Bıktık artık sizden Şahısbahçeliler!..
Fenerbahçe taraftarı, yıllardır takımına en bağlı taraftar gruplarından biri olarak bilinir.. Ancak son yıllarda bu büyük camianın en büyük sorunu, rakiplerden çok kendi içindeki bölünmüşlük oldu..
Alex de Souza’nın kulüpten ani ayrılığının ardından taraftar adeta karpuz gibi ortadan ikiye bölündü.. Bir tarafta kulüp başkanı Aziz Yıldırım ile dönemin teknik direktörü Aykut Kocaman’ı Alex’in gönderilmesinden sorumlu tutanlar vardı.. Diğer tarafta ise Alex’in artık miadını doldurduğunu ve gitmesi gerektiğini savunanlar bulunuyordu..
Başkan Aziz Yıldırım’ın 2014 yılındaki şampiyonluk kutlamalarında Alex tezahüratı yapan taraftarlara yönelik “paralı köpekler” sözleri ise zaten var olan ayrışmayı daha da derinleştirdi.. Taraftar artık safını açıkça belli etmeye başlamıştı..
Ardından, Fenerbahçe’yi son kez şampiyon yapan teknik direktör Ersun Yanal’ın olaylı bir şekilde gönderilmesi geldi.. Bu gelişmeyle birlikte taraftarın önemli bir bölümü Aziz Yıldırım karşıtı bir çizgiye savruldu..
Nitekim 2018 seçimlerinde bunun sandığa yansıdığını gördük.. Aziz Yıldırım, Ali Koç karşısında inanılmaz bir farkla seçimi kaybetti..
Aziz Yıldırım’ın başkanlığı kaybetmesinden sonra ise Fenerbahçe taraftarı artık birkaç farklı gruba ayrılmıştı.. Ali Koççular, Aziz Yıldırımcılar, Alexçiler ve Ersun Yanalcılar..
Ali Koç döneminde de sekiz yılda şampiyonluk gelmeyince bu kez taraftarın bir bölümü Sadettin Saran’a sarıldı.. Böylece tribünlerde başkanlar ve teknik direktörler üzerinden yeni kamplaşmalar ortaya çıktı..
Bir tarafta sekiz yıldır şampiyon olamamasına rağmen Ali Koç’a destek verenler var.. Diğer tarafta yirmi yıllık başkan Aziz Yıldırım’ın fanları bulunuyor.. Şimdi bir de dokuz aylık başkan Sadettin Sarancılar çıktı..
Teknik direktör tarafında ise tablo daha da ilginç.. Üç kere gidip dört kere gelen, 99 puan toplamasına rağmen şampiyon yapamayan İsmail Kartalcılar.. Aykut Kocamancılar.. Pereira taraftarları.. Tedesco taraftarları.. Ve hâlâ Fenerbahçe’nin son şampiyon teknik direktörü unvanını taşıyan Ersun Yanalcılar..
Şimdi gelin bir de bugüne bakalım.. Son kongrede seçilen Aziz Yıldırım, bir karar aldı ve İsmail Kartal’ı takımın başına getirdi..
Fakat sosyal medyaya bakıyoruz, bazı taraftarlar adeta takımın tökezlemesini bekliyor.. Nitekim Gençlerbirliği yenilgisi ve Lyon beraberliğinin ardından “İsmail gitsin, Aykut gelsin” sesleri hemen yükselmeye başladı..
Maşallah, Aykut Hoca’nın geleneksel medyada da hatırı sayılır bir taraftar kitlesi varmış.. Onlar da boş durmuyor..
Vur Allah gariban Hacı İsmail’e.. Yok çaycıymış, yok kaloriferciymiş.. Aşağılayan aşağılayana..
Arkadaş, bir düşün artık Fenerbahçe’nin yakasından..
Fenerbahçe 12 yıl şampiyonluğa hasret kaldıysa, bunda “yapı” kadar sizin de payınız var.. Çünkü bu camianın en büyük sorunlarından biri, daha sezon başlamadan kendi içindeki savaşları başlatması..
Bir teknik direktör göreve geliyor, daha ilk tökezlemede “ötekinin adamları” ortaya çıkıyor.. Bir başkan seçiliyor, daha ilk başarısızlıkta başka başkanın taraftarları devreye giriyor..
Sonra da hep birlikte soruyoruz, “Fenerbahçe neden şampiyon olamıyor” diye..
Nasıl olsun?..
Birbirinizin kuyusunu kazmakla, teknik direktörleri yarıştırmakla, başkanları karşı karşıya getirmekle, futbolcuları yuhalamakla mı şampiyon olacaksınız?
Artık yeter..
Bu sezon bari birlik olun.. İsmail Kartal’ı beğenirsiniz, beğenmezsiniz.. Aziz Yıldırım’ı seversiniz, sevmezsiniz.. Ali Koç’u desteklersiniz, desteklemezsiniz..
Ama Fenerbahçe formasını taşıyan bir takım sahaya çıkıyorsa, sezon sonuna kadar desteklemek zorundasınız..
Şampiyonluk gelir mi, gelmez mi, onu bugün kimse bilemez.. Futbolun garantisi yok.. Ancak Fenerbahçe’nin başarısız olması için kendi içimizde el birliğiyle çalışmanın da anlamı yok..
Bırakın insanlar işini yapsın.. Bırakın teknik direktör takımını çalıştırsın.. Bırakın futbolcu sahaya çıksın.. Bırakın yönetim kararlarını alsın..
Sezon sonunda hesaplaşma gerekiyorsa, o zaman herkes eteğindeki taşı döksün..
Ama sezon devam ederken kendi takımının tökezlemesini bekleyen, ilk beraberlikte klavyenin başına geçip “İsmail gitsin, Aykut gelsin” diye bağıran anlayış Fenerbahçelilik değildir..
Bıktık artık sizden Şahısbahçeliler..
Bir kere olsun kişilerin değil Fenerbahçe’nin yanında olun..
Çünkü Fenerbahçe’nin en büyük rakibi bazen karşısındaki takım değil, kendi içindeki bitmek bilmeyen kavgalardır..
Ve artık gerçekten Fenerbahçe’nin yakasından düşün..