Canım öğretmenim!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İlkokul öğretmenimi ömrüm boyunca unutmam.

Kalbimin en güzel yerinde saklı.

Televizyonda defalarca anlattım, köşe yazılarımda yazdım.

5 yaşındayım, babam çok hasta, kayıtsız olarak ilkokul 1.sınıfa gidiyorum.

Sanırım eve gelen giden doktorlara, evdeki endişeye şahit olmamı istemiyorlar.

Ve babam ölüyor.

Babamın öldüğü gün beni önlüğümü giydirip okula yolluyorlar.

Küçücüğüm, çantam elimde, okulum hemen yakında, ablam elimden tutuyor, okula gidiyorum.

Ne olduğu anlayamadığım evde kıyametin koptuğu gün meğerse babamın öldüğü günmüş.

Okula geç kalıyorum biraz.

Öğretmenim neden geç kaldın diyor, anlamını bilmediğim ama evde adını duyduğum gibi babam öldü öğretmenim diyorum.

Hemen yanıma geliyor, boyumun hizasına gelmek için dizlerini yere taşa koyuyor.

İki elimi tutuyor, gözlerimin içine bakıyor.

Şefkatle konuşuyor.

Sen istersen eve git yavrum diyor, neden öğretmenim diyorum, sadece sen değil, bütün arkadaşların benden izinli, hepiniz eve gidiyorsunuz diyor.

Boynum bükük okulda kalmamı istemiyor.

Beni diğer öğrencilerden ayırmıyor, hadi hepiniz eve gidiyorsunuz yapıyor.

Belki o gün, annemin kardeşlerimin yanında ailemle olmamı daha uygun görüyor.

Biz öğretmenlerimizi çok severdik.

Öğretmenlerimiz de bizi çok severdi.

Hakkını nasıl öderim bilmem, bugün iyi kalpli, merhametli, çalışkan ve mücadeleci bir kadın olmamı öğretmenime borçluyum.

Ben doğuştan öğretmenimi severmişim meğer, o nedenle Öğretmenler Günü’nde doğmuşum. 

Şimdilerde, atanamayan öğretmenlere, atanıp görevde olan, duyduğum öğretmen öğrenci ve öğretmen veli ilişkilerine çok üzülüyorum.

Öğretmensitemiz diye bir site var.

İnanılmaz, saygı anlamında, sevgi anlamında ne kadar çok şey değişmiş hayatta.

Öğretmenler ile ilgili CİMER'e yapılan şikayetleri paylaşıyorlar sitede.

Çocuğunun öğetmenini şikayet ediyor ölçüsüz ve saygısızca.

Nasıl mı?

Şöyle.

Veli yazmış, çocuğumun çantasına her gün Nutella koyuyorum, öğretmen "sağlıklı beslen" demiş, sen kimsin çocuğumun şekerine karışıyorsun? Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.

Veli yazmış, "öğretmen profil fotoğrafına çiçek koymuş, biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka, kendisini saklıyor, bir vukuatı mı var?”

Veli yazmış, "yıl sonu gösterisinde benim kızıma ağaç rolü vermişler, benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor”

Daha neler var neler.

Aslında utanç verici.

Okudukça şaşkınlıklara düştüm, daha fenası endişelenme boyutum aldı başını gitti.

Gerçekten şuur kaybı yaşıyoruz, öyle görünüyor. 

Sayın veliler.

Umarım.

Bugün öğretmenimizi şikayet ettiğiniz CİMER’e yarın çocuklarınızı şikayet etmek zorunda kalmazsınız.

Üstelik, çocuğunu ettiğin şikayet olmaz, yalvarmak, yani yalvara yalvara yardım istemek olacaktır.

Allah ana baba acizliği vermesin. 

Korkarım kendinize acıdığınız zamanlar geldiğinde, kendinizi şikayet edecek yer bulamayacaksınız.

Dünya sizin ve çocuklarınızın etrafında dönmüyor.

Yapmayın lütfen.

 

Funda'nın aklındakiler…

 

... Yaprak Dökümü dizimiz vardı.

Bütün ülke gününü bekler, hep beraber aynı ortak duygular içinde dizimizi izlerdik.

Zaman zaman ağlardık. 

O zamanlar, hepimiz ne kadar temiz, ne kadar saf duygularla içinde yaşamışız meğerse.

Neyse.

Dizinin Ali Rıza Bey'i Halil Ergün geçenlerde bir programa katılmış ve dizinin final sahnesini canlandırmıştı.

Son olarak da Aşk-ı Memnu'nun Firdevs Hanım'ı Nebahat Çehre de bir programa katılmış.

Ve dizide felç getirdiği sahneyi canlandırmış.

Hiç hoş bulmadım, görüntüler de hiç hoş değil. 

Yıllar sonra, yapılan bence çok gereksiz şeyler.

Ne gerek var ki.

Bir zamanlar herkesin ağlayarak seyrettiği sahneler, öyle kalsa olmaz mı?

Olur bence.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...