Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı Kahramanlar Mahallesi, yıllardır süregelen gizemli bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık yarım asır önce bölgede yapılan sondaj çalışmaları sırasında tesadüfen ortaya çıkan ve kapatılmasına rağmen yer altından fışkırmaya devam eden su kaynağı, alışılmışın dışındaki fiziksel özellikleriyle dikkat çekiyor.
Sarımtırak rengi ve yüzeyinde biriken, ateşle buluştuğunda ise mavi bir alevle yanan köpük tabakası, kaynağı yerel bir fenomene dönüştürmüş durumda. Bilimsel olarak henüz detaylı bir analizden geçmeyen bu su, bölge halkı arasında ise yıllardır "şifa kaynağı" olarak anılıyor.
Bilim Dünyasının İlgisini Bekleyen "Yumuşak" Su
Mahalle sakinlerinin ifadesine göre, suya temas edildiğinde cilt üzerinde alışılmadık bir yumuşaklık hissi bırakıyor. Geçmiş dönemlerde topuk çatlakları, çeşitli cilt problemleri ve romatizmal ağrılara iyi geldiği kulaktan kulağa yayılan su, bugün sadece meraklı yerel halkın değil, ziyaretçilerin de odağında.
Ancak kaynağın içme suyu olarak kullanılmaması gerektiği ve yüksek gaz çıkışı riski taşıdığı gerekçesiyle, bölge halkı tarafından geçmişte kuyunun kapatıldığı biliniyor. İçinin doldurulmasına ve yüzeyden sadece yarım metre derinlikte kalmasına rağmen, su dip noktalardan sızarak kendine yol bulmayı ve yüzeye çıkmayı sürdürüyor.
"Kuyuyu Doldurduk Ama Su Dinlemiyor"
Mahalle sakinlerinden 76 yaşındaki Ağa Alp Oğuz, 1950’li yıllarda yaşanan süreci şu sözlerle anlatıyor:
"Buraya sondaj vurdular ama içme suyu mu çıkarttılar, arazi sulama için mi, bilemiyorum bunu. Öyle çıktığı için kapattılar. Bundan bu yana böyle bu halde kaynıyor. Kapattılar yani, bunun içi dolu. Tahminimce bir 70-80 metreden daha aşağı indi. Böyle kapattılar, işte bu halde böyle oynuyor. Yani yıkandığın zaman elin, ayağın yumuşuyor. Yumuşak, aynı çiriş gibi. Bu köpükler yanıyor, mavi alev çıkıyor. İçme suyu olmaz dediler. Bu hâlâ böyle, kapatıp gittiler. Doldurduktan sonra da kaynıyor. 50 yıldan fazladır kaynıyor olabilir. Diyorum ben 1950 doğumluyum, 50 seneden fazla oldu ki yani. Ben 76 yaşındayım, 10 yaşında vardım ben bu çıktığında. Harman vaktiydi çıkarttılar bunu, biçim zamanıydı. Buradan öyle bir su çıktı ki köyün içine kadar akar giderdi. Şimdi bunun derinliği tahminimce 80 metreden fazla vardı da fakat dolu şimdi. Yarım metre kadar ancak var. Kuyuyu kapatmak için içini doldurdular."
Ziyaretçilerden İsmail Çakmak ise suyun fiziksel farklılığına dikkat çekerek, "Bu suyu gözlemlediğimizde sarımtırak bir renge sahip olduğunu görüyoruz. Bu yönüyle diğer sulardan ayrılıyor. Yine elimizi temas ettirdiğimizde ciddi bir yumuşaklık hissediyoruz. Bunun da muhakkak bilimsel anlamda bir açıklaması illaki vardır. Üzerindeki köpüğe ateş dokundurduğumuzda köpüğün, yani suya temas etmesine rağmen yandığını gözlemleme yapıyoruz. Eski büyüklerimizin anlattıklarına göre önceden topuk çatlağı olanların buraya gelip ayaklarını suya temas ettirmek suretiyle şifa buldukları da söylenenler arasında." dedi.
