Distopik iltica…

YAYINLAMA:

7 Şubat’ta galası yapılan “Asylum”, TRT’nin dijital platformu tabii’de yayına girdi.

Dizinin ilk sezonunu sekiz bölüm çekmişler. Yönetmen koltuğunda Ozan Uzunoğlu var. Senaryo Ümit Cihan Canpolat imzalı. Hikâye göç, sığınma ve hayatta kalma meselesi üzerinden yürüyor ama bildiğimiz yerden anlatmıyor. 

Savaştan kaçan bir aile, yeni bir hayat umuduyla yola çıkıyor. Kurtulduklarını sanıyorlar ama vardıkları yer hiç de öyle güvenli bir liman değil. İzole bir ada burası. Dışarıdan bakınca bir sığınak ama içi bambaşka kuralları olan bir ada. İnsanları sınayan, zorlayan, seçim yapmaya mecbur bırakan bir yer.

Dizinin ismini de çok güzel seçmişler. “Asylum” sığınak demek. Ama bu sığınak düşündüğünüz hiçbir sığınağa benzemiyor. Adı hikâyeye cuk oturmuş.

Dizinin dünyası çok güçlü kurulmuş. Distopik atmosfer lafta kalmamış. Mekân tasarımı, renk paleti, genel hava… Ekrana baktığında gerçekten başka bir dünyaya giriyorsun. Plastik durmuyor.

Oyuncu kadrosu da bence çok güzel seçilmişti. Uğur Aslan başta olmak üzere Cansel Elçin ve genç isimler güzel iş çıkarmışlar.

“Asylum” klasik bir dram değil. İçinde sistem eleştirisi var, psikolojik gerilim var, hayatta kalma savaşı var. Distopik işler seviyorsanız kesinlikle kaçırmayın.

AŞKIN MÜZESİ 

Dün Netflix’te yayına giren “Masumiyet Müzesi”ni izlemeden yazıyorum. Ama izlemek için sabırsızlanıyorum.

Romanı okuduğum için hikâyeye yabancı değilim. 70’lerin İstanbul’unda geçen, Kemal ile Füsun’un aşkını anlatıyor. Ama bu toz pembe bir aşk hikâyesi değil. Zamanla takıntıya dönüşen, insanın içini kemiren bir mesele. Aşk mı, saplantı mı, masumiyet mi, bencillik mi… Hepsi birbirine karışıyor.

Başrolde Selahattin Paşalı var. Kemal’i oynuyor. Bu karakter hiç kolay değil. İç dünyası yoğun, inişli çıkışlı bir adam. Paşalı o duyguyu taşır mı? Bence taşır. Yanında Füsun rolünde Eylül Lize Kandemir var. Oya Unustası, Tilbe Saran, Bülent Emin Yarar, Ercan Kesal gibi sağlam isimler de kadroda.

Yönetmen koltuğunda Zeynep Günay var. Senaryo Ertan Kurtulan imzalı. Dokuz bölümlük dizi Netflix’te yayında.

“Masumiyet Müzesi” sadece bir aşk hikâyesi değil. Hatıraların, eşyaların, geçmişe tutunmanın hikâyesi. Bir adamın sevdiği kadını kaybettikten sonra onu anılarla yaşatma çabası.

AVLU’SUZ KALDIK! 

Son iki haftadır köşemde iptal edilen projeleri yazıyorum. Alın size rafa kalkan bir proje haberi daha. “Avlu” dizisi de iptal edilmiş.

Yıllar sonra “yeniden çekilecek” haberi gelince, gerçekten çok sevinmiştim. Eski kadrodan bazı isimleri tekrar görecektik. Çok başarılı yeni oyuncular da işin içine girmişti. Ceren Moray, Nergiz Öztürk, Su Burcu Yazgı Coşkun, Esra Dermancıoğlu, Ümmü Putgül, Ayça Damgacı, Alican Yücesoy… Hatta Vahide Perçin’e bile senaryo gitmişti. Yani ortada ciddi bir hazırlık vardı.

Senaryo yazılmış, görüşmeler yapılmıştı ama kanal satışı gerçekleşmeyince dizi rafa kalkmış.

Bu kadar emek, bu kadar bekleyen insan… Ve sonuç yine hüsran.

Umarım bir gün “Avlu”yu yeniden çekerler. Çünkü bu hikâye yarım kalmayı hak etmiyor.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...