CİDDİYET OLMAZSA ACI OLUR!

YAYINLAMA:

Fenerbahçe, Aston Villa karşısında yalnızca bir maç kaybetmedi; sahada ciddiyetini, disiplinini ve mücadele ruhunu da kaybetti. Böylesine büyük hedefleri olan bir takımın bu kadar basit hatalar yapması, yakaladığı fırsatları değerlendirememesi ve rakibine adeta kendi elleriyle goller hediye etmesi kabul edilebilir değil.

İlk yarıda üç, hatta dört gol atabilecek pozisyonlar buluyorsan bunları değerlendirmek zorundasın! Büyük maçlarda yakaladığın fırsatları harcarsan rakip seni affetmez. Fenerbahçe de bunun bedelini ağır ödedi. Ancak bu mağlubiyeti yalnızca kaçan fırsatlarla açıklamak mümkün değil. Çünkü sahada bunun çok ötesinde sorunlar vardı.

BİREYSEL HATALARIN BEDELİ AĞIR OLDU

Rakibin attığı gollerde yapılan bireysel hatalar, Fenerbahçe'nin kendi kendisini nasıl bitirdiğinin açık göstergesiydi. İlk golde Guendouzi'nin yaptığı büyük hatası vardı.

Diğer gollerde ise İsmail Yüksek'in yaptığı basit hatalar ön plana çıktı. Üst üste gelen bu hatalar yalnızca skoru değiştirmedi, takımın oyun disiplininden kopmasına da neden oldu.

Böylesine önemli bir karşılaşmada bu kadar basit hatalar yapıyorsan bunun adı yalnızca formsuzluk değildir. Bu seviyede mücadele eden oyuncuların çok daha dikkatli, konsantre ve sorumluluk sahibi olması gerekir.

Ederson, Oğuz ve İrfan Can Kahveci dışında sahada beklenen performansı ortaya koyan oyuncu bulmakta zorlandık. Fenerbahçe'nin böylesine kritik bir maçta bu kadar az oyuncuyla ayakta kalmaya çalışması, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir durumdur.

BU TAKIMDA BİR ŞEYLER YOLUNDA GİTMİYOR!

Asıl mesele, Aston Villa karşısında alınan mağlubiyetten çok daha büyük olabilir. Çünkü sahadaki görüntü, yalnızca kötü bir futbol gününü değil, takımın içerisinde çözülmesi gereken başka sorunların da bulunduğunu düşündürüyor.

Oyuncuların birbirinden kopuk görüntüsü, basit hatalar ve mücadeledeki isteksizlik dikkat çekiciydi. Daha da önemlisi, bazı oyuncuların teknik direktörleri için sahada sonuna kadar savaşmak istemediği izlenimine kapılıyorsunuz

Elbette bunu kesin bir gerçek olarak söylemek mümkün değil. Ancak sahadaki görüntü bu soruyu sorduruyorsa yönetimin de teknik heyetin de artık harekete geçmesi gerekiyor.

Başkanın görevi yalnızca tribünde oturmak değil, kulübün içerisinde neler yaşandığını anlamak ve sorunlara müdahale etmektir! Soyunma odasında, teknik heyetle oyuncular arasında veya takımın genel atmosferinde bir problem varsa bunun üzeri örtülmemeli. Çünkü sorunlar görmezden gelindikçe büyür, büyüdükçe de sezonun bütün emeğini yok eder.

ASENSIO MESELESİ ARTIK SORU İŞARETİ!

Asensio'nun sakatlığı nedeniyle İngiltere'ye kadar gidip ardından kadrodan çıkarılması, insanın aklına ister istemez soru işaretleri getiriyor. Benzer şekilde Kanté ve Lukaku hakkında da kadro ve ilk 11 tercihleri üzerinden çeşitli tartışmalar yaşanıyor. Hatta devre arasında Kanté'nin oyuna girmemesi ?

Bütün bunların arkasında ne olduğunu bilmiyoruz. Sakatlıkların gerçek boyutunu, oyuncularla teknik heyet arasında neler yaşandığını bilmeden kesin hükümler vermek doğru olmaz. Ancak bu kadar çok soru işaretinin aynı dönemde ortaya çıkması da kulüp yönetiminin açıklığa kavuşturması gereken bir durumdur.

Çünkü yıldız oyuncuların büyük maçlarda sahaya çıkıp bütün sınırlarını zorlamasını beklersiniz. Formayı giyen her futbolcunun, teknik direktöründen bağımsız olarak, armasının hakkını vermesi gerekir. Fakat oyuncuların teknik direktörlerine güvenmediği veya onun için mücadele etmek istemediği yönünde bir görüntü ortaya çıkıyorsa burada artık ciddi bir yönetim sorunu vardır.

BU SEZON DA GİDERSE TARAFTARLAR BİR YIL DAHA KAYBETTİK DER, AMA…

Fenerbahçe taraftarı yıllardır şampiyonluk bekliyor. Her sezon yeni umutlarla yola çıkıyor, yeni hayaller kuruyor ve takımına destek veriyor. Ancak sezon sonunda aynı hayal kırıklıklarıyla karşılaşmaktan da yorulmuş durumda.

Bu sezon da şampiyonluk giderse taraftar belki yine üzülür, yine hayal kırıklığı yaşar ama artık alıştığı bir cümleyi kurar: Bir yıl daha gitti!

Fakat bu kez mesele yalnızca bir sezonun kaybedilmesi değil. Kulübün geleceği, yönetimin itibarı ve taraftarın güveni de tehlikeye girebilir.

Aziz Yıldırım ve İsmail Kartal, Fenerbahçe camiasında önemli bir yere sahip isimler. Ancak geçmişte kazanılan sevgi ve oluşturulan efsanevi imaj, bugünkü kararların sorgulanmayacağı anlamına gelmez. Kulübe büyük umutlarla dönmüş isimlerin de bu güveni korumak için doğru adımlar atması gerekiyor.

Taraftarın beklentisi çok açık: Bahaneler değil, çözüm; vaatler değil, mücadele; isimler değil, Fenerbahçe'nin başarısı!

Eğer bu gidişata müdahale edilmezse bugün alkışlanan isimler yarın eleştirilerin hedefi hâline gelebilir. Çünkü Fenerbahçe'de geçmişte yapılanlar kadar bugün yapılanlar da önemlidir.

SON SÖZ: EMEKLER ÇÖPE GİTMESİN!

Fenerbahçe'nin kaybedecek bir sezonu daha yok!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...