THY yeni yönetimle de yüksek uçacak!

YAYINLAMA:

 Türkiye’nin dünya çapında en büyük markası olan ve 133 ülkede 351 şehre (305 dış hat-53 iç hat toplam 358 havalimanı) uçan Türk Hava Yolları AO’nun 2025 hesap ve faaliyetlerine ait genel kurulu 9 Nisan 2026’da Genel Yönetim Binası’nda yapıldı. Yatırımcı İlişkiler Müdürü M. Fatih Korkmaz, Türkiye Varlık Yönetimi Başkanlığı’nın (THY’nin sermayesinin yüzde 49.12’sinin sahibi-yüzde 50.88’i ise halka açık) genel kurulu Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet  Bolat’ın yönetmesini istediği yazısını okudu ve bu istek oylanarak kabul edildi. Genel Kurul’a Varlık Fonu’ndan ve Özelleştirme İdaresi’nden birer kişi katılırken Yönetim Kurulu ve THY üst yönetiminin tamamı ile 30’a yakın hissedar katıldı. THY Genel Kurulu’nda başkanlığın oluşturulmasından sonra 524 sayfalık faaliyet raporu okunmuş kabul edilerek hem fiziki hem de elektronik ortamda oylanarak kabul edildi. (2025 yılında TKPAY ödeme sistemi hayata geçirildi. THY Teknik ile Rolls Royce arasında motor bakımları için ortaklık kurudu. Thai Airways ile ortak iş anlaşması imzalandı. Boeing firmasına 50’si kesin, 25’ı opsiyon olmak üzere 75 uçak siparişi verildi. Ayrıca yine Boeing’ten 100’ü kesin 50’si opsiyon olmak üzere 150 adet 737-8/10 MAX tipi uçak alımı için CFM motor firmasıyla da görüşmeler sürdürülmektedir. Air Europa şirketiyle yüzde 25-27 arası pay oranı için 300 milyon Euro’luk bir yatırım anlaşması imzalandı. Albania şirketindeki yüzde 49’luk hisselerin satışına karar verildi. AerCap firması ile 25 dar gövde uçak için anlaşma yapıldı. Yeni hatlar açıldı. 100 milyar dolarlık sekiz yatırımın temeli atıldı.)

Ardından bağımsız denetim raporunu Pricewaterhouse Coopers (PwC) şirketinin temsilcisi Muratcan Aksoy okudu, bu rapor kabul edildi. Finansal tabloların okunarak oylanması ve kabul edilmesinden sonra Yönetim Kurulu 2025 yılı hesap ve faaliyetleri için oylanarak ibra edildi. Sonra kâr payı dağıtımı konusuna geçildi. Varlık Fonu’ndan gelen yazıda savaş ortamı, nakit kontrolü ve uzun vadedeki mali durum için kâr payı dağıtılmaması kararı oylanarak aynen kabul edildi. Yönetim Kurulu üyelerinin 115 bin TL net maaş- yılda dört maaş ikramiye almaları da oylanarak kabul edildi. 2025 yılında 154 milyon TL bağış yapıldığı ve 2026’da şirket karının yüzde 0.05’ini aşmayacak miktarda bağış yapması da oylanıp kabul edildi. 

Toplantıda söz alan bir hissedar THY bünyesinde 60 avukat bulunmasına rağmen neden başka avukatlara para ödendiğini sordu. Bolat bunun yurt dışı faaliyetlerde gerekli olduğunu söyledi. Ahmet Bolat, başka bir soru üzerine A Jet’in halka arzını düşünmediklerini söyledikten sonra savaşın getirdiği ek maliyetlere de değindi ve “Yıllık yakıt giderlerimiz 5 milyar dolardır” dedi. Bolat, 2005’te THY’nin Fransa’da CDG’ye iniş izni olmadığını, Star Alliance ittifakına girdikten sonra atılıma girdiklerini belirterek gelecek 10 yılda dünyanın üç büyük havayolu şirketinde biri olacağız” diye konuştu.  

