Savaş Sanatı-Sun Tzu
Çinli Komutan, bilge ve tarihin en önemli askeri stratejistlerinden biri olan Sun Tzu’nun, 2500 yıl önce kaleme aldığı ‘Savaş Sanatı’ adlı eserinde bugün de geçerli olan 384 adet savaş teorisi yer alır ve bu kitap halen harp okullarında ders olarak okutulur.
Geçen hafta Juventus’u 5-2 tarihi skorla yenen Galatasaray’ın bu zaferden 4 gün sonra Konyaspor’a 2-0 yenilmesi sonrası tüm Galatasaray yönetimine ve teknik heyetine hatta futbolculara birer adet Sun Tzu’nun Savaş Sanatı kitabını hediye etmek şart oldu diye düşünmedim değil. Hoş hediye etsem de okuyan çıkar mı bilmem, onun için iyisi mi ben diyeceğimi büyük ustanın sözleri ile aktarayım… Belki sonra merak edip okuyan çıkar..
‘Savaşı, elindeki zayıf gücü de kuvvetli gücü de nasıl kullanacağını bilen kazanır.’ ve ‘Yenilgiden kendimizi korumak bizim ellerimizdedir. Ancak, düşmanı yenme fırsatını bize düşman verir.’ der Sun Tzu.. Öyle değil mi Okan hocam?.. Konyaspor işte tam da bu antik çağdan kalma basit taktikle oynadı, kendi gücünü yerinde kullandı ve Galatasaray’ın rotasyon adı altında sahada yer alan ama anlamsızca koşuşturan oyuncularının verdiği gol fırsatlarıyla maçı kazanmasını bildi.
Şimdi bu geçmişte kalan maça takılmanın alemi yok.. Yarın yine Juventus’la yaklaşık 20 milyon Euro getirisi olabilecek bu sezonun en hayati maçlarından birine çıkacak Galatasaray. ‘Herkesin bildiğini bilmekten öteye gidemeyen bilgi işe yaramaz.’ diyen Sun Tzu’yu dinleyip tekrar aynı konu üstünde tepinmek, moral bozmak yersiz çünkü.
‘Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler, kazanma ustası olanlar korkmazlar, akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.’ Sun Tzu teorisinin yarın sahadaki oyuna yansımasını umut etmekten gayrı bir dileğimiz olmamakla birlikte ‘Kendini bilmekle birlikte karşındakini bilmek hiçbir savaşta yenilgi yaşatmaz.’ düsturunu da Galatasaray’ın taktisyenlerinin iyice düşünüp, anlayıp uygulamalarını tavsiye ederim.
Rakip Juventus, büyüklüğü kadar sansasyonel geçmişi ile de öne çıkan bir kulüp. 1985’te Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupa finalinde Brüksel-Heysel’de Liverpool ile Juventus karşılaşması öncesi tribünlerde çıkan arbede 39 ölümle sonuçlanmış ve yaşanan bu facia dünya futbolunu kökten değiştirmişti. Aynı Juventus 2006 yılında şike sebebiyle ülkesinde savcıların radarına yakalanmış ve 2005 ile 2006 yılı Serie A Şampiyonlukları elinden alınarak alt lige düşürülmüştü. Juventus, İtalya’nın en köklü kulüplerinden biri olsa da en son 2023 yılında muhasebe kayıtlarındaki yolsuzluklar yüzünden İtalya Kupası’ndan men edilmişti. Ama aynı Juventus takımını 2025 yılında Dünya Kulüpler Şampiyonası için gittiği ABD’de Beyaz Saray’da Oval Ofis’te göğsünde ‘Jeep’ reklamı ile Başkan Trump’la fotoğrafçılara poz verirken görüyoruz. Yani, rakip sert inişleri- çıkışları olan bir kulüp. Sıkıntılı sonuçlara, yenilgilere, düşmeye alışkın ve fakat bir şekilde yeniden dirilmesini bilen bir geleneğe sahip. Galatasaray’a Juventus’un bu özelliğini ve Sun Tzu’nun ‘Karşısındakini ve kendini bilen hiçbiri savaşta tehlikeye düşmez; karşısındakini bilmeyen, kendini bilen bir kazanır, bir kaybeder; karşısındakini de, kendini de bilmeyen her savaşta mutlaka tehlikeye düşer’ doktrinini göz önünde tutarak sahaya çıkmasını tavsiye ederim.
Son olarak Galatasaray başkanı Dursun Özbek’e sözlerim; Sayın Başkan; Sun Tzu’nun ‘Önemli olan düşman kuvvetlerinin stratejisini bozmaktır, savaşa tutuşmak değil’ düsturunu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve ona bağlı yapı ile olan nahoş ilişkilerinizde uygulamanızı size şiddetle öneririm.
Bu arada yarın çok önemli bir maç oynanacağından bugün burada değinmeyeceğim ama ilerleyen zamanda Konya deplasmanında yaşanan ve yine halı altına süpürülen bazı yakışıksız durum ve davranışları irdeleyeceğimi belirtmek isterim. Futbol dışı, idari ve idareciler arasında bir mevzu olduğundan bahisle şimdilik konuyu açmak istemesem de Galatasaray’ın başkanına bu konuda Sun Tzu’nun aracılığı ile bir kez daha seslenmek isterim. ‘Komutanlık denen şey, erdemlilik, güvenilirlik, insancıllık, cesaret ve ciddiyettir’ ve dahi ‘Başarı kazanmak sıradan kişileri aşan bir iştir, olacakları önceden bilmeyi gerektirir’.. Sayın Başkan siz konuyu biliyorsunuz. Her ne olursa olsun, küçükler büyüklere saygısızlık yaparsa vay halimize, vay halinize..