Dijital alışkanlıkların tahammül üzerindeki etkisi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sosyal medyadaki kullanıcı davranışlarının sadece sosyal medyayla kısıtlı kalmadığını fark edenleriniz olmuştur. Tam bir hız dünyası olan, kaydırma mantığıyla kullanıcılara kısa süreli hazlar yaşatan bu mecralar, aslında arka planda davranışlarımızda çok fazla tahribata sebebiyet verebiliyor. Youtube’da bir konuşmacıyı dinlerken, konuşma akışını 2x’e alıp hızlandırabiliyorsunuz. WhatsApp’ta size ses kaydı gönderen bir dostunuzun derdini dinlerken de bu hızlandırma özelliğini kullanabiliyorsunuz. Aynı özellikten artık Instagram’da mahrum değil… Tehlikenin farkında mıyız?

 

Gündelik sohbetlerde, karşımızdaki kişiyi dinlerken daha tahammülsüz hissediyoruz. İmkanımız olsa, canlı sohbet ederken bile muhatabımızı 2x ile hızlandırmayı seçeriz. Bu hız çağı, teknolojinin dışında kalan rutin davranışlarımızda bizi tahammülsüz birine dönüştürüyor. Anlamak için dinleyen değil, bir an önce muhatabının sözü bitsin diye dinleyen bireyler olmaya başladık. Artık birçok sosyal medya platformu “akış” denilen tek parmakla kaydırma teknolojisini kullanıyor. Bir video ilgini çekmedi mi, hemen tek hamlede bir sonraki videoya geçebilirsin. Bu da serotonin hormonunun daha hızlı ve kısa sürede salgılanması demek. Bedenimiz “bundan memnunum” işareti verirken, ruhsal olarak arka planda muazzam bir tahammülsüz kişilik geliştirmeye başlıyoruz. Hızlı tüketim çağı, sadece dinleme tarafındaki tahammülümüzü tetiklemiyor. Aynı zamanda her şeye çok hızlı ulaşmak, sahip olduklarımızı yeterli bulmamak, hayatından memnun olmamak gibi tatminsizliği tetikleyen sorunlara da sebebiyet veriyor. Aynı anda birçok şeye şahit olmak istiyorsanız, tek parmağınız buna yetiyor. Birçok insanın özel yaşamını, nelere sahip olduğunu, nasıl sağlıklı kaldığını, hangi bakım ürünlerini kullandığını tek bir kaydırma hamlesiyle gözlemlemeniz mümkün. Hepimiz için kritik ve uyanışa vesile olacak önemli bir soru var: “Bunları bilmek/görmek bana ne kazandırıyor?” Tüm bunları izlemek, bunlara şahit olmak sizin gelişiminize katkı sağlıyorsa, sizin için bir sıçrama taşı özelliği taşıyorsa izlemeye devam edebilirsiniz. Ama günün sonunda boşa geçen ve sizin bir milim ilerlemenize sebep olmayan şeyler izlediğinizi fark ettiyseniz kendinizi bir an önce bu keşmekeşten kurtarmaya bakın. Hayatınız sadece size özeldir. Dakikalarınız size hizmet eder ve anlam bulmayı hak eder. Yaşamın lezzeti, onu en güzel şekilde yaşayarak anlaşılır. Bir başkasının hayatının seyircisi olmak sizi yaşamdan mahrum eder. Kendinize sorun: “Ben bu hayatın başrol oyuncusu mu olmak istiyorum yoksa figüranı mı?” Eğer figüran olmak sizin için yeterliyse, bu yolculukta kaydırma yapabileceğiniz bir ekran ve sağlam bir başparmak sizin için yeterli. Ama başrol olmak istiyorsanız, ekranın esiri olmuş bir zombi olmaktan daha fazlası olmalısınız. Hayat, sizi coşkuyla kendisinden keyif almaya davet ediyor. Ruhunuzu koltuk, telefon ve odak üçgeninde soldurmayın. Bugün bir karar alın ve sosyal medya detoksu yapmak için irade gösterin. Sadece bir hafta… Siz ekran kaydırma dürtünüze karşı koyacak kadar güçlüsünüz. Kendinizi gösterin. Gazanız mübarek olsun. Çok sevgiler.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...