DERBİYİ HAK EDEN, EZEREK 3 PUAN ALDI!
Galatasaray derbiye öyle bir başladı ki sahada yapmadığı şey kalmadı. Daha fazla koştu, daha fazla mücadele etti, daha fazla istedi. Hiçbir oyuncu ayağına top beklemedi; herkes takım arkadaşına yardım etmek, rakibine baskı yapmak için sahadaydı.
İki takımın piyasa değerleri aşağı yukarı aynı seviyedeyken Fenerbahçe'nin ortaya koyduğu futbol, sanki ligin son sırasındaki takımlardan biriymiş gibi aciz ve etkisizdi. Uzun zamandır iki takım arasında oynanan derbilerde bu kadar tek taraflı, bu kadar ezici bir oyun gördüğümü hatırlamıyorum. Galatasaray hak etti, Fenerbahçe ise bu mağlubiyeti fazlasıyla hak etti.
İşin en acı tarafı ise taraftarın geldiği nokta!
Fenerbahçe taraftarının önemli bir bölümü, Galatasaray derbisi öncesinde bile mağlubiyeti göze alıp teknik direktörden kurtulmayı konuşuyordu. Bir Fenerbahçe taraftarı için Galatasaray maçını kaybetmeyi, sırf teknik direktör değişsin diye kabullenmek ne kadar acı bir durum! Bu bile kulübün ne hâle getirildiğinin açık göstergesidir.
Artık bu takımın ciddi bir kan değişimine ihtiyacı var. Trabzonspor, Fatih Tekke konusunda erken karar vererek yarışın içinde kalmayı başardı. Fenerbahçe ise yanlışlarda ısrar ederek kendi geleceğini tehlikeye atıyor. Eğer gerekli değişiklikler yapılmazsa bu gidişatla sezonu ikinci sırada bitirmek bile hayal olabilir.
İsmail Kartal, maç sonu açıklamasında altı puanlık farkın kapanabileceğini söyledi. Peki, gerçekten mesele sadece altı puan mı?
Fenerbahçe bugün yalnızca bir takımın altı puan gerisinde değil; önünde dört takım var. Bu dört takımın da aynı dönemde puan kaybetmesini beklemek, gerçekçilikten uzak bir yaklaşım. Kaldı ki rakipler puan kaybetse bile Fenerbahçe bu futbolla onların kaybettiğinden daha fazlasını kaybedebilir. Çünkü ortada güven veren bir oyun, istikrar ve şampiyonluk inancı yok.
Her şey yanlış yapıldı, yanlışta da ısrar ediliyor!
Başta başkan ve yönetim olmak üzere, bu tablonun sorumluluğunu kimse başkasına atamaz. Kongrede taraftarın ve camianın sesine kulak verdim, İsmail Hoca geldi. Asensio konusunda da dışarıdan gelen sesler dikkate alındı ve sakatlandı. Madem dışarıdan gelen sesleri dinliyorsunuz, bugün de aynı sesler bu hocayla yola devam edilemeyeceğini söylüyor. O zaman neden hâlâ gereken adımı atmıyorsunuz?
Sahada ruhsuz oyuncular, kulübede isteksiz bir teknik direktör, tribünlerde umudunu kaybetmeye başlayan taraftarlar var. Bu kadar olumsuzluğun bir araya geldiği bir kulübün şampiyonluk yarışında iddialı olması mümkün mü?
Fenerbahçe, son yıllarda derbilerde özellikle Galatasaray karşısında sınıfta kalıyor. İç sahada da deplasmanda da aynı sorunlar, aynı etkisizlik, aynı hayal kırıklığı! Rakibine üstünlük kuramayan, mücadele gücüyle karşılık veremeyen, büyük maçların ağırlığını taşıyamayan bir takım görüntüsü artık tesadüf olarak açıklanamaz.
Fenerbahçe'nin sorunu yalnızca bir derbi mağlubiyeti değil; yanlış kararların, kötü yönetimin ve sahaya yansıyan ruhsuzluğun birikmiş sonucudur.
Bu kulüp, taraftarına her sezon aynı hayal kırıklığını yaşatmak zorunda değil. Ancak değişim için önce hataları kabul etmek, sonra da gereğini yapmak gerekiyor.
Galatasaray derbiyi ezici bir oyunla kazandı. Fenerbahçe ise sadece üç puan kaybetmedi; şampiyonluk iddiasına, taraftarının güvenine ve geleceğe dair umutlarına da ağır bir darbe aldı.