Bolat, toplantıda yönetim değişikliği ile ilgili soruya cevap vermedi ve oturumu kapattı. Aynı gün akşam saatlerinde THY İletişim Başkanlığı önce Bolat ve Ekşi’nin emekli olarak bu görevlerinden ayrıldığını, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı’na Prof. Dr. Murat Şeker ve Genel Müdür (Yönetim ve İcra Kurulu Üyeliğine) makamına da Ahmet Olmuştur’un atandığını duyurdu. (THY’ye 21 yıldır hizmet veren Ahmet Bolat’ın THY Teknik, AJet ve Sun Express’teki Yönetim Kurulu Başkanlıkları sürüyor. Tam 10 yıl Genel Müdürlük yapan Bilal Ekşi’nin devam eden görevi yok.)

İcra Komitesi Üyesi olan Kaptan Pilot Ramazan Sarı’nın bu görevden istifası kabul edilirken, Mecit Eş’in de12 yıldır süren yönetim kurulu üyeliği sona erdi.

Genel Müdür (Mali) Yardımcılığı’na Muhasebe ve Mali Kontrol Başkanı Metin Gülşen, Genel Müdür (Ticari) Yardımcılığı görevine ise 1. Bölge Satış Başkanı Harun Baştürk atandı.

Yönetim Kurulu Üyeliklerine Ahmet Olmuştur, Metin Gülşen ve AK Parti eski Eskişehir Milletvekili, Tokyo ve Washington eski Büyükelçisi Hasan Murat Mercan atandı. Yapılacak bu atamalar 2027 yılında yapılacak olan genel kurulun onayına sunulacak. 

Yönetim ve İcra Kurulu’nda görev dağılımının yapılması da bekleniyor. Başkanlıklarda ve diğer kademelerde şimdilik değişiklik beklenmezken THY yönetimi savaşı fırsata çevirebilmek başlatılan çalışmalara odaklanacak.

Sayın Bolat’a ve Sayın Ekşi’ye bugüne kadar yaptıkları için teşekkür ederken Sayın Şeker’e ve Sayın Olmuştur’a da yeni görevlerinde başarılar diliyorum. 

Binlerce çalışanın emek ve alın teriyle Türk Hava Yolları daha da yükselecek.

Mutlu yarınlar Türkiyem. 

[email protected]

 ***

THY’nin uçuş başlatması çok anlamlı 

Erivan; görmeye değer tarihi şehir (2)

(Geçen haftadan devam)

YEREVAN’DA REHBERLİK

İlk gün Cumhuriyet Meydanı’na gider gitmez dostlarımın büyük beğenisine şahit oldum. Bu kadar geniş ve anıtsal binalarla çevrili bir meydan İstanbul’da dahi yoktu. Orada bulunan halk çeşmelerinden (bılbılag) su içmek de İstanbul’da artık unutulan bir alışkanlıktı. Adeta evini gururla gezdiren bir ev sahibi gibiydim. Arkadaşlarımla meydandan ilerleyerek heybetli Opera binasına gittik, hemen ertesi gün için operadan bilet almak (Anuş Operası) farz olmuştu. Modern sanat eserleriyle süslenmiş bir nevi açık hava müzesi olan Kaskad’a çıktık. Dostlarımın isteği, Ararat’ı (Ağrı Dağı) bir de Ermenistan tarafından görmekti. Maalesef sisli ve yağmurlu hava buna izin vermedi. Bu da ne mutlu ki, Ararat’ın en güzel göründüğü Khor Virap’a gitmemize vesile oldu. Ardından Sevan Gölü ve Dilican’a günlük tur aldık.

