Herkes her şeyin çok farkında!
Şu günlerde televizyon ekranlarında, haber kanallarında ve gazete köşelerinde tepe sersemi olduk.
Yolsuzluk almış başını gitmiş ve akıl almaz rakamlar konuşuyorlar. Telaffuz edemiyoruz o kadar büyük rakamlar. Gazeteciler. Olanı biteni lime lime ediliyorlar.
Ve olan biteni hepimiz görüyoruz. Ve geldiğimiz son noktada. Çok iyi anlıyoruz ki. Herkes her şeyi bilerek yapıyor ve aslında çok bilerek yapıyor. Artık. Kim neyi neden yaptı diye, zahmet edip düşünecek halimiz hiç kalmadı.
Nasıl yapabilir diye düşünecek halimiz kalmadı. Herkes kendine yakışanı yapar, palavra cümlesini de dinlemeye hiç tahammülümüz de kalmadı.
Artık hiç kimse evinde rahat rahat arkasına yaslanamıyor. Artık hiç kimse ciğerlerinden derin nefes alamıyor. Artık hiç kimse iyi niyetini bir kenara bırakamıyor. Artık hiç kimsenin ardını arkasını girecek halimiz de kalmadı. Kötü bilerek yapıyor.
Yalancı bilerek yalan söylüyor. İftiracı bilerek iftira atıyor. Hırsız bilerek çalıyor. Dolandırıcı bilerek dolandırıyor. Anlayacağınız herkes her şeyi bilerek yapıyor. Ve etrafında kim varsa herkes hepsi her şeyi biliyor.
Anne biliyor. Baba biliyor. Karısı ya da kocası biliyor. Evlatları biliyor. Sevgilisi biliyor.
Bunların hepsi her şeyi ailesinin gözlerinin içine baka baka yapıyorlar. Onlar en yakın şahitleri. Onlar en yakın ortakları. "Kötü zamanlardan geçiyoruz" içi boş ve hiçbirimizin ikna etmeyen bir cümle olarak kaldı. Kötü bir anlayış zaten.
Bana ne. O zaman niye "iyi zamanlardan" geçmiyoruz ki diye soru sorarlar. Ben. Ve insanlar. Sadece ne gördüysek ona göre davranmak zorunda kalacağız.
Bütün bu ahlaksızlığı yapan insanlar, bir karış leğende boğulmanız için çok sayıda insanlar size beddua ediyor. Ve Amin diyen insanlar gittikçe çoğalıyor. Amin. Dedim ya, siz bütün her şeyi çok bilerek yaptınız. Ve aileniz sizin yaptıklarınızı biliyordu.