Kendimizi kandırıyoruz!
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ikinci maçında İngiltere’de tarihi fark yedi. Bir gün önce de Galatasaray…
Türkiye’de puan kaybedilen her maçtan sonra “hakkımız yeniyor” diye ortalığı ayağa kaldıran, başarısızlığı sürekli başka yerlerde arayan ulusal ligin büyükleri Avrupa’da rezil oldu…
İki takım çıktığı iki maçta tam yedişer gol yemiş!
Ayıptır, yazıktır, günahtır…
Bizimkilerin büyüklükleri Edirne’ye kadar! Transfere gelince milyonları çöpe atan kulüplerimiz sıra sahada başarıya geldiğinde ortada yoklar…
Fenerbahçe 6-0 yenilerek evinin yolunu tuttu. İlk golde ceza sahasında kaleciyle birlikte sekiz futbolcumuz varken Guendouzi’nin asistiyle golü yiyoruz. İkinci gol ile üçüncü gol birbirinin kopyası. Sonrasında ise film zaten hepten kopuyor…
Kante yedek, Lukaku yedek. Madem sakatlar neden oyuna giriyorlar? Oynayabilecekse neden yedekler?
Lafı hiç uzatmaya gerek yok. Sahada teknik direktöründen futbolcusuna kadar kimse ne yaptığını bilmiyordu. Biraz önce neden Guendouzi’nin ismini verdim onu da açıklayım. Kerem hata yaptığında fırça atmasını biliyorsan kendine nasıl tepki göstereceksin?
Fenerbahçe ile ilgili son yazımda Lukaku’nun atılan gollerden sonra bile pas beklediğini söylemiştim. Rize maçında on dakika oynuyor sonra sakat!
İşin açığı şu, istifa sürecinden sonra takımın hocaya olan güveni bitmiş. Kimse kendini kandırmasın. Bu güvenin yeniden tahsis edilmesi çok ama çok zor!
Takımlarımız çalışmıyor, idmanlarımız yetersiz. Sahaya çıkan oyuncuların fiziklerine bakın her şeyi anlarsınız. Bizimkiler ya pehlivan gibi ya da çelimsiz…
Yenilen gollere bakıyorum üçü ceza sahası dışından, yakalanan pozisyonlara bakıyorum hepsi kaleciye. Bu ya da şu futbolcu kötü demek istemiyorum, bütün takım kötü!
Ayrıca ülke olarak sürekli bir şeyleri de başarı gibi kabul etmekten vazgeçmeliyiz. Montella takımı Dünya Kupasına götürür başarı, İsmail Kartal Şampiyonlar Ligi’ne götürür manşetlerin kahramanı…
Sonrası? Tam bir hayal kırıklığı!
Başarı çalışmadan, ter dökmeden, dertlenmeden gelmez. Bu iş ekip işidir, güven işidir ve birlik işidir. Birliğin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz…
Herkes başarısızlıktan sonra faturayı birbirine verip durur, olan da garibim taraftara olur!