Voleybol ülkesinin yeni kalesi: Kumdan yükselen imece

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Alanya, yerel dayanışmayla kurduğu plaj sporları merkezini, sporu ve turizmi yılın tamamına taşıyacak ortak bir geleceğin temeline yerleştiriyor.

Bir şehrin geleceğine sahip çıkması bazen çok somut bir yerde görünür. Alanya’da, kumun üzerinde..

Turizmcinin, sanayicinin, müteahhidin, yerel yönetimin ve sivil toplumun el verdiği bir tesiste. Anadolu’nun bildiğimiz imecesi, burada uluslararası sporun diliyle konuşuyor.

Türkiye, bir voleybol ülkesi olduğunu dünyaya defalarca gösterdi. Alanya şimdi bu birikimi, kalıcı bir altyapı ve yıl boyunca işleyecek bir organizasyon düzeniyle büyütmeye çalışıyor.

Hedef açık: Uluslararası federasyonların takviminde kalıcı yer edinmek, sporu turizmle buluşturmak ve kentin ekonomisine 12 ay boyunca katkı sağlamak.  

Alanya Uluslararası Plaj Sporları Merkezi’nin hikâyesini değerli kılan da bu hedefe nasıl yüründüğü.

Kent uzun yıllardır ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyordu. Deneyimi vardı, isteği vardı. Ancak daha büyük organizasyonlar için gereken altyapı eksikti.

Bu stratejik ihtiyaç, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) koordinasyonunda, Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) ve Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) ile birlikte yapılan kapsamlı değerlendirmeler, sektör toplantıları ve saha analizleriyle somut bir projeye dönüştü.

İMECENİN ULUSLARARASI ADRESİ

ALTAV yetkililerinin verdiği bilgiye göre tesis ve etkinlikler için oluşturulan 2 milyon avroluk bütçe, tamamen yerel yatırımcılardan sağlandı. Turizmci, müteahhit ve sanayici el ele verdi; kamu kasasından kaynak kullanılmadan tesis hayata geçirildi.

Bu rakamın arkasında bir şehrin ortak iradesi var.

Bir araya gelmek, aynı masada oturmak, katkıda bulunmak ve ortaya çıkan işe sahip çıkmak… İmecenin özü budur. Alanya’da o tanıdık dayanışma, uluslararası standartlarda bir spor yatırımına dönüştü.

Yerel yönetim, ALTİD, ALTSO, sektör temsilcileri ve federasyonlar bu birlikteliğin içinde. Devletten kaynak beklemeden harekete geçen kent, kamu kurumlarıyla ve spor dünyasıyla iş birliğini de sürdürüyor.

Kendi göbeğini kendisi kesmek tam da böyle bir şey.

Bu çabanın insana dokunan tarafı da var. Herkesin kendi işi, hesabı, sorumluluğu varken yaşadığı şehrin geleceği için aynı hedefte buluşabilmesi.. Memleketine duyduğu bağlılığı somut bir katkıya dönüştürebilmesi…

KUMUN ÜZERİNDE KALICI ALTYAPI

Cumhuriyet Mahallesi’nde, Milli Egemenlik Stadyumu’nun sahil tarafındaki yaklaşık 14 bin metrekarelik alana kurulan merkez, 3 bin 300 kişilik toplam tribün kapasitesine sahip. Ana kortun kapasitesi 1.800 kişi. Farklı plaj sporlarına uygun üç saha bulunuyor.

Sporcu soyunma ve duş alanlarından hakem odalarına, basın birimlerinden sağlık alanına, gece aydınlatmasından teknik destek bölümlerine kadar organizasyonun ihtiyaçları birlikte düşünülmüş.

Betonarme kullanılmadan kurulan modüler yapılarda, deniz tuzuna, güneşe ve sıcaklık farklarına dayanıklı malzemeler tercih edilmiş. Tesisin yıl boyunca kullanılabilmesi, daha başından temel hedef olarak belirlenmiş.

Plaj voleybolu, plaj hentbolu, Air Badminton ve plaj futbolu organizasyonları da bu altyapıya hayat vermiş.

Yatırımın uluslararası spor dünyasında bulduğu karşılık da önemli. Merkez, Dünya Voleybol Federasyonu’nun resmî Mükemmeliyet Merkezleri arasında yer alıyor. Beach Pro Tour Challenge organizasyonunun 2025’in ardından 2026’da da Alanya’da yapılması, kurulan ilişkinin devamlılığı açısından anlamlı.

Antrenörlük eğitimleri ve kamp imkânları da sporcu gelişimini, eğitimi ve organizasyonu aynı yerde buluşturan bu yapıyı tamamlıyor.

TAKVİMDE KALICI OLMAK

Ekim ayındaki Beach Pro Tour Futures ve kasım ayındaki Avrupa Kulüpler Kupası finali, Alanya’nın uluslararası spor takvimindeki yerini güçlendirecek yeni adımlar. Hollanda’nın Den Haag kentindeki merkezle eğitim, kamp ve sporcu gelişimi konusunda kurulan temaslar da aynı arayışın parçası.

Yerel yöneticilerin Alanya’yı “son dakika” tatili için düşünülen bir destinasyon olmaktan çıkarma hedefi, burada somutlaşıyor.

Sporcu geliyor, antrenör geliyor, hakem ve organizasyon ekibi geliyor. Kamp ve eğitim faaliyetleriyle bu hareketlilik daha geniş bir zamana yayılabiliyor. Konaklama tesisleriyle spor altyapısı birbirini tamamlıyor.

Turizmi 12 aya yaymak, işte böyle bir takvim ve devamlılık gerektiriyor.

SPORLA BAŞLAYAN YOL

Üstelik Alanya’nın çeşitlenme arayışı sporla sınırlı kalmıyor.

2024’te ortaya konulan yol haritasının ilk somut adımı, 2025’te spor turizmiyle atılmış. Bisiklet turizmi için de çalışmalar hazırlanıyor.

2026’nın merkezinde ise “60 yaş üstü, sağlıklı yaş alma ve geriatri turizmi” bulunuyor. Üniversite temsilcileri, turizm yatırımcıları ve otel sahipleriyle yapılan strateji toplantısını, ekim ve kasım aylarında Stockholm’de katılım planlanan iki fuar izleyecek.

2027’nin ana teması ekoturizm, 2028’in ise gastronomi turizmi. Bölgenin mutfak zenginliğini öne çıkaran çalışmalarla doğa odaklı turizm hamleleri birlikte yürütülecek. Yol haritası şimdiden 2029’a uzanıyor.

Bütün bu başlıklar, birlikte yapılan tesisi, birlikte sürdürülecek bir gelecek fikrine bağlıyor.

Türkiye’nin spor ve turizm politikaları açısından Alanya örneğinin altı bu yüzden çizilmeli. Yerel imkânların, kurumsal iş birliğinin ve uzun vadeli planlamanın aynı hedefte buluşabildiğini gösteriyor.

Alanya’da imece, bir tesisi ayağa kaldırdı; şimdi o dayanışma, kentin on iki ayına hayat vermeye hazırlanıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...