Azerbaycan'a tepki var! Peki Yunanistan'a?
Azerbaycan’daki başörtüsü tartışması için ayağa kalkıyoruz. Peki, hemen yanı başımızdaki Yunanistan’da Türk çocuklarının eğitim hakkı tartışılırken neden aynı hassasiyeti göstermiyoruz?
Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle öğrencilerin okullara alınmadığı haberleri gündemde. Türkiye’de protestolar yapılıyor, tepkiler yükseliyor. İnanç özgürlüğü elbette önemlidir. Hiç kimse kıyafeti yüzünden eğitim hakkından mahrum bırakılmamalı!
Ama bir dakika! Bizim hassasiyetimiz sadece Azerbaycan’a mı yetiyor?
Batı Trakya’da ne yaşanıyor, biliyor musunuz?
Yunanistan, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenci yetersizliği gerekçesiyle 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetini askıya aldı! Rodop’ta beş, İskeçe’de iki, Meriç’te bir okul…
Bu okullar yalnızca dört duvardan mı ibaret? Hayır! Türkçenin, kültürün ve kimliğin gelecek kuşaklara aktarıldığı yerler!
Bir tarafta başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı tartışması, diğer tarafta Türk azınlığın ana dilinde eğitim ve kültürel kimliğini koruma mücadelesi…
Peki, neden birinde sesimiz bu kadar gür çıkarken diğerinde aynı sesi duyamıyoruz?
Azerbaycan bizim kardeşimiz. Peki, Batı Trakya’daki Türkler kimin kardeşi?
Kardeşlik, birini savunurken diğerini unutmak mıdır? İnsan hakları, sadece bize yakın olanlar için mi geçerlidir?
Kimse Azerbaycan’daki kız çocuklarının yaşadığı sorunu görmezden gelmesin. Ama Yunanistan’daki Türk çocuklarının eğitim hakkını da görmezden gelmeyelim!
Çünkü mesele yalnızca başörtüsü değil. Mesele eğitim hakkı, ana dil, kimlik ve adalet!
Şimdi soruyorum: Bizim sesimiz sadece Azerbaycan’a mı yetiyor, yoksa Yunanistan’a karşı da aynı kararlılıkla konuşabilecek miyiz?
Yorumlara yazın: Sizce çifte standart mı uyguluyoruz, yoksa iki meseleye de yeterince sahip çıkıyor muyuz?