Manşetler yanıltmasın!
Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Sturm Graz’ı 2-0 yenerek büyük bir avantaj yakaladı. Salı günü oynanacak rövanşta çok büyük bir aksilik olmazsa temsilcimiz adını play-off turuna yazdıracak…
Karşılaşmanın ardından gazetelerin manşetlerine bakınca ben mi farklı bir 90 dakika izledim diye kendimden şüphe duydum…
Çoğu bulutlarda, ayakları yere basan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor...
Biz dönelim maça… Fenerbahçe takım olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Genelde böyle eşleşmeler sürprizlere gebedir ancak temsilcimiz tecrübeli ayaklarıyla buna izin vermedi…
Bu maç özelinde konuşursak skor güzel, oyun güzel ama ya ilerisi?
Bu takım Şampiyonlar Ligi’ne katılabilir, zaten katılamaması sürpriz olur. Sahada mücadele eden takımı izlerken ben eylül ayı sonrası için gözlem yapıyorum. Aksi halde yorumların açısı 180 derece değişir...
Ben hala aynı yerdeyim, bu takıma iyi bir golcü lazım. Talisca şampiyonluk yolunda ve Devler Ligi için doğru tercih değil, ayrıca yeterli de değil. Muriç ise iyileştikten sonra iyi bir ikinci forvet olur. Brezilyalı futbolcu, Graz karşısında kaç pozisyonu gole çeviremedi sayamadım. Şampiyonlar Ligi’nde o şans bir kez ayağına gelir onu da böyle harcarsan geçmiş olsun…
Takımın pas trafiği, yardımlaşması her geçen gün iyiye gidiyor. Son yazımdaki ifadeyi tekrar etmek istiyorum, transfer defterinin en kısa zamanda kapanması lazım. Gelenler gelmeli, gidecekler yollanmalı…
Ufak bir tökezlemede arayışa girilirse iş işten geçmiş olur…
***
Salah ismi iyi ama ya maliyeti
Türk futbolu için heyecan dolu günlerden geçiyoruz. Muhammed Salah, Trabzonspor’la anlaştı. Roberto Carlos’tan sonra ülkemize gelmiş en üst düzey futbolcu diyebiliriz…
Kariyeri ortada, konuşmaya hiç gerek yok ama maliyeti de ortada…
Bu transfere gerek var mıydı, harcanan para kadar katkı sağlar mı?
Bekleyip göreceğiz…
Tek gerçek şu, bu transfer kulüpte yıllardır başarıyla yönetilen ekonomiyi çok ama çok geriye götürecek…
Yine de Salah’ı bu ülkede izlemek güzel olacak…