“Yeni nesil yasalar” da şart oldu

YAYINLAMA:

“(1)Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2026–2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu ve 2026/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda; çocuklarımızı, aile kurumunu ve toplum düzenini korumaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızla birlikte başlatılan “Ailem Güvende” operasyonlarında, 5 il merkezli ve toplam 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirilmektedir…

(2)Milyonlarca evladımızın yeni eğitim öğretim yılı için okullarına döndüğü 14 Eylül sabahında da, çocuklarımızın geleceğine göz diken sokak çetelerine ve yeni nesil suç örgütlerine karşı ülke genelinde "SOKAKLAR GÜVENDE" operasyonlarını başlattık… 78 Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında 2 bin 447 şüpheli hakkında adli işlem gerçekleştirildi; jandarma ve polis teşkilatlarımızla 148 eş zamanlı operasyon yapıldı...”

Adalet Bakanı Akın Gürlek bir gün arayla yapılan operasyonları yaptığı bu paylaşımlarla duyurdu.

Terörsüz Türkiye eşliğinde Türkiye Yüzyılı’nı; ufku geniş, nimetleri bereketli, vizyonu güçlü bir vatan hedefiyle canla başla inşa ettiğimiz bu zorlu süreçte “evlatları” da unutmamalıydık elbette. Zira en büyük, en kapsamlı, en kazanç sağlayacak fabrikaları inşa ederken, ‘işin ehli kalifiye’ personelleri temin etmeyi ihmal ederseniz, bu inşanın hiçbir anlamı kalmaz. Bir süre sonra da ucube ürünler ortaya çıkar o fabrikalardan ve sonrasında da kilitler vurulur o devasa kapılara!

En büyük ve en önemli inşa; nesillerin inşasıdır bu nedenle toplumu ve aileyi korumayı hedefleyen bu operasyonlar çok değerli olmakla birlikte devamı da mutlaka gelmeli.

El birliğiyle Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Kimin için? Gelecek nesillerimiz için! O halde gençlerimizi sarıp sarmalayan yeni nesil suç örgütlerini ve aile yapısını çürütmeyi hedefine alan ‘yeni nesil LGBT’ faaliyetlerini kökünden kurutmak gerekiyor.

Madem ki suç başlıkları ‘yeni nesil’ formatıyla yoldan çıktı o halde devletin adalet ve güvenlik birimleri de YENİ NESİL MÜCADELE formatıyla tanıştırmalı suç örgütlerini…

ABD başta olmak üzere çoğu ülkede reddedilen LGBT faaliyetleri nedense Türkiye de dağ bayır demeden aktifleniyor.
Üstelik format güncelleyerek, yeni isimler türeterek devam ediyor bu faaliyetler.
Yıllarca LGBT dedirtenler son yıllarda “cinsiyet eşitliği yada cinsiyetsizlik” kavramları üzerinden yürütüyor faaliyetlerini.
Birkaç yıl önce Hakkâri’de bulunan bir kadın derneğinin aldığı yurt dışı fonlarla “cinsiyet eşitliği” üzerine yaptığı saha çalışmalarına denk gelmiştim.
Neden “cinsiyet eşitliği” sloganını tercih ettiniz diye sorduğumda aldığım cevaplar trajikomik boyuttaydı. Aslında o kadınların çoğu ne için çalıştığının farkında bile değildi. Onlar PKK-Dem-marjinallik etkisiyle kendince kadın haklarını savunduklarını sanıyorlardı; “yüklüce yurt dışı fonlarını alan” birkaç kişi dışındakiler!

Bu durum trajikomik gibi görünse de tablonun altındaki tehlikeyi de sorgulatıyordu aslında. Çünkü üçüncü bir cinsiyet yaratmayı ve bunun üzerinden de aile-toplum-ülke geleceğini dibe çekmeyi hedefleyenlerin sığındıkları bahane; STK faaliyetleri!

Türkiye’de tam rakamını bilemediğim-bilmeye de gerek duymadığım yüzbinin çok üzerinde sivil toplum kuruluşu bulunuyor. Sahada görülenler ise bu rakamın yanında yok denecek kadar “hiç yok”.
Tabela STK’larının büyük bir kısmı uyuşturucu, kumar, fuhuş, bahis ve bilimum suçları örtmek için ve mekan temin etmek için kuruluyor. Diğer bir kısmı şehirlerindeki protokollerde yer almak, etiket sahibi olmak ve maddi-manevi  nemalanmak amacıyla kuruluyor.
Bir kısmı da “Türkiye’nin altına döşenmiş dinamitler” gibi çalışıyor! Kabloları farklı kesimlerin, pimi ise “tek bir merkezin” elinde olan bu dinamitler vakti geldiğinde harekete geçmek üzere sırasıyla aktifleniyor.
Bu nedenlerden dolayı yıllardır konuştuğumuz fakat bir türlü tam anlamıyla uygulayamadığınız “yeni nesil STK yasasına” da ihtiyacımız var. Bu yasayı acilen ortaya koymalı ve uygulamaya almalıyız. Topluma faydası olan ve “yurt dışı fonlara” ihtiyaç duymayan sivil toplum kuruluşları merkezinde şekillenmeli bu yasa.

Yeni nesil suç örgütleri günümüzün en sıkıntılı başlığı. Haraç, gasp, cinayet, uyuşturucu merkezinde hareket eden bu örgütler geniş bir network ağına sahip. Türkiye’de bulunan bir suç örgütü lideri, pek çok ülkede anında kararlarını uygulatabiliyor. Ya da yurt dışı bağlantılı/tespit edilemeyen hatlar üzerinden tehdit-şantaj-haraç triasını uygulayıp istediği parayı alamayınca da küçük yaştaki çocuklara kurşunlatıp bomba attırabiliyorlar. Ya da “sözde” fenomenler-iş insanları (üretim yapmayan) üzerinden akıllara zarar miktarlarda kara para ve altın aklıyorlar. Yeri gelmişken söylemekte fayda var, son süreçte yapılan fenomenler operasyonları da “yeni nesil suçlar ve çeteler” dahilinde değerlendirilmeli mutlaka.

Dün MHP’nin Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın LGBT minvalinde yaptığı paylaşım önemliydi. Feti Yıldız LGBT faaliyetleri konusunda bir hatırlatma yapıyor ve “aile yapısını koruma çalışmalarına kimlerin-neden destek vermediğini ya da prangalarından dolayı veremediğini” şöyle ifade ediyordu; “Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti milletvekillerinin tamamının imzasıyla anayasanın 24.ve 41. maddelerinde yani başörtüsü ve ailenin korunmasıyla ilgili maddelerde değişiklik teklifi yapılmış, teklif anayasa komisyonunda kabul edilmiş ancak yasama dönemi bitmeden kanunlaşamamıştı. O gün kimin ne söylediğini merak edenlere anayasa komisyonu tutanaklarını okumalarını tavsiye ederim.”


 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...