Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarında bu yıl hızlı bir artış yaşanıyor. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre, 12 Ağustos'a kadar ülke genelinde 110 vaka kaydedildi.
Vakaların 81'inde merkezi sinir sistemi bulguları gözlenirken, 29 kişi hastalığı hafif belirtilerle atlattı. Enfeksiyonların Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Mora bölgelerindeki 39 belediyede yoğunlaştığı açıklandı.
Vaka sayısındaki artışın nedenleri ve uzman uyarıları
EODY yetkilisi Danai Pervanidu, özellikle Attika bölgesinde virüsün yayılımının geçmiş yılların aynı dönemine kıyasla yüksek seyrettiğini bildirdi. Virüsün yapısında veya bulaşma şeklindeki bir değişimden ziyade sıcaklık, yağış, sivrisinek popülasyonu ve kuşların göç yollarının etkili olduğunu vurgulayan Pervanidu, Attika'da 2025-2026 kışının son 150 yılın en sıcak ikinci kışı olmasının da mevcut tabloyu tetiklediğini belirtti.
Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2026'nın vaka sayısı bakımından en zorlu yıllardan biri olabileceği uyarısı yapıldı. Yetkililer; durgun suların ıslah edilmesi, sivrisinek kovucu kullanılması ve sineklik takılması gibi bireysel korunma önlemlerinin önemine dikkat çekti.
Bulaşıcı hastalık riskleri ve sivrisinek kaynaklı salgınlar
Küresel iklim değişikliği ve ortalama sıcaklıkların yükselmesi, sivrisineklerin yaşam alanlarını genişleterek Batı Nil virüsü gibi vektör kaynaklı hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) verilerine göre, Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve durgun su alanları bulaş riskini artırmaktadır. Avrupa'da İtalya'dan sonra en çok Batı Nil virüsü vakasının görüldüğü ikinci ülke olan Yunanistan'daki bu durum, Doğu Akdeniz havzasındaki halk sağlığı denetimlerinin ve sivrisinekle mücadele programlarının hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor.