55 yıllık slot kuralları artık değişmeli!
55 yıllık slot kuralları artık değişmeli!
Türkiye sivil havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşı olan Pegasus Hava Taşımacılık AŞ’nin Çekoslavakya’da kurulu Smartwings ve Çekya Airlines’i borçları dahil 154 milyon Euro (8.6 milyar TL) bedelle alması konuşuluyor.
1998 yılında kurulan şirket, 20 ülkede 80 noktadan oluşan uçuş ağına sahip. Grup bünyesinde Smartwings Poland, Smartwings Slovakia, Smartwings Hungary ve Smartwings Building gibi dört havayolu lisansı daha bulunuyor.
Çek Hava Yolları, 1923 yılında kurulu dünyanın en eski havayolları arasında.
Smartwings, iki adet B737-700, 24 adet B737-800, iki adet B737-900, 13 adet B 737MAC-8 tipi uçağa sahip.
Çekya Airlines filosunda ise iki adet A320 ve dört adet A220 tipi uçak var.
Smartwings, toplam 47 uçaklık filo ile tarifeli ve charter seferlerin yanı sıra özel uçuş hizmetleri de sunmaktadır. Filonun büyük çoğunluğu Prag Václav Havel Havaalanında bulunmakta olup Smartwings’in 2024 yılı satış gelirleri 1.0 milyar Euro olarak gerçekleşmiş.
Smartwings uçakları dünya çapında 311 havalimanına hizmet vermektedir.
Bu satın almada en dikkat çeken konu ödenen miktardır dersek tabii yanlış olmaz. İkinci önemli konu ise Çekya Rekabet Kurumu’nun bu satışa slot konusuyla ilgili şartlı onay vermesidir. Pegasus gurup olarak Prag ile Antalya hattında elde ettiği yeni slotların bir kısmından zorunlu olarak feragat etti. Bu satışta ikinci önemli faktör olan bu slot hakları konusuna bir bakalım.
BAZI SLOTLAR ÇOK DEĞERLİ
Slot bir uçağın belirli bir havalimanına iniş veya kalkış yapması için verilen ve sınırlı zaman dilimini kapsayan iznidir.
Bazı havalimanlarındaki yoğunluklar nedeniyle slotlar çok önem arz ediyor. Bu nedenle zamanında kullanılmayan slotlar havayolları için önemli kayıp.
Bazı havalimanlarında el değiştiren slotlar için milyon dolarlar ödeniyor.
Örneğin Türk Hava Yolları 2015 yılında Scandinavian (SAS) Havayolları’nın
Londra Heathrow Havalimanı’ndaki bir slotu için 22 milyon USD ödemişti. 2016’da fiyatı 75 milyon USD’ye kadar yükselen bir slot satışı da gerçekleşti.
Gittikçe daralan, büyük sorun olarak ihtiyaca cevap vermeyen slotlarla ilgili olarak ACI WORLD (Airport Council International) diye bilinen Dünya Havalimanları Konseyi Genel Müdürü Justin Erbacci, 1970’lerde belirlenen bu kuralların artık günümüz şartlarına göre uyarlanması gerektiğini söylüyor.
Erbacci, mevcut slot tahsis sistemini düzenleyen temel mevzuatın havacılık sektöründeki büyüme ve dönüşüme ayak uyduramadığını belirterek son 10 yılda slot sayısının yalnızca yüzde 25 arttığını, buna karşılık küresel yolcu trafiğinin iki katına çıktığını açıkladı.
ACI World verilerine göre, dünyadaki havalimanlarının yüzde 10'u küresel yolcuların üçte ikisini ağırlıyor. En yoğun havalimanlarının yüzde 85,5'i ise tam kapasite faaliyet gösteriyor.
ACI World'e göre mevcut sistem, pazarın gelişmesini zorlaştırırken rekabeti de sınırlıyor. Bunun sonucunda havayolu bağlantılarının kalitesi de olumsuz etkileniyor.
ACI’a göre dünyanın en yoğun 50 havalimanında dört büyük havayolu şirketi uçuşların yüzde 67'sini gerçekleştiriyor. Slot erişim haklarının ise nadiren devredilmesi nedeniyle, mevcut sistemin pazarda halen faaliyet gösteren havayollarını önemli ölçüde avantajlı konuma getiriyor.
Mevcut kurallara göre havayolu şirketlerinin kendilerine tahsis edilen slotların en az yüzde 80'ini kullanması gerekiyor. Havayolu şirketleri şayet bu koşulu yerine getiremezse slot hakkını kaybediyor. Bazı havayolu şirketleri de slotlarını kaybetmemek için ihtiyaçları olmadığı halde “hayalet uçuş” denilen hayali uçuş yaptıklarını kabul ediyor.
Genel Müdür Erbacci, 50 yıllık mevcut bu sistemin korunmasının havacılık ağının istikrarı ve büyümesi açısından daha büyük bir risk oluşturduğunu savunup “Havalimanlarının değişim için sorumluluk almaya hazır olduğu” görüşünü dile getirerek, havayolu şirketlerinin temsilcilerine ve sektörün diğer kurumlarına, mevcut sisteme yönelik geçmişten gelen dirençlerin aşılması ve slot tahsis kurallarının günümüz havacılığının ihtiyaçlarına göre yenilenmesi çağrısında bulundu.
