‘Yine değil yeni Galatasaray..’

YAYINLAMA:

İlk tanıştığımda rahmetli Duygun Yarsuvat başkanlığındaki yönetimde yer alan çiçeği burnunda bir yöneticiydi sayın Dursun Özbek.. Kendisi o günlerde, başkanlığa aday olmayı düşünüyor, ancak bunu açıklamaktan imtina ediyordu. Galatasaray Lisesi’nden hatırlı abilerim Özbek’e Galatasaray’daki bu yolculuğunun başında ve özellikle de seçim sürecinde destek olmam ve Galatasaray camiasının yazılı olmayan kulüp geçmişini ve geleneklerini aktarmam için benden ricacı oldular. Bunun üzerine yaklaşık iki ay kendisi ile gece gündüz birlikte çalıştık ve çok başarılı bir seçim sürecinden sonra Dursun Abi Galatasaray Başkanı seçilerek göreve geldi. Ondan sonraki aşamalar zaten kamuoyu tarafından biliniyor. İşte o seçim sürecinde ilk kez Galatasaray camiasının karşısına başkan adayı olarak çıkan Özbek ve yönetimi adına bir vaatler listesi, iş planı, yapılacak projeler ve izlenecek yönetim anlayışının ana hatlarını içeren bir metin kaleme aldık. Riva projesinden, Galatasaray adasından, Florya’dan, futbol ve diğer branşlardan, Mecidiyeköy arsasındaki inşattan tutun kulüple ilgili aklınıza gelen her konuda plan ve projeleri içeren öyle ki bir anlamda Özbek’in Galatasaray’a dair Manifestosu niteliğindeki bu metni bugün hala akıllarda iz bırakan bir sloganla seçim çalışmalarında sıkça kullandık. Peki, neydi o sloganımız ‘Yeni değil, Yine Galatasaray’..

O tarihlerde camiada henüz pek tanınmayan, şüpheyle yaklaşılan Dursun Özbek’in bu slogan altındaki söylemleri Galatasaray Genel Kurul üyelerini ziyadesiyle tatmin ve ikna etmiş olacak ki, Özbek yapılan seçimde büyük destekle Başkan olarak ipi göğüsledi.

Durup dururken nerden aklına geldi bu eski günler diye soranlarınız olacaktır. Nedenini hemen söyleyeyim. Bilesiniz ki Dursun Özbek ilk başkanlığı dönemini işte bu slogana uygun davranmadığı için tamamlayamadı, yapılan erken seçimi kaybetti. Öyle ki; ikinci kez başkan seçildiği bu son görev süresince 4 kez futbolda şampiyonluk yaşadığı, kupalar kaldırdığı halde bugün camiada bazı sorunların yaşanmasının nedeni de aslında bu eski sloganda gizli. Çünkü Galatasaray, geçmişi altı asra dayanan tarihsel birikime ve bu yolla özünü koruyan formasyona sahip köklü bir camia. İnsanlar, yönetimler değişse de Galatasaraylılar kulübün yapısal/ahir değerlerinin eğilip bükülmesini, zamana uymak adı altında yozlaşmasını kabullenemiyor. Öyle ki, yeni insanlar, yeni fikirler, yeni mekanlar elbette olsun ama yine ve daima özünden uzaklaşmayan bir Galatasaray varlığını hakim kılacak icraatlar görmek istiyor.

Bugün Galatasaray’da açıkça dillendirilmeyen bazı mevzular var. Mesela bir Metin Öztürk sorunsalı, bir Okan Buruk tereddüdü, bir Fatih Demircan karambolü, bir divan başkanlığı hoşnutsuzluğu, bir sosyal medya savrulması, bir Gsiad rahatsızlığı, bir Anadolu Kaplanı tarzı gevşekliği, bir üye profili erezyonu, bir adliye mesaisi varsa ve Galatasaray’daki bu ve benzeri onlarca sorun halının altına süpürülüyorsa bugün ortaya çıkan ‘Yeni Galatasaray’ imajı taraftarla birlikte Genel Kurul üyelerini de tedirgin ediyor.

 

YeniBirlik ailesine katıldığım bu ilk yazımda önümüzdeki günlerde derinlemesine ele alacağımız bazı konu başlıklarını kısaca belirttim. 40 yıla yaklaşan spor ve özellikle Galatasaray özelindeki birikimlerim ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki bilhassa Süper Lig ve Avrupa Kupaları seviyesinde ortaya çıkan sonuçlar sadece sahada oynayan 11 kişilik bir takımın eseri değil. 90 dakika hatta tüm sezon idarecilerin aldığı veya almadığı kararlar, yaptığı veya yapmadığı icraatlar sonucunda şekilleniyor. Galatasaray özelinde yaklaşık onbir bin kişiden oluşan bir Genel Kurul (bunun beşbini’i aktif) üye gurubu öncelikle bu yıl Mayıs ayında yapılacak seçimler sebebiyle oldukça ilgili ve hareketli. Bu durum Galatasaray yönetimi, özellikle Dursun Özbek açısından hem itici bir güç, hem de bir endişe kaynağı. Malum, burası Galatasaray. Burada hiç kimsenin gözünün yaşına bakmazlar

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...