok daha iyi bir gelecek planı yapabilirler.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...