Emniyetli ve iyi uçuşlar dileğiyle.
————————————————————
KKTC’li otelciler THY’den indirim istedi
Yatak fiyatlarını neden ucuzlatmıyorlar?
Bundan bir süre önce artık ayda bir yapılan turizm fuarlarından biri daha İstanbul Turizm Fuarı adıyla yapıldı.
Fuar kapsamında düzenlenen, değişik mesleklerden profesyonel yönetici ve işverenlerin katıldığı fakat ne yazık ki çok az kişinin izlediği panellerde kimin ne dediğini basın haber yapmazsa hiç kimseler maalesef duymuyor.
Fuar kapsamında düzenlenen “2026 Sezon Değerlendirmesi, 2027 Beklentiler” başlıklı panelde Net Holding Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk da bir konuşma yapmış. Yapmış diyorum çünkü orada değildim. Net Holding, Türkiye orijinli bir şirket olmasına rağmen otel ve casino gibi en büyük yatırımları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndedir. İşte bu nedenle konuşmacı Hande Tibuk, KKTC turizminin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü etkileyen en önemli sorunlardan birinin yüksek ulaşım maliyetleri olduğunu söylemiş. Yani Türkiye’den KKTC’ye karadan gitmek zor ve zahmetli olduğu için olsa gerek Tibuk, Türk Hava Yolları’nın Türkiye ve KKTC turizmini destekleyecek farklı bir fiyatlandırmayı ve iş modelini değerlendirmesi gerektiğini belirtmiş.
Doğrudan sefer yapılamadığı için olsa gerek KKTC’nin ulaşım koşullarının uluslararası turizm pazarlamasında önemli bir dezavantaj oluşturduğunu söyleyen Tibuk, buna rağmen yurt dışı tanıtım faaliyetlerini yoğun bir şekilde yürüttüklerini de sözlerine eklemiş.
Rusya, İran ve Ukrayna başta olmak üzere farklı uluslararası pazarlardan KKTC’ye önemli talepler bulunduğunu ifade eden Tibuk, otelcilik, eğlence ve casino deneyiminin bu ilgiyi artıran unsurlar arasında olduğunu söylemiş. Uluslararası turnuvaların da Kuzey Kıbrıs’a değişik ülkelerden ziyaretçi getirdiğini belirten Tibuk, bu gibi organizasyonların destinasyon genelinde önemli bir turizm hareketliliği oluşturduğunu kaydetmiş.
Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası pazarlarda rekabet edebilmesi için ürün ve hizmet kalitesinin yanı sıra ulaşımın da belirleyici olduğunu vurgulayan Tibuk, uçak bileti fiyatlarına dikkat çekmiş.
Yüksek ulaşım maliyetlerinin özellikle uluslararası pazarlardan KKTC’ye turist getirilmesini zorlaştırdığını belirten Tibuk, bazı misafirlerin maliyet nedeniyle daha uzun ve aktarmalı güzergâhlara yöneldiğini anlatmış. Bu durumun Kuzey Kıbrıs’ın turizmdeki rekabet gücünü doğrudan etkilediğini ifade eden Tibuk, Türk Hava Yolları’nın farklı bir fiyatlandırma ve iş modeli üzerinde çalışmasının sektöre katkı sağlayabileceğini söylemiş. Tibuk, hava ulaşımının daha rekabetçi hale gelmesinin KKTC’nin farklı pazarlara erişimini destekleyeceğini belirtmiş.
Öncelikle Kuzey Kıbrıs’a ulaşımın daha kolay ve erişilebilir olması görüşüne ben de aynen katılıyorum. Fakat THY’nin özel bir şirketi olduğunu, hisselerinin de borsada işlem gördüğünü ve haliyle yerli ve yabancı ortaklarına da hesap vermek durumunda olduğunu hatırlatmak isterim. Türk vatandaşları için böyle bir ayrım yapsa, yabancılar da aynı ayrıcalığı THY’den elbette isteyecek.
KKTC bağımsız bir devlet olduğu için Türkiye çıkışlı uçuşlar dış hat sayılır ve alan vergisi olarak 20 Euro alınır. Bu paranın alınmaması ancak KKTC’yi iç hat ilan etmekle mümkün olabilecek ki buna da havalimanı işletmecileri kesin itiraz edecek ve bu iş olmayacaktır.
O nedenle ne THY ne de Pegasus ölü sezondaki promosyonlar dışında hiçbir indirim yapmazlar, yapamazlar. Siz her ne kadar konaklama fiyatlarının sorun teşkil etmediğini söylüyorsanız da otelleriniz ne yazık ki ucuz değil.
Dövizle konaklayan yabancılara nasıl bir fiyat uyguluyorsunuz bilmiyorum ama Türk vatandaşlarına siz ve sizin gibi diğer oteller konaklama fiyatında halk tabiriyle bir güzellik yapsanız da vatandaşlarımız ulaşımdaki bu farkı buradan telafi etseler iyi olmaz mı?
Hem de sizin de şikayetçi olduğunuz Yunan Adaları’na gitme konusu da böylece ortadan kalkmış olabilir. Bu konuyu masaya yatırıp yerel idareyle ve Kültür Bakanı’yla görüşün derim.
Turizme canlılık gelir herkes kazanır.