Gezi boyunca Ermeniceden Türkçeye tercüme işi tümüyle üstümdeydi. Bu beni biraz yorsa da hoşuma giden bir görev oldu. Geçtiğimiz yerler sadece tarihsel ya da turistik duraklar değil, aynı zamanda farklı hafızaların, farklı anlatıların kesiştiği yerlerdi. Hemen her yerde Türkçe konuşan insanlara özellikle gençlere rastlamak ayrı bir sürprizdi bizim için. Halep’ten gelen Ermeniler büyüklerinden duydukları Türkçeyle pekâlâ konuşabiliyorlardı ancak bunun dışında da Türkçe konuşan gençlerle karşılaştık. Dil, her durumda siyasetin kuramadığı köprüleri hızla kuruyor, buna hiç şüphe yok. Yerevan’ın otantik hediyelik açık pazarı Vernisaj, 1700 kişilik Aziz Krikor Lusavoriç Kilisesi ve Parajanov Müzesi gezimizin ilk ziyaret noktaları oldular. Khor Virap dönüşü Echmiadzin, gezinin çok ilginç bir durağıydı. Ana kilisede o sırada din adamlarınca yapılan koro provası benim kadar dostlarım için de etkileyici bir sahneydi. Hele yol üzerinde “merhaba” demek için kapısını çaldığımız hemşerim Vartkes’in, taksi şoförümüz dahil bizi ısrarla eve davet etmesi, anılarımızda unutulmaz bir hoşluk olarak kalacak. Yerevan’ın Soykırım Müzesi’ni de Yerevan’daki tek İslami mabed olan Gök Camii’yi de beraberce ziyaret etmek anlamlıydı. Gezi günlerimizin Ermenistan Ressamlar Birliği’ndeki Ayvazovsky için hazırlanmış animasyon gösterimine de denk gelmesi bir şanstı (Halepli arkadaşım Zepür’ün hatırlatmasıyla yakaladık). El yazmaları müzesi olan Madenataran’da Şurişka İncili’ni görmek de Agos Radyo’ya her hafta bağlanan Norayr Daduryan’ın hatırlatmasıyla mümkün oldu. Yerevan’da kaldığımız son gün Ermeni Yazarlar Birliği’ndeki Dünya Şiir Günü kutlamasına katılmak, benim için son bir hediyeydi. Bu da şair dostum Hermine Navasartyan’ın katkısıydı gezimize.

GÖKYÜZÜ VE YERYÜZÜ MESAFESİ 

Günler birer birer geçti gitti. Ağzına kadar dolu Airbus 321 uçağıyla gece yarısından sonra uçağa binip döndük. Yerevan’a gitmek kadar İstanbul’a dönmek de bir o kadar keyifliydi.

Yerevan’da geçirdiğimiz 10 gün boyunca, daha önce defalarca gördüğüm yerleri yeniden dolaştım, öte yandan dostlarımın gözünden şehre ve ülkeye yeniden baktım. Onlarla Yerevan’da olmak benim için farklı bir tecrübeydi. Fotoğraflara sabitlenen hatıralarla, içimize işleyen iyi duygularla kazasız belasız, mahcup olmadan yurda döndük. 

Bizim çok yakınımızdaki amansız ve anlamsız savaş devam ederken böyle bir seferin imkânlı olması bizim için olduğu kadar havaalanında rastladığımız İranlılar için de hayırlı bir durumdu bana kalırsa. THY’nin bu uçuşlara başlaması ilk olumlu meyvelerini vermişti bile.

İstanbul-Yerevan arasındaki uçuşlar THY tarafından başlatılmadı, zaten özel operatörler tarafından direkt uçuşlar yıllardır yapılageliyor. Bu uçuşların Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi kurumu sayılan Türk Hava Yolları tarafından da başlatılması, Yerevan’a uçakla gitmekten daha büyük bir anlam taşıyor. Bundan benim umduğum, iyi niyettir, normalleşme çabasıdır, bir elin dostane uzatılmasıdır. Bu tarihin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu düşünüyorum. Gökyüzünde mesafeler her zaman daha kısadır. Asıl mesele, yeryüzünde o mesafeleri kısaltabilmekte. Bunun da zamanla gerçekleşeceğine geçmişten daha çok inanıyorum. Umarım, İstanbul’dan Yerevan’a, Yerevan’dan İstanbul’a THY tarafından yapılacak uçuşlar sayesinde iki ülke arasındaki barış, dostluk, komşuluk ilmekleri daha sıkı atılır. Böylesi bir bağ geçmişin acılarını elbette hükümsüz kılmayacak ancak gelecek için yeni yaralara meydan bırakmamasını ve mevcutlar içinse şifalı bir rol oynamasını gönülden diliyorum.”

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...